
tartışmalarının yoğun yaşandığı günlerde bir de baktık ki bu sistem “para tuzağı"na dönüşmüştü. Kaldırıldı!
TEDES'ten maksat
filan diye açıklanıyor. Hiç katılmıyorum!
Çünkü şehirlerarası yollarda bölünmüş yollar için hız sınırı 110. Buna mukabil şehir içlerinde de farklı uygulamalar var. 82 km hızla gidilmesi gereken yer de 70'le gidilmesi gereken yer de var. Bir de 50 km hız sınırı olan bölgeler var ki evlere şenlik.
Yolda 110 ile gidiyorsunuz. Birden karşınıza
tabelası ve
geliyor. O an aracınızın hızını 50 km hıza indirirseniz kaza yapma riskinin daha fazla! Çünkü günlük olarak orayı kullanan kamyoncular sistemin ne zaman devreye girip ne zaman çıktığını iyi biliyor ve arkanızdan öyle bir hızla geliyor ki, nereye kaçacağınızı bilemiyorsunuz!
Neyse…
TEDES uygulamasını başlatacaksanız eğer, öncelikle trafik ve yol güvenliği açısından “mücavir alan", “şehir içi", “bölünmüş yol", “çevre yolu" gibi tanımların yeniden yapılması ve hız sınırlarının yeniden belirlenmesi gerekir. Yine, güvenli yolculuktan söz edilecekse öncelikli olarak ağır vasıtaların sol şerit ihlali ve hız sınırı aşımları konusunda çok daha caydırıcı düzenlemeler yapmak gerekir.
Sadece şu kadarını söyleyeyim. Yolda gidiyorsunuz, “Hız sınırı bölgesi" tabelası karşınıza çıkıyor. Ama etrafta ne bir yerleşim alanı, ne in ne cin var! Sadece haritaya göre “mücavir alan" olarak belirlenmiş bir bölge var.
Ve siz hızınızı 50 kilometreye düşürmezseniz TEDES'in kameralarının tespiti üzerine uygulanacak cezanın yüzde 30'u o “mücavir alan"a sahip belediyenin kasasına girecek.
Tamam, güvenli seyahat edelim. Tamam hem can hem mal kaybı yaşamayalım. Tamam çevreye dost olalım; araç egzozlarımız çevreyi daha az kirletsin.
Ama Allah aşkına, bu uygulama bir gelir kapısı olmasın.
Bilmem anlatabiliyor muyum?
Ramazan ayını Müslümanlar arasındaki dayanışmayı güçlendiren bir iklim olması hasebiyle de çok seviyorum. İnsanlar birbirlerine “oruç"un hatırına daha anlayışlılar. Bir de yardımlaşma duygusu çok yüksek bu ayda.
İstanbul'da ve Anadolu'da son dönemde yaygınlaşan bir uygulamayı Ramazan vesilesiyle yeniden gündeme getirmek istiyorum:
Düzenli olarak ekmek aldığım
. Hali vakti yerinde olan komşularımız ekmek almak için uğradığı fırında kendisi için bir ekmek alıyorsa bazen 2, bazen 5 ekmek de askıya bağışlıyor. O fırında bağış ekmek olduğunu bilen gariplerse kapıdan selam ile girip, “Askıdan 2 ekmek" diyor ve diğer müşteriler gibi ekmeklerini kese kağıdına konulmuş olarak alıp, evlerinin yolunu tutuyor.
Ramazanın hürmetine insanlarımız askıya çok daha fazla ekmek ve pide bağışlıyor. Fakir, fukaranın kursağından taze ekmek ve pide geçiyor.
Bu geleneğin hem yaygınlaşması hem güçlenmesi için burada bir kez daha anmak istedim.
Haydi bu akşam iftar pidesi almak için gittiğimiz fırında bir pide de askıya bırakalım…
Var mısınız?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.