
Eski Şehircilik ve Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın bir güvenlik görevlisiyle tekme tokat kavgasını gördünüz mü?
Görüntülere göre Bayraktar, bir sitenin giriş kapısındaki güvenlik görevlisiyle kavgaya tutuşuyor. O kadar hiddetleniyor ki hızını alamayıp güvenlik kulübesine girip görevliyi darp ediyor.
Erdoğan Bayraktar'ın bu ruh hali son yıllarda bir takım yeni yetme sınıfın davranış biçimini göstermesi açısından ibretliktir.
Statü sahibi olduklarını, “seçkin” olduklarını, hesap sorulamaz olduklarını sananların ruh halidir bu.
Onları çoğunlukla
görürsünüz.
Yine,
sürekli selektör yaparken…
Ya da çakma çakarlarını açıp araçlarıyla üstünüze üstünüze
görürsünüz.
Ve dahası onları, kamu düzenini sağlamaya çalışan polise karşı, görevini yapmaya çalışan memura karşı üstenci bir bakışla
ile konuşurlarken bulursunuz.
sorusuyla başlayan…
Ardından
diye devam eden tehditlerle…
tipolojisi yeni dönemde
ile imtihan olanların bu
Şahit olduğum bir olayı burada nakletmek istiyorum.
Geçenlerde
'te benim için ibretlik bir olaya şahit oldum.
Sabahın 7.30'uydu.
Akşemsettin Caddesi'nden Vatan Caddesi'ne doğru ilerleyen
ile Vatan Caddesi'nden Sarı Güzel Caddesi'ne doğru ilerleyen
.
O karşılaşmaya neden olan ise ikinci şeride park etmiş bir başka otomobildi.
Kısa süreli,
inatlaşması yaşandı. Ardından,
.
Taksici aracından hızla inip, “Eyvah, ne yaptın abi” diyerek diğer araca doğru seğirtti. Alman malı bol halkalı araçtan 30-35 yaşlarında bir adam indi.
Ve şöyle dedi,
Taksici bağırmayı kesti… Kartı aldı. Arabasının çizilen yerlerine baktı.
Kendi duyacağı kadar mırıltılarla aracına bindi… Gitti.
Alman malı otomobilin sahibi, hışımla geri döndü.
Aracına oturdu… Açık bıraktığı kapıyı “küfür edercesine” çarptı.
Gaza bastı…
bir hışımla gitti.
Dikkatimi çekti!
Adam en az
Taksicinin yanına gidip,
böyle şeyler
. Ne gerekiyorsa yaparız. Benim biraz acelem var al kartımı yaptır arabanı zararını karşılayayım” demedi.
Bir film şeridi gibi izlediğim olup biteni… Donup kaldım…
Ve
diye düşündüm; sızlanarak.
Erdoğan Bayraktar koskoca bakan olmuş yaptığına bakın… Bir güvenlik görevlisini, “Kimsin, kime geldin” dedi diye evire çevire dövmeye kalkışıyor.
Bayraktar'ın temsil ettiği zihniyetin türevleri, ceplerindeki kartvizitleri haksızlık ettikleri insanların suratına fırlatıp
şımarıklığında.
Ne diyordu
İktidar, para ve nefis mücadelesinde bir kısmının geldiği nokta ne yazık ki bu!
Yazıyı gazeteye gönderdikten sonra Erdoğan Bayraktar sosyal medyadan birkaç fotoğraf paylaşıp güvenlik görevlisi ile aralarındaki sorunu çözdüklerini söylemiş.
Güvenlik görevlisi Bayraktar'ı ziyaret etmiş, birbirlerine sarılıp barışmışlar. Ne demeli?
“Testi kırıldıktan sonra” iyi niyet gösterisi ne ifade eder ki?
Yine de işin tatlıya bağlanması bir aşamadır diyeyim.
“Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” derler. PKK terör örgütünün Dürümlü'deki olayla ilgili yaptığı açıklama tam da budur. 15 ton patlayıcı yüklü kamyon Dürümlü'de patladı.
PKK terör örgütü patlamadan köylüleri sorumlu tuttu. Gülelim mi ağlayalım mı?
Diyor ki terör örgütü açıklamasında,
”
Çok ilginç ve bir o kadar da pervasızca.
12 köylünün cesetlerine ait hiçbir bulguya rastlanmadı. 4 köylü olay yerinde hayatını kaybetti. Onlarca yaralı var. Ve eğer o bomba yüklü kamyon Diyarbakır kent merkezine ulaşsaydı kim bilir kaç yüz kişi hayatını kaybedecek, kaç kişi yaralanacaktı.
Hal böyleyken, son olayda köylülerin patlayıcı yüklü kamyonu takip etmesi, durdurması geçişini engellemesi PKK terör örgütü tarafından “öyle yapmasalardı patlama olmazdı” fütursuzluğuna dönüştürülüyor.
Bir hatırlatma yapmakta yarar var
15 ton patlayıcı yüklü kamyon hedefe ulaşmadan patlamıştır. Patlamadan PKK terör örgütü doğrudan sorumludur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.