Yazarlar Papaz için en iyi ceza

Papaz için en iyi ceza…

Hüseyin Likoğlu
Hüseyin Likoğlu Gazete Yazarı

Türkiye-ABD ilişkileri görünürde papaz Andrew Brunson nedeniyle kopma noktasında. Bir papaz yüzünden 2. Dünya Savaşı sonrasında başlayan ve stratejik müttefik seviyesine yükselen Türkiye-ABD ilişkileri kopar mı? Realiteye baktığımızda “böyle bir şey mümkün değil” deriz. O halde karşımıza iki önemli durum çıkıyor. Ya iddia edildiği gibi Türkiye-ABD ilişkileri bir asra yaklaşan ve stratejik müttefiklik düzeyinde değil, ya da papaz papaz değil.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Hüseyin Likoğlu : Papaz için en iyi ceza…
Haber Merkezi 03 Eylül 2018, Pazartesi Yeni Şafak
Papaz için en iyi ceza… yazısının sesli anlatımı ve tüm Hüseyin Likoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Papaz Brunson üzerinden bir tezgâhın döndüğünü artık sokaktaki bir çocuğa sorsanız bile size anlatır. Mesele tezgâh değil, tezgâhla hedeflenen ne? Papaz Brunson, meselesini derinleştirip içinden çıkılmaz hale getiren ABD’nin Başkan Yardımcısı Mike Pence’tir. Pence’in Evangelist bir radikal dinci olduğunu bu sayede öğrendik. Bu radikal dinci başkan yardımcısı, sadece Türkiye’ye tuzak kurmuyor, aynı zamanda ABD’de siyasi bir darbe peşinde. Yani Türkiye-ABD ilişkisinin ötesinde bir olayla karşı karşıyayız.

Pence demişken, ilginç bir anekdot aktarayım. Hepimizin malumu papaz Brunson, 7 Ekim 2016 tarihinde sınır dışı edilmek üzere gözaltına alınmış. Aşağıda yazacağım sebeplerle sınır dışı edilmemiş, Aralık 2016’da tutuklanmış. Brunson’ın tutukluluğu ile ilgili zaman zaman ABD’den sesler yükselmişti. Hatta Başkan Trump’ın, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söylediği zamanlar oldu. Pence’in olayı ilk gündeme getirme şekli çok ilginç.

Pence, üst düzey bir Türk yetkilisine papaz Brunson’ı dile getirir. Üst düzey Türk yetkili Pence’e konunun yargıda olduğunu ve Türk yargısının bağımsız olduğunu söyler. Türk yetkili, ABD’de yargılanmakta olan Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’yı hatırlatarak, “Nasıl ki sizin yargınız bağımsızsa bizim yargı da bağımsız. Yargılamanın neticesini bekleyeceğiz” der. İşte tam bu sırada Pence’in şeytanlığı ortaya çıkar. Pence, salağa yatarak, “Ne, nasıl yani, bizim mahkemelerde bir Türk kamu bankasının yetkilisi mi yargılanıyor? Hiç haberim yok. ABD’ye gidince ilgileneceğim” der.

Evet, Türkiye-ABD ilişkilerini kopma noktasına getiren Pence, ya böyle cahil, ya da böyle kurnaz. Dolayısıyla Pence’in öyle basit bir ABD vatandaşının peşinde olmadığını, papaz Brunson meselesinin de öyle basit bir papaz meselesi olmadığını göz önünde bulundurmamız lazım.

Gelelim işin can alıcı kısmına. Geçtiğimiz günlerde Hürriyet’ten Sedat Ergin de yazdı, papaz Brunson’ın telefonunda tespit edilen ve iddianamede yer alan aşağıdaki bazı mesajlaşmalar:

7 Ekim 2016 saat 11.48:

Andrew Brunson- Merhaba Dan. Polis merkezinde sınır dışı edileceğimi söylüyorlar. Bunun olmaması için dua eder misin?

7 Ekim 2016 saat 11.56:

Dan Slade- Tanrı aşkına. Yapacağım.

7 Ekim 2016 saat 15.25:

Dan Slade- En son durum ne?

Evet, bu mesajlaşmalardan sonra papaz Brunson, sınır dışı edilmek üzere yabancıların tutulduğu Pınarbaşı’ndaki Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi. Dan Slade’in duası mı kabul oldu, yoksa başka şeyler mi oldu bilmiyoruz. Ama papaz Brunson amacına ulaştı, sınır dışı edilmekten kurtuldu. Ancak gözaltına alınıp tutuklanmaktan kurtulamadı. Ekim 2016, FETÖ’cü darbe girişiminin üzerinden daha 2,5 ay geçmiş, milletin öfkesi zirvede, papaz Brunson sınır dışı edilmemek için dua istiyor. Normal bir durum mu bu?

19 ay boyunca papaz Brunson’ın tutukluluğu ile ilgili cılız tepkilerin ötesinde herhangi bir itirazı olmayan Pence’in, şartlı tahliye ve ev hapsi kararından sonra “derhal serbest bırakın” gibi ifadelerle papaz Brunson’ın tahliye edilmemesi için adeta duvar örmesi normal mi?

Papaz Brunson’ın, “Albayım” diye hitap ettiği Dan Slade’ten, beni sınır dışı etmesinler, diye dua istemesi ile Pence’nin Türkiye’yi tehdit ederek, tahliye ihtimalini ortadan kaldırması nasıl bir amaca hizmet ediyor? Onu iyi irdelememiz gerekir.

Papaz Brunson, sınır dışı edilmek istemiyor, Pence de tahliye edilmesini istemiyor. Biri Evangelist bir ajan, diğeri başkan yardımcı sı aynı şeyi istediklerine göre, bu oyunu bozmanın tek yolu var.

Devletlerarası teamüllere göre ajanlar tutuklanmaz, genellikle istenmeyen adam ilan edilerek sınır dışı edilir. Papaz Brunson’ın ajan olduğu herkesçe kabul edildiğine göre, yapılacak şey, “Eyy ABD, ajanın beceriksiz çıktı, kendini ele verdi ve enselendi” diyerek deport etmek. Bu saatten sonra papaz görünümlü ajana bundan daha ağır ceza verilemez.

Diyeceksiniz ki, “Böyle bir karar Trump’a yaklaşan seçimde katkı sağlar”. Rusya sayesinde başkan seçilen Trump’a Türkiye’nin Senato seçiminde küçük bir katkısını çok görmemek lazım…

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.