Dante’ye şapka çıkarttıran Dündar komedyası

03:008/05/2016, Pazar
G: 13/09/2019, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

Dante'nin İlahi Komedya'sı “öğreticilik”te
ndan daha geri kalır!


Hele “Ben böyle gözü pek kadın görmedim” arkadaş diyenin, bir muhabiri kendisine kalkan yapmasını görünce…



Bir provokatör eline silah almış, o silahı iki el ateşlemiş… Silahı hala elinde tutmakta…



Bir “gözü pek kadın(!)” silahlı adama bir metreye kadar yaklaşmış cep telefonu ile onu çekmekte…



Bir “kahraman CHP”li adamın boş elini tutmakta…



Provokatör ağzında mermi olan silahı öylece tutmakta…



Sivil polis, “yat yere yat” komutuyla olaya katılmakta…



İlahi Komedya'dan daha epik bir sahne değil mi sizce de?



Bu sahneyi yazanlar öğreticilikte Dante'nin çok ötesinde; maşallah!



Can Dündar MİT TIR'larının durdurulmasıyla ilgili yargılandığı

. Bu ceza ona azdır, çoktur ayrı tartışma konusu…



Kararın açıklanmasına az kala, Çağlayan Adliyesi önünde yaşanan komedi uzun süre zihinlerde kalacak türden.



Zira kötü hazırlanmış ve fakat iyi pazarlanmış bir provokasyon.



Bu olayın önü ardı mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.


Hazreti Ömer'i anlamak

Halid bin Velid büyük bir komutandı. Hazreti Ömer tarafından görevinden alındı. Görevden alınmasıyla ilgili iki rivayet günümüze kadar ulaştı.



Birincisi

: “Halit Bin Velid sert mizaçlıydı. İstişareye kapalıydı. Emrindekileri dinlemiyor, kendi bildiğini yapıyordu. Başına buyruktu. Bu yüzden görevden alındı” yorumu.



İkincisi: Hazreti Ömer'in şöyle dediği rivayet edilir; “Halid bin Velid'in elde ettiği başarıların, sadece onun cesaret ve kahramanlığından kaynaklanmadığını, bu başarıları ona Allah'ın nasip ettiğini bütün insanların bilmeleri ve görmeleri gerektiği için böyle hareket ettim...”




Laiklik mi laisizm mi

Laiklik tartışmalarını yavaştan geride bırakıyorduk ki bizim örnek aldığımız Fransa'dan tartışmalı bir haber geldi. Annesi Katolik, kendisi Müslüman olan 16 yaşındaki bir kız öğrenci uzun eteği bahane edilerek okula alınmadı. Lise öğrencisinin uzun eteği “dini sembol” olarak nitelendirildi.



Şimdi gelin bu laiklik tartışmasını yeniden açalım. Türkiye'de de son birkaç yıl öncesine kadar aynı tür tartışma yok muydu? Yok “Kamusal alan” yok “dini sembol” diye diye inançlar sorgulanıp mahkum edilmiyor muydu?



Hatta hala Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne, ordu evlerine isteği şekilde başını örterek giremiyor dindar kadınlar..! “Kelebek denen” bir model icat etmişler. Kadınlardan başörtülerini öyle bağlamaları isteniyor hala!



Neden? Çünkü Fransa'daki kafanın aynısı orada da var.



O halde soru şu: Laiklik mi laisizm mi?



Tüm dinlere ve düşüncelere aynı mesafede bir laiklik anlayışı mı; yoksa insanların özel hayatlarına, toplumsal hayatlarına doğrudan müdahale eden laisizm mi?



Devletin laikliğine evet ve lakin Fransız tipi laikliğe hayır!



Bakın İngiltere'de ne oldu? Londra Belediye Başkanlığını Sadık Han isimli bir Müslüman kazandı.



Laiklik meselesinde Anglikan ekolünün “bütün inançların teminatı” olarak tanımladığı laikliği bize de uyarlamaya çalıştıkça, Kemalist çevrelerden ilginç dirençler oluyor.



En son, İzmir'de bir metro istasyonuna konan müstehcen heykeli laiklik adına savunmaları gibi!




#Laiklik
#Kamusal alan
#Can Dündar