
Halkın daha iyi, daha eksiksiz müslüman olmaları yönündeki gelişmelerin önünü kesmek için kullanılan irtica tehdidi, başka alanlarda olduğu gibi millî eğitimde de birçok yanlış karar ve uygulamaya dayanak kılındı. Belki Türkiye''de dinin istismarı, din adına işlenen cinayetler, yapılan hatalar, yanlış uygulamalar vardı, ancak bunların da engellenmesinin yolu (suç işleyenlerin cezalandırılması tabîî olmakla beraber) yasaklama ve cezalandırma değil, sağlıklı ve yeterli bir din eğitimi idi. Bu eğitim demokrat dünyada daha ziyade sivil topluma bırakılmakta, devlet yalnızca engelleyici olmamakla yetinmektedir. Bazı ülkelerde yer tahsis etme, öğretmen ücreti ödeme, program ayarlama gibi devlet yardımları da yapılmaktadır. Türkiye, özel şartlarını ileri sürerek din eğitim ve öğretimini sivil topluma bırakmama yolunu seçti. Kendi kontrolünde olsun diye Diyanet''e bağlı Kur''an kursları, Milli Eğitime bağlı İmam Hatip Okulları ve Yüksek Öğretime bağlı ilahiyat fakülteleri açtı. Bu arada bazı özel kurslarda da din eğitimi ve öğretimi yapılıyordu. İçerden ve dışardan yapılan değerlendirme ve telkinlere kapılan bazı iktidar odakları bu eğitim ve öğretimin iyi sonuç vermediğini, T.C.nin ideal ve ilkelerine ters düşen insan tipi yetiştirdiğini ileri sürerek engelleyici tedbirler alma yoluna gittiler, özel kurslar yok edildi, resmi Kur''an kurslarının kapanması (veya varlığı yokluğuna eşit hale gelmesi) için tedbir alındı, kayıt yaşı 16''ya çıkarıldı, anayasada yer almış olmasına rağmen isteğe bağlı din eğitim ve öğretimi hayata geçirilmedi, sekiz yıllık temel eğitim bahane edilerek İmam Hatiplerin orta kısımları kaldırıldı, meslek liseleri içinde İmam Hatip Lisesi mezunlarının da kendi alanları dışındaki yüksek öğrenim hakları ellerinden alındı (alın teriyle aldıkları ortaöğretim başarı puanları 0.2 ile çarpılarak elleri ve ayakları bağlandı). Meslek liselerinden düz liselere nakil yaptırarak istedikleri alanda yüksek öğrenim yapma teşebbüsünde bulunan öğrencilerin önlerini kesmek için 1998 Eylül''ünde bir yönerge çıkarıldı, şimdi
M.E.Bakanlığı işi gücü bırakmış "nakil yaptıran öğrencileri eski okullarına iade" için seferberlik ilan etmiş, okul müdürlerini görevden alma tehditleri yağdırıyor...
İlgililer bütün bunları yaparken tehdit olarak algıladıkları ve bir türlü tanımlamadıkları "irtica"ın önünü keseceklerine inanıyorlar. İrticadan maksat zor kullanarak, silahlı eylem yaparak rejimi değiştirmek, şeriat düzenini getirmek ise Kur''an kurslarından ve İmam Hatip Liselerinden böyle bir eylemin çıktığına dair hiçbir delil yoktur. Bu okullardan ve kurslardan mezun olanlar içinde mevcut parti ve cemaatlerden birine bağlananlar varsa -ki olmuştur- bunlar legal partilerdir, demokratik mücadele yolunu benimsemiş guruplardır. İrticadan maksat din hayatını özel alandan kamu alanına taşıma teşebbüsü ise bunu engellemek mümkün değildir. Engellemek isteyenler önce dini, sonra insan bilimlerini iyi öğrensinler. Öğrendikleri zaman yanlış yolda olduklarını anlayacaklardır. Ben kırk yıldan beri bu ülkede dini sorulara cevap (fetva) veriyorum. Bu soruların önemli bir bölümü müslümanların hukuki sosyal ve ekonomik hayatları ile ilgilidir. Kimse onları mecbur etmediği, şartlar aksine zorladığı halde müslümanlar, sırf Allah''a olan sevgi ve saygıları sebebiyle O''nun razı olduğu bir hayatı bütün alanlarda yaşamak istiyorlar, aldıkları fetva maddi çıkarlarına aykırı da olsa onu uyguluyorlar, helali harama tercih ediyorlar. Başkalarını belli bir hayat tarzına zorlamaksızın kendileri için daha geniş bir alanda islamî hayat özgürlüğü isteyen müslümanları irtica ile suçlamak, başka bir deyişle irticâı böyle tanımlamak yanlıştır; demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine de aykırıdır. İster AB''ye girilsin, ister girilmesin dünya insanlara, bu hak ve özgürlüklerin verildiği bir düzene doğru ilerliyor, suyu tersine akıtmaya kimsenin gücü yetmez. Akılcı hareket, olmayacak şeyleri bırakıp sağlıklı ve kapsamlı bir din eğitimine yönelmektir, dindarlara yönelik ayrımcılıktan vazgeçmektir, farklı hayat tarzlarının birbirine zarar vermeden birlikte var olacağı bir toplum düzenini oluşturmaktır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.