Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Çirkefler ama yüzsüzce aramızda dolaşıyorlar

Çirkefler ama yüzsüzce aramızda dolaşıyorlar

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

Milleti kim kutuplaştırıyor? Kimler nefret dilinin sahibi? Bu milleti parça parça etmekten kimler imtina etmiyor?

Soruların cevabını görmek için geçtiğimiz hafta iki önemli hadise yaşadık. Meselenin merkezinde iki isim var. Biri CHP milletvekili İlhan Kesici, diğeri sanatçı Erkan Oğur. İki isim de “iradeleri” ile yaptıkları işleri bir süre sonra mahallelerinin baskısı ile inkar ettiler!

“MERKEZ BANKASI’NDAKİ DÖVİZ BUHARLAŞIR MI” DEDİ AMA…

İlhan Kesici bir zamanların “ara dönem başbakanı” olarak anılan isimdi. Son bir kaç yıldır ismi, CHP’nin ya da Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayları arasında zikrediliyor. Hoş, her ismi geçtiğinde çok mutlu oluyor. Ve ismini her ne şekilde zikreden olursa onları da hiç boş bırakmıyor.

Sayın Kesici, Süleyman Demirel’in prenslerinden. Yani merkez sağdan gelme bir CHP’li. Muhafazakarlığını ise hiçbir zaman gizleme ihtiyacı hissetmedi. Bu bakımdan Saadet’ten CHP’ye geçen Mehmet Bekaroğlu ya da Abdullatif Şener gibi geçmişini inkara hiç yönelmedi.

Bildiği doğruları söylemekten çekinmedi.

Fakat bulunduğu mahalle öyle bir mahalle ki politbüroda üretilen argümanın dışına çıkan kim olursa anında lime lime ediyor.

O yüzden geçtiğimiz gün, “Nerede bu 128 milyar dolar” diye yeri göğü inletenlerin aksine bir görüş açıkladığında Kesici, gelen baskılar üzerine düşüncesinin arkasında 24 saat bile duramadı.

CHP’nin televizyonunda, “Yok canım Merkez Bankası’ndaki döviz buharlaşır mı” diye başladığı cümlesini “Her şey devletin kaydı altında” diye sürdürdü. Karşısındakilerin yüz ifadeleri değişince de, “Bir şey söylersem bizim soruyu kırmış olurum” diyerek konuyu kapattı.

Ama mahallesi ya da partisi ne derseniz deyin… O çevre Kesici’ye bu kadar açıklamayı bile çok gördü. Kapalı kapılar ardında ne yaşandı bilmiyoruz ama yayının ertesi günü Kesici, “Merkez Bankası rezervi konusunda Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu ve partim ile tam anlamıyla aynı görüşteyim” demek zorunda kaldı.

Kesici’nin maruz kaldığı baskı ya da tehdidin ayrıntılarını bilmiyoruz. Ancak aynı mahallenin bir “sanatçı”ya hem de kamuoyu önünde neler yaptığını biliyoruz.

“İRADESİNİ İNKAR EDEN ‘SANATÇI’ NASIL OLUR” SORUSUNUN CEVABI: ERKAN OĞUR

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın elindeki bağlaması ile kendi bestesi olan bir türküyü söylerken çekilmiş klibini izledik. Bestenin nasıl ortaya çıktığı konusunda da bilgi sahibi olduk. Yapılan açıklamada Kalın’ın türküsünü sanatçı Erkan Oğur düzenlemiş hatta klipte kopuz çalmış.

Erkan Oğur’un mahallesi ayağa kalktı. Oğur sosyal medyada linç edildi. Amerikan bayrağı altında uyurken fotoğraf paylaşan firari alçak bile Almanya’dan tehditler savurdu. Sonunda Erkan Oğur yaptığı işin arkasında duramadı ve şöyle bir açıklama yaptı:

«İçimin bir köşesi cız etmişti, ‘benim ne işim var’ diye, halk müziğini seven birisi olduğunu sezdiğim için bu işe eşliği kabul ettim. Sanırım bu benim hatam idi.”

Erkan Oğur’un kalıbının adamı olmadığına mı yanalım, bulunduğu mahallenin nefret söylemini vakayı adiyeden saydığına mı?

Bu arada dikkatinizi çektimi İbrahim Kalın’a muhafazakar kesimden hiç kimse “Neden Erkan Oğur ile klip çektin” demedi. Demez de.

Bu olup bitenleri izlerken milleti kutuplaştıranlar kimlermiş bir kez daha görmüş olduk.

Kendileri, kutuplaştırıyorlar. Kendileri nefret tohumlarını atıyorlar… Sonra da karşısındakine isnat ediyorlar.

MİLLETİ KUTUPLAŞTIRANLAR, NEFRET DİLİNİ KÖRÜKLEYENLER HEP ÖTEKİNİ SUÇLUYOR

İlhan Kesici ile Erkan Oğur’a yapılan aynı şeydir. İkisi de mahalle baskısı ile yaptıklarının arkasında duramamıştır. O mahalle ki milletin kutuplaşmasında, milletin birbirine kem gözle bakmasında doğrudan etkilidir.

O mahallenin tuzu kurudur ama sürekli, fakirlik edebiyatı yapar. O mahalle kültür sanatı tekeline almıştır ve o alana başkalarının girmesine müsade etmez. O mahalleden birileri farklı bir ses çıkarttığında onları lime lime eder. Yetinmez, “düşkün” ilan eder. Yetinmez, cüzzamlı muamelesi yapar.

Sonra da geriye yaslanıp, “Bakın, bakın bunlar milleti kutuplaştırıyor, milleti geriyor, memleket karpuz gibi ikiye bölündü” diyerek propaganda yapar.

Kurdukları düzene kim çomak sokarsa onu imha etmek için bir araya üşüşüyorlar. Kendileri gibi düşünmeyen, yaşamayan kim varsa ötekileştiriyorlar.

Ne kadar değer varsa erozyona uğratıyorlar, toplumu çürütüyorlar ve sonra da hiç sorumlulukları yokmuş gibi yüzsüzce aramızda dolaşıyorlar.

Yanılıyor muyum?

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.