Yazarlar Hem cahil, hem de aptal herkesten

Hem cahil, hem de aptal herkesten

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Fransa Cumhurbaşkanı Makron keferesi, öyle bir lâf etti ki bütün cahilliğini sergiledi.

“Fransız sömürgesinden önce Cezayir ulusu mu vardı?”

Söylenecek bir söz mü bu?

Ne tarih bilgisi var, ne edep sahibi. Biz kefere deriz ama yeni nesil ‘keyefar” der mi der.

1500’lerin başında Oruç Reis ve Hızır Reis eliyle Osmanlı hâkimiyetine giren Cezayir, 1830’da Fransızlar tarafından işgal edildi ve o tarihten sonra sömürge dönemi başladı.

Fransızların Afrika’da yaptıkları katliamlarda ölenlerin sayısı yaşayanlardan fazladır.

*

Biz beraberdik, bir aradaydık Cezayir halkıyla.

Öyle ki sadece “Cezayir türküsü” olarak bilinen eser bile bunu ispatlamaya yeter.

Türkiye’nin neredeyse her ilinde bir Cezayir türküsü vardır. Çünkü her şehrin Cezayir ile ilişkisi varmış.

O kadar iç içeydik.

Zamanla bu ilişki unutulmuşsa da o türkü sayesinde tamamen silinmekten kurtulmuş demektir.

*

Cezayir türküsü, varyantı en fazla olan türküdür.

Sözleri ufak tefek farklılıklar gösterir ama müziği aynı sayılır.

Bir Cezayir marşı olan kaynağa bağlı kalınmış.

Bu kadar çok yörede Cezayir türküsü olmasının sebebi, Fransız işgali sırasında onlara direnen yiğitlerimizin yurdun her tarafından gitmiş olması.

Şehit olanlar Doğu, Güneydoğu, Kuzey, Orta Anadolu, Batı Anadolu, Trakya, kısaca her taraftan. Neredeyse her köyde bir Cezayir şehidi var.

*

“Cezayir’in harmanları savrulur / Savrulur da sağ yanına devrilir / İller annem dir de başım çevrilir / Çelenleri mermer daşlı Cezayir / Güzelleri hilal gaşlı Cezayir…

Cezayir’in menekşesi top biter / Arasında eğlim eğlim ot biter / Bu ayrılık annem bize çok gider / Çelenleri mermer daşlı Cezayir / Güzelleri hilal gaşlı Cezayir…

Cezayir’in yüksek olur evleri / İçindedir ağaları beyleri / Türkçe bilmez Arapça’dır dilleri / Çelenleri mermer daşlı Cezayir / Güzelleri hilal gaşlı Cezayir…”

*

Seyit Küçükbezirci’nin derlemesinde sözler böyle geçerken, Cenap Kendi’nin derlediği türküde “Cezayir’in ufak tefek evleri / İçindedir ağaları beyleri / Türkçe bilir mani söyler dilleri / Güzelleri hilal kaşlı Cezayir” mısraları yer alır.

Cezayir’de Türkçe bilen de vardır, bilmeyen de.

Osmanlı döneminde mecbur tutulmamış, Fransızlar gibi baskı yapılmamış, kendi dilleri unutturulmamıştır.

Bizim yaklaşık 350 yıllık hâkimiyet döneminde koruduğumuz ne varsa, Fransızlar yüz yıl içinde hepsini yok etti.

*

Cezayir türküsünün sözlerinde değişmeyen unsur, güzellerinin hilal kaşlı olması ve mermerler…

O türküyü bugüne kadar dinlememiş olanlar varsa, onlar için söylenebilecek tek kelime, ‘talihsizlik’tir ancak.

Makron’u da bir yerde kıstırıp üç saat Cezayir türküsü dinletmek ne güzel olur.

Maksat öğrensin, bilgisi artsın. Cahil cahil konuşup da en başta İlber Hoca’yı kızdırmasın.

Zaten türkünün bütün varyantları üç saatte zor biter.

YENGEYE ZAHMET OLMASIN

Bay Demirtaş cezaevinde olduğu ve aday gösterilemediği için, Bayan Demirtaş’ın aday yapılması söz konusuymuş.

Kandil’in isteği neydi? “Ülkeyi HDP yönetsin.”

Pabucumun Kandil’i, hayal başka, gerçek başka… Anlaşılan yengeye zahmet olacak.

O kadar uğraşacak, umutlanacak, vaktini harcayacak… Sonra?

Aday olmak, seçilmek anlamına gelmez ki. Boşuna zahmet.

HADDİNİ BİLMEYEN RUS GAZETECİ

Kars ve Ağrı’ya göz diken bir gazeteci, “Ağrı Dağı’nın Ermenilerin ana sembolü olduğunu” söylemiş. Rusya’da bir canlı yayında… Margarita Simonyan imiş adı. Adına bakınca mesele anlaşılıyor.

Arzularına müdahale edemeyiz. Onlar sembol olarak görmeye devam etsin, dağ bizde.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.