
Gerçekten
güçlerinin acımasız mücadelesi sonrası darmadağın olan PKK terör örgütünün geriye kalan militanlarını kurtarmak için mi “geri çekilin” talimatı verildi?
Acaba bu talimatın başka bir boyutu olamaz mı?
Burnuma pis kokular gelmeye devam ediyor..!
Eş Başkanı
Almanya'da durup dururken, 2011'den bu yana söylediklerini inkar ederek,
dedi…
Aynı saatlerde
Eş Başkan
,
çıkışı yaptı…
Siyasi kanadın manevra üstüne manevra yaptığı günün ertesinde bu kez askeri bir taktik geldi…
Kandil'deki bir
telsizin mandalına bastı…
Ve
Çatışmayı
dedi!
Merkezi bir elin bu işleri kurduğunu düşünüyorum.
â
Çünkü daha dün…
'e konuşan PKK terör örgütünün Kandil sakini
demişti.
'ta bu kez yine örgütün Kandil sakinlerinden
diyerek tehdit etmişti.
Peki ne değişti?
N'oldu da…
Sur'da, Yüksekova'da, Cizre'de, Silopi'de, Şırnak'ta, Nusaybin'de ve daha nicelerinde “hendek kazıp” bomba tuzaklayıp şehirleri yakıp yıkan…
300'ün üzerinde asker ve polisimizi şehit eden… 400 bin yöre insanını göçebe haline getiren…
4 bine yakın militanını kaybeden Kandil baronları,
dedi..?
N'oldu da…
Siyasal uzantıları
Ö
deme noktasına geldi?
Geçtiğimiz hafta bir rüzgar daha estirildi medyada…
Çözüm Süreci başlayabilir
başlığı altında. “Çatışmalar ila nihaye devam edecek değil ya… Silahlar susarsa, silahlı elemanlar sınırların dışına çıkarsa… falan, filan” diye başlayan cümleler kurularak yazılan köşe yazılarıyla…
Allah'tan
istikamet verdi de…
” fikri etrafından birleşildi.
Anladığım kadarıyla, Oslo Süreci'nin bir benzerinin hayalini kuruyor bazıları.
Nükleer Zirve nedeniyle Nisan ayı başında Amerika'ya giden Erdoğan ve heyetine “masa” şantajı yapıldığı yazıldı, çizildi. Türkiye'nin kararlı tutumu Washington'da da netti.
Yetinmediler, bu kez HDP-PKK çizgisinin daha önce de hamiliğini yapmış olan
“üçüncü göz” olması için siyasiler nezdinde girişimde bulunulduğu haberleri medyada yer aldı.
O hamle de şimdilik tutmamış görünüyor.
Nihayetinde tüm hamilerine,
diye talepkâr bir tutum içine girdiler.
HDP-PKK çizgisi, eş başkanlar eliyle dün söylediklerini inkar ederek “siyaseten çark” etti. Kandil eliyle teröristlere “çekilin” talimatı vererek “askeri yenilgiyi” ilan etti..!
Şimdi yeniden “mazlumu oynama” sürecine girecekler mi, izleyeceğiz.
Bu konuda, bir önceki yazıda, “Bir 'üçüncü göz' ya da gözlemci sözü aldınız da 'şahin'likten 'güvercin'liğe mi evriliyorsunuz?
Bu millet sizin ne olduğunu gördü!
O elinize tutuşturulup ekranlarda çaldığınız bağlama başınızda parçalanmadıkça bu işin oluru yok!
Onca şehit, onca gazi, onca acılı aile varken… Ve her eve ateş düşerken… Size akıl değil, hesap vermek düşer” demiştim.
Düşüncemde ısrarlıyım. Zira şımarıklık ve fütursuzluğunuzun faturasını bu millet çok ağır ödedi, ödüyor, siz de bir bedel ödemelisiniz.
Dokunulmazlıkların kaldırılması meselesinin özünde
vardı. Teröre bulaşmış milletvekillerinin yargılanmasının önünü açmak için Ak Parti'nin Anayasa değişikliği teklifi muhalefet partilerinde farklı tutumlara neden oldu.
Dokunulmazlıkların kaldırılmasına
.
.
Başta kulağına sürekli fısıldanan
gibi, uluslararası ilişkileri dilden dile dolaşan
gibi isimler
değişikliğine
diyen ilk isimler oldu. Bu isimlere Hilmi Yarayıcı,
ve İlhan Cihaner de katıldı.
Farklı farklı gerekçelerle... Fikri Sağlar, 1994'te kalmış olacak ki, “Anayasa teklifi Türkiye'yi 94'e götürmeyi planlıyor” diyen çıkış yaptı. Oysa, 94 çok gerilerde kaldı. Eğer geride kalmasaydı,
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hani o bozuk ağzını daha da bozacağını söyledi ya…
Hani ettiği küfürleri daha bir ağızını doldurarak söyleyeceğini ilan etti ya…
Aklıma sadece
deyimi geldi.
Ekşi sözlük
deyimi için,
diyor.
Ben demedim.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.