
Sonuç:
F-16'larla, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni bombaladılar.
MİT yerleşkesine helikopterlerle saldırdılar. Boğaz Köprüleri tanklarla çevrildi. Türkiye Büyük Millet Meclis'i bombalandı. Vatan Emniyet ablukaya alındı. Saraçhane'de onlarca sivil katledildi.
, meydanları doldurdu. Meclis'e, Beştepe'ye, MİT yerleşkesine, Vatan Caddesi'ne, Konak Meydanı'na, Taksim'e, indi. Türkiye'nin bütün şehirlerinde, kasabalarında millet geceyi dışarıda ayakta bitirdi.
Türkiye ayağa kaldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamaya kulak verdi.
Bir darbe teşebbüsü akamete uğratıldı.
Hamdolsun.
***
15 Temmuz öyle bir tarih ki hem Haçlıların oluk oluk Müslüman kanı akıttığı Kudüs'ün işgalinin yıl dönümü, hem KCK/PKK terör örgütünün yöneticisi Bese Hozat'ın bir yıl önce Türkiye'ye savaş açtıklarını ilan ettiği gün.
Cuma akşam saatlerinde başlayan süreçte çoğunluğu Hava Kuvvetleri ve Jandarma içindeki FETÖ'cü cunta, seçilmiş hükümete karşı ve ilk kez millet tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı'na karşı darbe teşebbüsünde bulundu.
15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gecede yaşananlar Türkiye'nin belki de önümüzdeki 10 yıllarını doğrudan etkileyecek bir gecedir.
Şayet bu millet darbe teşebbüsüne, meydanlara akın ederek “dur" dememiş olsaydı…
Şayet, Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıkıp “Hükümette ben de görevimin başındayım. Hepsine hesabını soracağız" demeseydi.
Bugün bambaşka bir tablo ile karşı karşıyaydık.
Ama hamdolsun millet duruma el koymuştur.
FETÖ'cü darbeciler bertaraf edilmiştir.
Şimdi bu darbecilerin yargılanacağı özel bir hukuka ihtiyaç vardır.
Buna ister 15/16 Temmuz hukuku deyin, ister başka bir şey.
Ama bu hukukun içinde bir kereye mahsus dahi olsa
Zaten Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın Atatürk Havalimanı'ndaki konuşması sırasında “İdam istiyoruz" diye slogan attı binlerce insanımız.
Bu alçakların en üstünden en altına kadar olanlarını ve özellikle kan dökenlerini, bu özel hukukla yargılayıp ibreti alem için “idam etmek" bu devletin millete olan borcudur!
Öte yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne akın eden Ak Partili, MHP'li, CHP'li vekillerin tamamı takdiri hak etmişlerdir.
Salih Tuna teklif etti aynen katılıyorum. Bu Meclis'e “Gazi" unvanı yakışır. Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi.
HDP'nin ortalıkta görünmemesini de not etmek gerekir.
PKK ile Paralel Yapı'nın nasıl organize olduğunun göstergesi olarak da bu darbe teşebbüsü bize bir şey söylemiş oldu.
Medyanın yekpare duruşunu da kayıtlara geçirmeliyiz.
TRT'ye yapılanlar ortada. CNN Türk'e yapılanlar ortada. Türksat'ın ele geçirilmeye çalışılması ortada. Ama benim başında bulunduğum Ülke tv de olmak üzere medya önemli bir sınavı 15-16 Temmuz gecesi geçmiştir.
Türkiye, büyük bir badireyi atlatmaktadır. Ve bu badire başta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğiyle, Başbakan Yıldırım ve hükümetin duruşuyla, medyası ile siyasi partileri ile (HDP hariç), sivil toplum kuruluşlarıyla başarılmıştır.
Yeni Şafak'ın emektarı
kardeşim de 15/16 Temmuz gecesi sokaklardaydı. Lakin katil sürüsü FETÖ'cü darbeciler ona da kıydılar. Onu katlettiler, yüreğimizi yaktılar.
Yeni Şafak ailesi olarak içimiz kan ağlıyor. Mustafa'yı katleden katil sürüsünün iki cihanda yakasına yapışmak boynumuzun borcudur.
Yine dostumuz Erol Olçak ve oğlu, Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Mustafa Varank'ın ağabeyi de katledilenler arasında.
Rabbim'den şehit olan arkadaşlarımıza rahmet yakınlarına sabır diliyorum.
Size FETÖ'nün TSK içindeki unsurları üzerinden baharda neler yapmak istediğini yine kendi ifadeleriyle bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
3 Mart 2016 bakın neler yazmışız, tarihe not düşmek için yeniden yayınlıyorum:
“Bu yapının, meşru iktidarı alaşağı etmek ve düşman bellediği Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tasfiye etmek için yapmayacağı çılgınlığın olmadığı bir kez daha anlaşıldı.
Bir şey daha anlaşıldı!
O şey yazdıklarında, söylediklerinde gizli…
'Kainatın seçilmiş insanı' olduğuna inandıkları, 'Alufteyi bilen! Surda gedik açan! Masuniyeti kanıtlanmış (!) ve ilahi güçleri olan. Hatta Allah'ın (cc) onun yüzü suyu hürmetine kıyameti koparmadığı(!)' Fethullah Gülen'in, bir tohumu toprağa atıp baharı beklemek gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri içine yerleştirdiği adamlarının günü gelince gereğini yapacağına inançları..!
Bakın neler söylediler, neler yazdılar son dönemde?
Paralel Yapı'nın iki numaralı adamı Bağışçı Aymaz, 80 İhtilali'ni hatırlatan ve 80'de Sızıntı Dergisi'nde yayınlanan yazıyı alıp bugüne taşıdı ve 'Kışlada letaif, derinliğince bir uykudan uyananlar gibi…' diyerek bir yerlere mesaj verdi!
'Bahar sadece bahçelere bağlara gelmez; dağlara, dağlardaki yamaçlara, hatta kuş yavrusu gibi 'tüylenen kayalara', havaya, suya toptan gelir. Mabed, mekteb ve
da letaif, derinliğince bir uykudan uyananlar gibi gerine gerine, esneye esneye de olsa silkinip kendine gelmektedir. …
(Sızıntı Dergisi 1980) Şimdi de 36 sene sonra, diyorum ki: Yusuflara müjdeler olsun!..'(Abdullah Aymaz 01.03.2016)
Beddua etmeyi alışkanlık haline getirmiş... Ağzından 'insan gübresi, Yezit, Firavun' kelimeleri eksik olmayan... Ne hikmetse 'alüfte'yi de, 'alüfteye gidecek olanı' da 'haremi ismette yaşananı' da, bilen bir zatın yakın gelecekte kurtarıcı olarak görevlendirileceğini öne sürüyor yine bir yazısında Bağışçı Aymaz hatırladınız mı?
Diyor ki, 'Şeyh Efendi bizlere bol bol dua etti ve ilginç bir şekilde 2016 yılının çok zor geçeceğini, felaketlerin yakın olduğunu ve 2016 yılında göğsü yumruklandıkça genişleyen Sâlih Zât'a görevinin bildirileceğini söyledi.'
Hızını alamayıp devam ediyor 'Kendisinin (Şeyh Efendi) de bunu bilmediğini, bunun çok büyük bir sır olduğunu fakat artık sırrın dünya semalarına indiğini belirtti.' (16.02 2016 Abdullah Aymaz)"
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.