
Mithad Cemal Kuntay''ın yazdığına göre, Mehmed Akif, "Sevemedim ben bu adamı" dediği Tevfik Fikret için,
Bugün Allah''a söver, sonra biraz bol para ver
Hiç utanmadan protestanlara zangoçluk eder
der. İstiklal Marşı şairinin, Servet-i Fünun döneminin bu etkin şairine husumeti boşuna değildir: Fikret''in "Tarih-i Kadîm" şiirindeki:
Yırtılır ey kitâb-ı köhne, yarın
Maktel-i fikr olan sahîfelerin
beyti için Akif sinirlenir, kendine hakim olamayarak şöyle der: "Bu adam Peygamberime sövdü, babama sövse affederdim, fakat Peygamberime sövmek... Bunu ölürüm de hazmetmem. Ahlâk kürsüsünden haykıran bir adamın, ister inansın, ister inanmasın, halkın ahlâk dayanağı olan varlığa ulu-orta sövmesi işte bu, akılların kabul edebileceği bir şey değil, hele felaketli zamanlarda."
Mukaddes değerlerimize dil uzatan bir şaire karşı Akif''in aldığı tavırla, bugünlerde aynı değerler ve Akif hakkında ulu-orta söylenmiş sözlere karşı sağduyu sahibi geniş bir kesimin aldığı tavır ne kadar da birbirine benziyor. Aslında büyük şairin sözleri bugün iuçin de geçerlidir: Ahlâk kürsüsünden haykıran bir adamın, halkın ahlâk dayanağı olan değerlere uluorta dil uzatması akıl kârı değildir.
80''li yılların sonunda Akif''in resminin kâğıt paralara basılması sözkonusu olduğunda, o zamanlar millî şairimiz üzerine "ulu-orta" saldıran kalemler, onun, Cumhuriyet düzenine ayak uyduramadığını, bu düzenin ana direklerinden olan Türkçülük ve Milliyetçilikten yana değil de ümmetçi, İslamcı olup, dolayısıyla Atatürk''le Mehmed Akif''in kâğıt paralar üzerinde yan yana gelmesinin bir çelişki olduğunu, onun yalnızca Çanakkale Savaşı ve İstiklal Marşı şairi olmayıp, aynı zamanda yeni rejimin köktenci devrimlerine hışımla bakan bir şair sayıldığını, bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti''nde tutunamayıp anında Hidiv''in davetine koştuğunu özellikle vurgulamışlardı. Bu kesimin Akif düşmanlığı yeni değildir. Ölümünden sonra daha vücudu soğumamışken İstiklal Marşı''na yansımış düşünceleri üzerine spekülasyona girişilerek kamuoyu oluşturulmaya çalışılmış, fakat halktan bir destek görmemiştir.
Ölümünün üzerinden altmış yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Cumhuriyet tarihi boyunca gündemde en çok kalan, okurları üzerinde en kalıcı izler bırakan bir şairimizdir Mehmed Akif. Onun bu yönünü unutturmak için ortaya atılan spekülasyonlar, büyük şairi halkımızın daha bir sahiplenmesine sebep olmuştur. Aynen cenazesinde olduğu gibi. Akif''in halkımızın gönlünde kurduğu tahtı yıkamayanlar, başta İstiklal Marşı olmak üzere onun şiirlerinin muhtevasına saldırmaktadırlar. Bu marşın muhtevası ile Millî Mücadelenin arkasından kurulan Cumhuriyet arasındaki çelişkiyi devamlı gündeme getiriyorlar. Oysa Akif''i bugünlere taşıyan, savaş yıllarında yani Millî Mücadelede gösterdiği gayret ve çalışmalarıdır. İstiklal Marşı da zaten bunun bir destanı değil mi? Sezai Karakoç''un deyişiyle, kulaklarını bütün bütün en beklenmedik yerlere bile tutup gaipleri kollayan şair, bu hareket üzerine, bütün karamsarlıkları atıp, "ey örtülere bürünmüş olan, kalk!" ayetinin Peygamberden başlayarak kıyamete kadar gelecek bütün mü''minlere seslenişini, bu sesin çınlayışını duyarak ve mizacının bütün ateşlilik, iyimserlik ve umutlarını bir silkinişte ayağa kaldırarak Anadolu''ya koşar. Selatin camilerinde fikrin ve gerçeğin meşalesini tutuşturan şair, Sebilürreşad idarehanesinden başlayarak cami cami, köy köy, çeşme çeşme, yol yol, yürek yürek, Ankara Millet Meclisine kadar bütün Anadolu''yu ruhça geliştirir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.