Suçüstünün savunması mı olur, kesin cezayı gönlümüz serinlesin

04:002/06/2017, Cuma
G: 17/09/2019, Salı
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

Silivri ve Sincan
'da neler oluyor? Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya göre,
“Tiyatro oynanıyor!"


15 Temmuz darbe ve iç işgal girişiminde yer alan “kurmay zekalar" Ankara ve İstanbul'daki çatı davalarda yargılanıyor…



Mağdur avukatlarının bir kısmına göre,

“iddianameler yetersiz, dosyalar eksik",

buna bir de

mahkemedeki “tiyatro"

yu eklersek ortada

garabet bir durum var.



FETÖ'cü alçakların 15 Temmuz darbe ve iç işgal girişiminde bulunduğunu ve bu teşebbüs sırasında
çoğuna suçüstü yapıldığı
nı bilmeyen mi var?


Buna mukabil, ilk polis ifadeleri ve savcılık ifadeleri ortadayken…



Bugün, mahkeme salonunda takındıkları

poker surat

larıyla hem mahkemeyle, hem milletle dalga geçme cüretini gösteriyorlar.



Amaçları belli,

davaları sulandırmak, mecrasından saptırmak!


Mesela birinin darbe gecesi Akıncı Üssü'nde sivillerden talimat alırken görüntüsü var. Ama bugün çıkıp inkâr ediyor!



Yine bir tanesi, Yurtta Sulh Konseyi Üyesi olduğu WhatsApp yazışmalarında, listelerde telefon kayıtlarında tespit edilmişken, bugün

salağa yatıp

“bilmiyordum, duymadım, görmedim" cümleleriyle

aklımızla alay etmeye yelteniyor

. Yine biri var ki söyledikleri evlere şenlik! “

Ben de bir Ömer Halis Demir'im"

diyor

gerzek..!


Bir diğeri,

“Darbeci değilim, darbecilere karşı çıkanım"

filan diye geveliyor…



İnce ince 15 Temmuz darbesine karşı mücadele veren bazı askerleri de bu davaların içine boca etmek için açılan yola taş döşüyor bir diğeri…



Telsiz kayıtlarında, “vurun" diyenler. “Mavi ışık gördüğünüz hareketli her unsuru yok edin" diyenler… Bugün süklüm püklüm bir görüntü veriyor.



Güçlü oldukları vehmine kapıldıkları gün efelenenler

“Kim kimin inine girdi gördünüz mü"

diyenler ve çıplak elleriyle direnenlere silah doğrultup katliam yapanlar bugün

yaptıklarını inkâr etme alçaklığını gösteriyorlar.


Çünkü karaktersizler… Çünkü bir kez de olsa, mertlik gösteremeyecek iğdiş edilmiş karaktere sahipler. Çünkü geçmişte Balyoz ve İzmir Casusluk Davası gibi davalarda kamuoyunu manipüle ettikleri gibi bugün de aynısını yapabilecekleri vehmindeler!



Neyse…



MAHKEMELERDE NÖBET ZAMANI


Silivri ve Sincan'da devam eden FETÖ çatı davalarının ilk gününde şehit ve gazi yakınlarının mahzunluğu bugün için bir nebze giderilmiş görünüyor. Ak Parti milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri davaları yerinde takip ediyor. Medya da gereken hassasiyeti geç de olsa gösteriyor.



Ama burada bir öneride daha bulunmak istiyorum.

15 Temmuz sonrası bir ay boyunca “nöbet" tutulmuştu… Silivri ve Sincan'da da buna benzer nöbetler tutulmalı, katılım her geçen gün artmalı.


FETÖ DAVA SÜREÇLERİNDE YENİ OYUN PEŞİNDE


Daha önce bu köşede FETÖ'cülerin itirafçı kılığına bürünüp başlayacak davaların yönünü değiştirmeye dönük faaliyet içinde olduklarına dikkat çekmiştim.



FETÖ'cülerin bir kısmının itirafçı olduğu ve bülbül gibi öttüğü söylenmişti de

itiraz etmiştim. İtiraflar üzerinden şekillenecek iddianamelerin sadece FETÖ'ye yarayacağını…



Meseleyi başka bir bağlama yönlendireceğini ve itirafçılar üzerinden

profesyonel bir eylem

gerçekleştirildiğini söylemiştim.



Bu köşede defalarca,

“FETÖ'cü itirafçıların itirafları üzerinden iddianame hazırlanmamalı. Mutlaka diğer delillere de bakılmalı"

diye yazmıştım. Bugün bazı müşteki avukatları iddianamelerin yetersizliğinden yakınıyor haklı olarak…



Devamında FETÖ'cü itirafçıların yasal boşlukları bildiklerini ayrıcı kamuoyu oluşturmadaki becerilerine atıf yapmıştım. Emekli askeri savcı Ahmet Zeki Üçok, çatı davalarıyla ilgili şunu söylüyor bugün,

“Hemen hemen sanıkların tamamına yakını, 'Biz FETÖ'cü değiliz' diyor."


Yani, suçüstü yakalandıkları halde… Onca delil varken… Bugün çıkıp inkar ediyorlar. İtirafçı kılığındakiler de meseleyi mecrasından çıkarmak için türlü türlü oyun kuruyorlar.



KESİN CEZAYI FETÖ'CÜLERİN UMUDU TÜKENSİN


Silivri ve Sincan'da devam eden 15 Temmuz darbe girişiminin çatı davalarında elbette “savunma" hakkına riayet edilecek. Ancak şunu buradan ilan edelim.

Mahkeme heyeti, savunma hakkını kullanmak için söz alan ve bu hak üzerinden davayı sulandırmak ve mecrasından çıkarmak isteyen alçaklara müsamaha göstermemeli.


Dahası, o alçaklar mümkün olan

en kısa celseler sonucunda en ağır cezaya çarptırılmalı.


Yahu bu alçaklar değil miydi

16 Temmuz sabahı don-kilot yakalananlar.

Yahu bu alçaklar değil miydi 16 Temmuz sabahına erişildiğinde

suçüstü yapılanlar.


Suçüstünün ne savunması olur biri bana anlatsın!


Kesin cezayı milletin vicdanı bir nefes alsın

.



Şehitlerin kanı yerde kalmasın… FETÖ'cü alçakların hala taşıdıkları umut tükensin…


Yanılıyorsam biri beni uyarsın.


#Silivri
#Sincan
#15 Temmuz
#FETÖ