Yazarlar Esnaf fırsatçı mı? Malın maliyeti hangisi?

Esnaf fırsatçı mı? Malın maliyeti hangisi?

Mehmet Akif Soysal
Mehmet Akif Soysal İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Türkiye için kura bağlayalım ya da bağlamayalım. Fiyatların genel seviyesi artıyor. İster navlun fiyatlarına bakalım, ister enerji fiyatlarına bakalım, ister kuraklığın getirdiği rekolte düşümüne bakalım velhasıl neresinden bakarsak bakalım maliyet kaynaklı küresel enflasyon artıyor, artacak. İşin bir de talep enflasyonu bölümü de var, o da bu işi körüklüyor. Bir de gelişmekte olan ülkelerin genel zafiyetinin getirdiği yerel paranın değer kaybının sebep olduğu enflasyonu eklersek çarpan etkisi ile şartlar daha da ağır hale gelecek.

Bu esnada toplumsal barışın da tehdit altında olduğu da aşikardır. Bunu sadece gelir eşitsizliğini işaret etmek için söylemiyorum. Önümüzdeki dönem için satıcı ile alıcı arasında yani daha basit ifadeyle esnaf ile halk arasında bir çatışma alanı doğuyor; yenilenmiş yüksek fiyatlar ile karşılaşan halk her seferinde ilk tepkisini esnafa koyuyor, suçlu arıyor. Esnaf ise alış maliyetlerindeki artış, teknik olarak ÜFE diye adlandırdığımız üretici enflasyonu ile aldığı ürünü her seferinde yeni bir fiyat ile temin ediyor. Fırsatçılık ve stokçuluk hariç, haklı sebeplerle, temin edilen malzeme fiyatları farklılık arz ediyor. İşte sorun burada başlıyor; maliyet artışı derken ne kastediliyor?

Maliyet nedir?

Maliyet, üretim amacı ile tüketilen mal veya hizmetlerin parasal tutarlarının toplamıdır. Başka bir deyişle gelir sağlamak amacı ile yapılan giderleri taşıyan ilgili unsurların toplamı maliyeti gösterir. Örneğin, çalışan işçinin ücreti ve üretim sürecinde kullanılan direkt hammadde bir giderdir fakat bu iki kalemin toplamı yarı mamul veya mamul üzerine yüklenerek o mamulün maliyetini oluşturur.

Esnafın maliyeti ise bu maliyet tanımından farklıdır. Esnaf toptancısından veya üreticisinden aldığı malı sabit giderlerini (kira, maaş vs…) ve değişken giderlerini (reklam vs…) ekleyerek yeni maliyeti oluşturur ve üzerine kâr koyup satışa sunar.

İşi daha rahat anlamak adına sabit ve değişken giderlerin olmadığını farz edelim. Kâr marjının yüzde 5 olduğunu misâlen verelim. Enflasyonist ortamda fiyatların arttığını düşünelim, 100 liraya alınan malın iki hafta sonra gelen zam ile 105 liraya yeni alım yapıldığını farz edelim. Bu durumda ilk malın fiyatı 100 lira, ikinci malın fiyatı ise 105 lira iken maliyet ne olmalı? İkisinin toplamının yarısı kadardır desek? Yani 102,5 lira. Bu durumda örneği daha rahat anlamak adına aldığı malı maliyetine sattığını düşünürsek iki ürünü tanesi (ortalama)102,5 liradan satarsa eline 205 lira geçecektir. Fakat yeni iki ürün alır da dükkanına koyarsa 105 liradan alacağı için 210 lira ödemek durumunda olacaktır. Bu durumda eline geçen 205 liranın üzerine 5 lira daha koyması gerekecektir. Yani ortalama maliyet ile satarsa 5 lira zarar çıkmış oldu.

Bu durumda olağan seyrinden fazla maliyeti ile hesap yapmak durumunda, normalde koyduğu kâr marjının üzerine çıkmalı. Enflasyonist ortamda “Fiyatlama Alışkanlığı” işte bu şekilde değişime uğrar.

Peki yeni fiyattan satarsa ancak bir hafta sonra yeni bir zammın geleceğini düşünüyorsa yeni fiyat nasıl hesaplanmalı… Beklentiler fiyatlamayı etkiler. İşte esnafın meselesi sene başında 100 adet ürün ile başlayıp 100 üründen fazlaya denk gelen mal ile yılı kapatmasıdır. Yılsonu 100 adetten fazlaya denk gelen stoku veya sermayesi kâr hanesine yazılır. İşte bu örnekte olduğu gibi tutar olarak kâr hesaplamak yanlıştır.

Esnaf bu mantığı kavramıştır. Sermayesini kaybetmemek için elindeki malın fiyatına bakmaz, bakamaz. Yerine koyma maliyetini düşünür. Bu da zincirleme fiyat enflasyonunu doğurur.

Esnaf ile halkı karşı karşıya getiren de bu senaryodur. Esnafa gelmemiş zammı bile yansıtıyor denilmesi bu nedenledir. Halbuki esnaf da bu durumdan şikayetçidir. Kazanan esnaf değildir.

İşte adım adım anlattığımız üzere esnaf da süreçlerin kendisi üzerine yarattığı etkiyi bertaraf etmek için hareket etmektedir. Esnaf halkın bir cüzüdür. Halkın fiyatlar karşısında çaresizliğinin sebebi esnaf değildir. Fiyatlama alışkanlığının bozulması küresel makro ekonomik dengelerin neticesinde oluşmaktadır. Bu nedenle esnafa, perakendecilere mesnetsiz yüklenmek esas mesele olmamalıdır. Sebep sonuç ilişkisi doğru kurulmalıdır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.