Erdoğan sadece lider değil bizim kaderimiz

04:009/08/2016, Salı
G: 13/09/2019, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

AK Parti oradaydı, CHP oradaydı, MHP oradaydı. Meclis'te temsil edilen siyasi partilerden HDP yoktu. Zira HDP'nin mitinge çağırılmama gerekçesini anlamak hiç de zor değildi.



Terörle arasına mesafe koyamamış bir partinin “birlik ve beraberlik” mesajları verilecek bir mitingde zaten işi olamazdı.



Ve fakat millet oradaydı…



Yenikapı'daki mitingde konuşan siyasi liderler “birlik ve beraberliğe” özenle vurgu yaptı.



MHP lideri Bahçeli'nin konuşmasını ayakta selamlıyorum. Net, lirik ve tutarlıydı.



CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında katılmadığım birçok husus var… Hele ki “Parlamenter sistemin güçlendirilmesi için…” diye başlayan cümlelerine… Ne var ki oraya gelmesi, birkaç kez “FETÖ terör örgütü” demesi, birlik mesajı vermesi önemli.



İYİ BİR BAŞBAKAN KAZANDIK


Başbakan Binali Yıldırım'a gelince… Herkesi şaşırtıyor Binali bey; herkesi!



“65'nci Hükümet neden kuruldu”

sorusunun cevabını…

“Binali Yıldırım neden Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan oldu”

sorusunun cevabını

Binali Yıldırım öyle bir veriyor ki herkesi şaşırtarak.

Biz zaten kendisini tanıyorduk ama bu son darbe teşebbüsü ve akabindeki günlerde

Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile uyumlu, kararlı, tutarlı çalışması takdire şayan.


Hele ki liderin bir adım arkasında yürümesini bilmesi, bundan hiç yüksünmemesi, en gergin anlarda bile rahat ve kararlı duruşu çok şık.


15 Temmuz darbe girişiminin hayırlı yönlerinden biri de şudur:



Bize iyi bir Başbakan kazandırdı!


Binali beyin, akşamın ilerleyen saatlerinde kürsüye çıkması ve yaklaşık 8 saattir meydanda Güneş'in anlında bekleyen milletin sabırsızlığını görüp konuşmasını kısa tutması “Biliyorum sabırsızlıkla Cumhurbaşkanımızı bekliyorsunuz” deyip kürsüden inmesi o kadar zarifti ki not etmeden geçilmemeli.



Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın kürsüye çağırılmasına gelince.



Bence

Cumhurbaşkanımız “yara sarmada” da çok mahir

. İlk günlerin şokundan sonra,

hem istihbarat teşkilatını hem TSK'yı gözeten açıklamalar yaptı Cumhurbaşkanımız.


Ve o milyonların karşısına Hulusi Akar'ı çıkartarak, bir yarayı sarmış oldu.


Cumhurbaşkanımızın konuşmasının özetini anlatacak değilim. Zira Yenikapı'daki 5 milyon insan da… Diğer şehirlerin meydanlarını dolduran 30 milyon insan da… Televizyonları başındakiler de Cumhurbaşkanımızı can kulağı ile dinledi. Ama şunu söylemeden geçemem.



O sahneye çıkıp da millet ile buluştuğunda çift kanallı bir iletişim kuruluyor. Millet onu görüp, onun sesini duyunca diriliyor, o milletin o sahiplenici, kuşatıcı halini görünce diriliyor… Bu da Türkiye'nin kazanımı oluyor.


Cumhurbaşkanımız sadece bir lider değil, o bizim kaderimiz. Onun kaderi bu milletin kaderidir.

Yenikapı, yeni bir milattır! Yenikapı Yeni Türkiye'nin kapısıdır.



“Biz”lik duygusunun kapısı Yenikapı'dır!


Yenikapı, yeni ufukların kapısı

Bizden büyüklerin katıldığı

1979 Sultanahmet Mitingi'

ni dinleyerek geçti gençlik yıllarım. Sonrasında 1987/88 başörtüsü eylemlerinde, açlık grevlerinde hep meydanlarda, okul önlerindeydim. Sonrası malum… Bazen işimin gereği bazen düşüncemin, bazense inancımın gereği meydanlarda oldum hep.



Lakin hiç Yenikapı'daki o büyük meydandaki gibi… O büyük gündeki gibi… O büyük ihtişamdaki gibi bir şeye şahit olmadım.



Ben şahit olmadım da bir başkası şahit mi oldu? Hayır!



Dünya tarihi böyle bir güne şahit oldu mu bilemem…


Lakin Türkiye tarihi şahit olmadı.


İlk kez bu kadar kalabalık.



İlk kez bu kadar katılımlı.



İlk kez tüm siyasal partilerin temsil edildiği…



İlk kez bir genelkurmay başkanının konuştuğu…



Bir miting ne duydum, ne gördüm, ne yaşadım…



Maşallah!



Miting alanı saat 14'e gelmemişti ki doldu…



Dahası, Yenikapı'ya çıkan bütün yollarda muazzam bir coşku vardı.



Nasıl ki bütün nehirler denize akar… Tıpkı öyle… Aynen öyle…

Türkiye'nin bütün renkleri bir nehrin denize akışı gibi Yenikapı'ya aktı.


Vatan Caddesi neredeyse Anıt Mezarların oradan tıkandı; millet Yenikapı'ya aktı.



Zeytinburnu'ndan Yedikule'den, millet Yenikapı'ya aktı.



Sirkeci'den, Sarayburnu'ndan, millet Yenikapı'ya aktı.



Kadıköy'den, Üsküdar'dan, Sarıyer'den, Silivri'den, Yalova'dan, Kocaeli'nden denizden millet Yenikapı'ya aktı.



Ellerde Albayrak, dillerde tekbir, bu koca millet Yenikapı'ya aktı.



Her yer Yenikapı…


Her şehir İstanbul…


Hepimiz Recep Tayyip Erdoğan…


Her birimiz bir idik…


Biz idik.


Dünya tarihine geçecek, Türkiye tarihine geçecek “birlik” mesajlarıyla dolu bir büyük mitinge şahitlik ettik.



Sadece Yenikapı'da değil Türkiye'nin bütün meydanlarındaydık… Belki 30 milyon, belki daha da çoktuk…



Hepimiz bir idik, hepimiz biz idik… Hepimiz Türkiye idik!


Sadece Türkiye mi? Hayır! Mazlum halklar da meydanlardaydı… Afrika'sından, Avrupa'sına, Balkanlarından, Asya'sına…



Dahası Feto'nun ini Pensilvanya'sına kadar!



Bir millet uyandı. Bir millet dirildi.



Üzerimize geldiler… Çıplak ellerimizle onları boğduk!



Yine gelirler mi? Elbet gelebilirler…



Gelirlerse eğer, çıplak ellerimizle yine onları boğarız.



Ağabeyim Özcan Öztürk dün gece yarısı şöyle bir tiwit atmış,

“Milletimiz şehitliği ve gaziliği o kadar özümsemiş ki; neredeyse FETÖ bir daha kalkışsa da ben de bu rütbeyi taksam şevkindeler…



Durum budur!



Bu büyük millet, “ölürsem şehidim, kalırsam gazi” diyerek o gece kurşunlara, bombalara, tanklara, uçaklara, helikopterlere… Zalimlere, üniformalı teröristlere, FETÖ maşasına, “üst akıl”a karşı muhteşem bir direniş gösterdi.



Yetinmedi Yenikapı'da bir tarih daha yazıp, birlik oldu, hep birlikte Türkiye oldu!


#Yenikapı mitingi
#Binali Yıldırım
#FETÖ