
Tamam kafa tuttunuz...
Tamam sınırları zorladınız... Tamam hiç kimseye gösterilmeyen tolerans sizlere gösterildi.
“E bi durun... E bi nefes alın... E bi sakinleşin...” dedikçe
.
Ne
Memleketinizi değil, sırtınızı sıvazlayanları öncelediniz.
Birlikte yaşamak değil, ayrışmayı, ayrılmayı köpürttünüz. “Dağ” dediniz, “keleş” dediniz. Meclis çatısı altında da meydanlarda da fütursuzca terörü övdünüz, teröristi kolladınız. Bütün bunları gözümüzün önünde yaptınız. Yüzünüz hiç kızarmadan yaptınız.
Nihayet “dur” dendi fütursuzluğunuza.
Dokunulmazlıklarınız kaldırıldı...
Fezlekeleriniz hazırlandı...
İfadeye davet edildiniz...
“Öyle kolay değil. Kolaysa gelin alın” dediniz. “Boynumuzu uzatacak değiliz” diye efelendiniz.
Gelip alınca da tehditleri peş peşe sıraladınız.
Yetinmediniz, sırtınızı dayadığınız PKK'ya yine kan döktürdünüz.
Diyarbakır'ın orta yerinde araç patlatıp polis şehit edip, masum sivilleri katlettiniz. Yerel siyasetçilere yöneldiniz.
***
: Sıradan bir vatandaşa mahkeme tarafından davet gönderilse ve o vatandaş ifadeye gitmese ne olurdu?
Elbette mevcutlu şekilde mahkemeye götürülür.
Peki sizin benden, ondan, sıradan vatandaştan farkınız ne?
Farkınız, bizim sırtımızı dayadığımız ile sizin sırtınızı dayadığınızda mı?
Baksanıza sizlerin gözaltına alınmasına ve bazılarınızın tutuklanmasına AB ülkelerinden peş peşe tepkiler geliyor.
Söz konusu ülkeler konu kendi güvenlikleri olduğunda neler yapıyorlar unutmuş olmalılar.
Bırakın teröre bulaşmışlara kol kanat germeyi...
Bırakın terörü ve teröristi övmeyi...
Geçiniz…
Eş başkanlardan bir tanesinin kesinleşmiş hapis cezası var. Eve gelen polislere bağırıp çağırıyor. Diğerinin kırdığı fındık bini geçti.
Ne 6, 7, 8 Ekim olayları kaldı... Ne 400 km kurtarılmış bölge... Ne
Bu kadar rahat olacaksın... Bu kadar fütursuz olacaksın... Bu kadar kanın dökülmesinde rolün olacak, sonra da “İfadeye çağrıyorlarmış, sıkıysa gelip alsınlar” diye efeleneceksin.
Anlamadığınız, sizin şımarıklığınıza göz yumuldu sadece…
Yoksa siz bir şey olduğunuz için dokunulmuyor değildiniz!
Siz zaten tek başınıza onların temsilcisi hiç değildiniz!
Milletin ve devletin size gösterdiği tahammülün bile kıymetini bilmediniz.
diye güzel bir deyimimiz var. Güçlü olanın, geniş gönüllü olmasını, hataları affetmesini, merhametli olmasını anlatır.
Yıllardır
ten şikayet ederdik.
Devlet bir gün şapkasını önüne koyup, yaptığı hatalardan ders çıkarmaya başladı.
Sonrasındaki açılım süreci, milli birlik ve kardeşlik projesi filan milleti topyekûn insan hakları, demokrasi ve özgürlükler konusunda ileriye taşımak maksadıylaydı.
Kan dökmeye, can yakmaya devam eden terör örgütü PKK ve sivil uzantısı HDP, şımarıklığını sürdürmekten hiç geri durmadı.
nden sonra oluşan siyasi istikrarsızlık ortamını fırsata çevirmeye kalkışan PKK terör örgütünün sözcülüğünü de üstlenmekten geri durmadı HDP'liler.
. Yetinmeyip onlarla birlikte Türkiye'yi “DAEŞ gibi terör örgütlerine yardım etmek”le itham edip, tehdit ettiler.
Hiçbir zaman bir araya gelmeyeceklerini söyledikleri
ile arka kapı diplomasisi geliştirdiler. İttifak kurdular.
Sonuç, yüzlerce şehit, yakılıp yıkılan şehirler...
***
Bir yönüyle de orta halli bir
“Sus dendi” susmadı, “Dur” dendi durmadı.
Sabırla beklendi, tahammül edildi,
.
Yanıldılar!
Bu memleketin kodlarında,
Bugün yine o gündür...
Gereken yapılmaktadır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.