İnsaf ehli olmak...

00:0023/01/2013, Çarşamba
G: 6/09/2019, Cuma
İbrahim Tenekeci

İnsan ile insaf arasında bir harflik fark var. İnsan, en şerefli mahlûktur. İnsaf ise bu şerefe uygun davranmak, yani hak ve hakkaniyet üzerine olmaktır.İnsaf, dinin yarısıdır. Bunu biliyoruz. Buradan yola çıkarak, ''İslam, insaf dinidir'' dersek, herhalde yanlış bir şey söylemiş olmayız.Derdimizi daha iyi anlatabilmek için şöyle diyelim: İnsanlığın şartları vardır ve insaf, o şartlardan biridir.Sorumuz şu: O halde, bunca insafsızlık da neyin nesidir?Burada, sadece kendi aramızdaki münasebetlerden

İnsan ile insaf arasında bir harflik fark var. İnsan, en şerefli mahlûktur. İnsaf ise bu şerefe uygun davranmak, yani hak ve hakkaniyet üzerine olmaktır.

İnsaf, dinin yarısıdır. Bunu biliyoruz. Buradan yola çıkarak, ''İslam, insaf dinidir'' dersek, herhalde yanlış bir şey söylemiş olmayız.

Derdimizi daha iyi anlatabilmek için şöyle diyelim: İnsanlığın şartları vardır ve insaf, o şartlardan biridir.

Sorumuz şu: O halde, bunca insafsızlık da neyin nesidir?

Burada, sadece kendi aramızdaki münasebetlerden bahsetmiyoruz. Diğer canlılara yaklaşımımız da yazımızın ilgi alanına giriyor.

Ölçü olarak kullandığımız birçok kadim kitapta, ''hayvanların gözetilecek hakları'' başlıklı bölümler var. Bir de yasal uyarı: ''Hayvanlara yumuşak davranınız.'' Bakınız: Kurban manzaraları.

Konuyu daha da açabilir, şu veya bu nedenden dolayı tabiatı yerinden oynatanlara da değinebiliriz. Özetle, ''ağaç katliamı.''

***

Yaşadığımız günler bize gösterdi ki, yeni dünya düzeni, insafsızlık üzerine kuruludur. Kaynak bakımından en zengin ülkeler, aynı zamanda en fakir ülkeleridir.

Bugün, şahitlik ettiğimiz birçok sorunun / sıkıntının özünde insafsızlık; yani adaletsizlik, merhametsizlik, vicdansızlık yatmaktadır.

Kara piyasa ve siyasa, maalesef, insanın yeryüzü macerasını daha çekilmez bir hale getirmiştir.

Taşeron bahsi bile, tek başına, ibretlik bir örnektir. Yokluk ve yoksulluk sınırı belliyken, asgari ücretin hali de. Hem adalet diyecek, hem de emeğin karşılığını vermeye yanaşmayacağız. İnsaf kere insaf.

Sorunlar ve sorular. Sözgelimi, son zamanlarda çok yaygın olan kandırmak ve kullanmak, insafsızlığın dışında neyle açıklanabilir? ''Kara siyasa'' diye boşuna demedik.

Bir örnek de ''kara piyasa''ya verelim. Beğendiğim bir objenin fiyatını sormuştum. Söylediği rakam, gerçek değerinin çok üstündeydi. ''Pahalı değil mi'' diye itiraz edince, şu cevabı aldım: ''Yukarıda yer çok.''

Zemini göstererek diyecektim, demedim: ''Aşağıda da.''

***

''İnsan için çalıştığından başkası yoktur.'' (Necm, 39) İnsaflı olmak, emeğe hürmet etmeyi gerektirir. Söyledik, yine söyleyelim: Tam manasıyla bir cümle bile kuramayanlar, bugün, eserleriyle bir dünya kurmuş olanları eleştiriyorlar. Son örneğimiz, Necip Fazıl Kısakürek.

Uzun emekler ve mücadeleler sonucu ortaya çıkan birikimlerin bir çırpıda yok sayılması yahut gölgelenmek istenmesi, insafsızlık değil de nedir?

Yeri gelmişken ''tecessüs'' bahsine de kısaca değinelim. Bu kelime, ''gizli kalması gereken tarafını araştırmak'' anlamına geliyor. İnsanların ayıplarını tecessüs eylemek, dilin afetlerindendir. Yazıyorsak, elin.

Unutmayalım: ''Aklımız neredeyse, ahlakımız da oradadır.''

Demem o ki, olacaksak eğer, her şeyimizle insaf ehli olmalıyız. Şunu ve şunu alayım, diğerleri kalsın, olmaz. Bir yandan haksız bir kazancın üstüne oturacak, bir yandan da haktan-hukuktan bahsedeceğiz. Olmaz.

Bir yandan üstümüzde hakkı olanlara vefa göstermeyecek, bir yandan da üstünde hakkımız olmayanlardan vefa bekleyeceğiz. Olmaz.

Bu şekilde yazacak çok şeyimiz var. Son bir örnek: Ahmet Hakan, yıllar evvel, ''ahlaksız insan, korkutanla değil, korkanla uğraşan insandır'' diye yazmıştı. İnsafsız kimseler de öyledir. Hatta devletler ve kurumlar da.

Yazımızın girişinde, insanın en şerefli mahlûk olduğunu söylemiştik. Bitirirken de şu hadis-i şerifi hatırlatalım: ''Kendi değerini bilen kişi helak olmaz.''