
Hep kazanmak ya da siyaseti hep sörf tahtasının üzerinde durmak şeklinde kurgulayanlar açısından “beklenti satın almak” çok daha cazip olmalı..!
Biraz geçmişi hatırlamak...
7 Şubat 2012'deki MİT krizi aynı zamanda bir “beklentiyi satın alma” günüydü.
Bir kaç gün önce Sabah'ta yayınlanan FETÖ'cü bir itirafçının anlattıkları bunun kanıtı.
Neydi o anlattıkları?
7 Şubat 2012 günü dönemin
. Ama ameliyattan son anda vaz geçmişti. Bunu duyan FETÖ'nün Ege imamı Necdet İçel çiftliğinde kendince “hayırlı” haberi beklerken birden olumsuz cevap gelince,
diye böğürmüş.
Hatırlayın aynı günlerde sürekli “
” gibi birçok tezviratı yayanlar da yine aynı terör grubuydu.
Görüyorsunuz ya “Beklentiyi satın almışlar” lakin beklenti gerçekleşmeyince “böğürme”ye başlamışlar.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın canına kast ettiklerini Ankara'daki güvenilir kaynaklardan bir kaç kez dinlemiştim. Ameliyat masasında kalması için bir tezgahın kurulduğunu öğrenmiştim.
Daha sonra ameliyat başka doktorlarla gerçekleştirildiğinde bu kez “Ergenekoncu doktorlar ameliyatına girdi, hayatı tehlikede” tezviratını yapanlar da yine aynı çevreler olmuştu.
Bu konuyu bir kez ima yollu bir kez de açıktan yaklaşık bir yıl önce anlatmıştım. Bana “delilin ne, kimden öğrendin” gibi biraz tehdit kokan birçok soruyu soranları hatırlıyorum.
O günden bu güne
ın türlü türlü oyunlarıyla karşı karşıyayız.
Allah uzun ömür versin. Hatta şahit oldum, Kısıklı Meydanı'nda vatan nöbetini tutan binlerce insana “Allah bizim ömrümüzden alsın ona versin” diye seslendiğimizde sabahın 4'ünde “amin” nidalarıyla ortalık inlemişti.
Ama birileri Cumhurbaşkanımızın hayatını kaybedeceği beklentisi üzerinden piyasayı, siyaseti, Türkiye'yi dizayna kalkışmıştı. Ve o beklentiyi satın almıştı!
Bir beklenti satın alınması daha söz konusuydu.
Özellik 17/25 Aralık darbe teşebbüsünden sonra, “Erdoğan'ın uluslararası dolaşımının sona erdiği”, artık “Batının Erdoğan'ı sildiği” bu yüzden de “Erdoğan'sız bir Ak Parti ve Erdoğan'sız bir Türkiye” beklentisi oluştuğu yönünde...
Bu tezleri de satın alanların başında FETÖ terör grubuydu. Lakin birileri daha vardı. Salih Tuna'nın deyimiyle
Bunlar Ak Parti'yi ruhundan koparmanın yollarını “sureti haktan görünüp” yapıyorlardı.
(yok kaçaktı, yok çok para harcanmıştı filan) topa hiç girmeyerek...
na yüzeysel cevaplar vererek...
nda doğrudan karşı safa geçerek...
Nihayetinde 7 Haziran seçimlerinden sonra
Çünkü onlara göre
ti ve kendilerince beklenti satın almışlardı.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan (Allah uzun ömürler versin) yaşadıkça, milletin ona teveccühü devam ettikçe onu siyaseten tasfiye yoluna giden görünür “düşmanlar”ı anlayabiliriz.
Lakin yanında, sağında, solunda bulunup da arkadan ona düşmanlık yapanlara ne demeli?
O sureti haktan görünen AKP'li fırıldaklar “
Şükür ki 1 Kasım'a giden yolu açan yine Erdoğan'dı. Şükür ki koalisyon oyununun asıl amacının ne olduğunu farkeden de oydu..!
Nihayetinde Ak Parti 1 Kasım'dan tek başına iktidar olarak çıktı. (Ki Ak Parti'nin çalıştığı kamuoyu firmalarının yöneticileri bile 'ne gerek var seçime aynı sonuç çıkacak, zaman, enerji ve ekonomi kaybı' diye ulu orta konuşuyorlardı, hatırlayın)
Ama bu kez de devlet aygıtının hızlı ve sağlıklı işlemesinde başat rolü olan “bürokratların atanması” meselesiyle karşılaştık.
Bu arada, özellikle 17/25 sonrası
diyen bir liderlik vardı. Ve her vesile ile, Paralel Yapı, FETÖ hatırlatması yaparak bu terör grubuyla acımasızca mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen bir liderlikti bu.
Ne hikmetse yine Erdoğan'ın yanında görünenlerin, bu mücadelede ipe un serdiğine şahit oluyorduk, istisnalar hariç...
Çünkü bugün daha net görüyoruz ki yine beklenti satın alıyormuş bazıları...
Ve bir gün öğrendik ki
zirvede.
Devletin güvenlik politikasına karşı bir başka güvenlik politikası inşa edilmek istendiğinde işlerin bir anda nasıl şekillendiğine şahit olduk.
Ak Parti Olağanüstü Kongresi ve akabinde oluşan yeni MKYK ve MYK, daha sonra değişen genel başkanlık ve en nihayetinde Binali Yıldırım başkanlığında kurulan 65'nci Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti.
Dikkat ederseniz, hükümet kurulduğunda Başbakan Binali Yıldırım'ın ilk sözlerinden biri, “Dostlarımızın sayısını artırıp, düşmanlarımızın sayısını azaltacağız”dır.
Lakin, Ak Parti ve hükümetteki bu yeni dönemden önce anlaşılıyor ki
Hep bir beklenti üzerine olmuşlar bakın!
Nihayetinde 15 Temmuz gecesine geldik. O kapkaranlık başlayıp pırıl pırıl bir sabaha uyandığımız gece kimlerin hangi beklentiyi satın aldığını öğrenmemiz gecikmedi.
Cumhurbaşkanımız Marmaris'te bir suikast ile ortadan kaldırılacak, bir iç kargaşa çıkacak, darbe başarılı olacak. Peki sonra?
Sonra Feto'nun gelişini filan anlatacak değilim..
Sadece yine sureti haktan görünen bazı siyasilerin
diyeyim siz anlayın..!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.