
Sevgili Yeni Şafak… Yıllar nasıl da geçti… Günden güne büyüdün, güçlendin. Otuzuncu yaşın kutlu olsun.
İlk günkü heyecanın bugün de devam ettiğini görmek, o heyecanı paylaşmak, hakikaten mutluluk veriyor. Kendi adıma iftihar vesilesi olduğunu belirtmek isterim.
Kırkıncı, ellinci, yüzüncü yılındaki Yeni Şafak ve o günkü Türkiye kim bilir nasıl olacak?
Bütün gayretimiz, fikrimiz, duamız, bugünkünden çok daha iyi olması için. İnşallah öyle de olacaktır.
*
Beraber yürüdüğümüz otuz yıllık bu yolda, bu çatı altında kimlerle buluştuk; kimler geldi, kimler geçti tek tek saymak zor.
Yazar, muhabir, editör, teknik ve idarî eleman, yönetici olarak Yeni Şafak’ta görev alanların hepsini hatırlayan birini bulmak bile mümkün görünmüyor. Mutlaka noksan kalır.
Yolu Yeni Şafak’tan geçenlerin bir kısmı bugün bambaşka yerlerde, yine aynı maksatla hizmete devam ediyorlar.
Hedef ortak. Türkiye’nin daha güçlü, daha güzel, daha müreffeh, daha iyi yaşanabilir bir ülke olması…
Arada birkaç istisna çıkmışsa, o da irademizin dışındadır muhakkak.
*
İlk günden bugüne aramızdan ayrılıp toprağa verdiklerimizi rahmetle, hürmetle anıyoruz.
Nusret Özcan, Hamit Can, Akif Emre, Mustafa Cambaz, Kadir Demirel, Osman Akkuşak… Her biri bizim için hakikaten candı, özcandı. İsimlerinin böyle denk gelmesi de ayrı bir güzellik olarak görülse gerektir.
Biz onları hep Nusret Abi, Hamit Abi diye anardık ve hep öyle anmaktayız.
Zira bu gazetede gerçek anlamda kardeşlik vardır.
Dostluk, arkadaşlık vardır.
Demir perdeyle ilişkilendirilmesin, yoldaşlık vardır.
Buradaki iş arkadaşlığına bu sektörde başka bir yerde kolay kolay rastlanmaz.
İddialı sanılabilir ama gerçek budur.
Patronundan yöneticisine, güvenlik görevlisinden yazarına, çaycısından muhabirine kadar.
*
Sıcaklık, samimiyet, yardımlaşma görülür hep. İnatlaşma, çekişme, rekabet en alt seviyededir.
Bazen bir iftar sofrası etrafında, bir kutlama programında veya biricik şehidimiz Mustafa’yı anmak için toplandığımızda, bu dediğim samimiyeti çok daha yakından hissederiz.
Her birimiz bu yapıya bir tuğla koyarız, bir kürek harç atarız ve binayı her gün biraz daha yükseltiriz.
Yeni Şafak otuz yıl önce yola çıktığında büyük hedefleri vardı. Yıllar içinde o hedeflerin bir kısmını yakaladı, bir kısmına yaklaştı.
Zamanla kardeşleri doğdu Yeni Şafak’ın. TV Net gibi televizyon kanalı, pek çok dergi, Ketebe gibi yayınevi ile dayanışma içinde yola devam ediyoruz.
O kardeşlerin her biri serpildi, büyüdü ve hak ederek seçkin bir konuma geldi, yüksek itibara kavuştu. Hepsinin yolu açık olsun.
*
Bir hatıra ile bu otuzuncu yıl yazısını tamamlayalım.
Topkapı’da başlayan hikâye, bir zaman sonra Bayrampaşa’daki binada devam etti. Uzun yıllar oradaydık. Arada bir kurşunlandığı olurdu. Yoldan hızla geçen “meçhul şahısların” silahından çıkan mermilerin, içeride kimseye zarar vermemesine şükrederdik her seferinde. Ve bize hep doğru yolda yürüdüğümüzü hatırlatırdı. Topkapı’daki bina yenilendikten sonra oraya dönüldü.
Topkapı’daki binaya taşınma üzerinden kısa bir süre geçmişti. Bir gün genç bir güvenlik görevlisi bariyeri açmadan önce, tanımadığı için “Kime geldiniz?” diye sordu.
Baktım, işinin hakkını vermeye çalışan o genç adam, Yeni Şafak’tan da genç.
Şöyle cevap verdim: “Kendime geldim.”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.