Yazarlar Uluslararası ilişkilerden kim ne anlıyor?

Uluslararası ilişkilerden kim ne anlıyor?

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Uluslararası ilişkilerden bahsedildiğinde, sanıyor musunuz bu tabirden herkes aynı şeyi anlıyor?

Anlaşılanlar o kadar çok çeşitli ki birbiriyle alakası bile yok.

Misal, Laleli esnafından bazıları, kendi bulunduğu bölgedeki bavul ticaretini anlıyordu.

Kendince haklı.

Alan başka ülkeden, satan başka ülkeden.

Bundan âlâ uluslararası ilişki mi olur?

*

Bazıları da Rusya’dan veya Ukrayna’dan gelen müşterilerle kendi arasındaki özel ilişkiden bahsedildiğini düşünmekteydi.

Belki biraz da şakaya vurarak.

Ve yamuk ağızla sırıtarak.

Boynundaki ve bileğindeki altın zincirle oynamak da mizansenin parçası olsa gerek.

Salgın hastalık, durmadan kılık değiştiren virüs, ekonomik sıkıntılar, bir parça uluslararası ilişkileri sekteye uğratmışsa da, zincirli arkadaşlar, yakın zamanda düzeleceğini ümit ediyor.

Çeşitlerimiz bunlardan ibaret değil tabii.

Ama hepsini saymanın da gereği yok.

*

Biz şimdi bakalım, siyaset dünyasında uluslararası ilişkiler nasıl anlaşılmaktaymış.

Ana muhalefet cephesinden yapılan açıklama biraz fikir verecek gibi.

Ne gibisi, tam anlamıyla delil.

*

Uzun zamandır her gün sabahtan akşama erken seçim istemelerine rağmen, muhalefet kanadının henüz başkan adayı belli değil ya…

Pek çok isim yazılıp çiziliyor, dillerde adı eskitiliyor ya…

İsmi geçenlerin gönlünde yatan aslanın, arada bir, bir pençe atarak rakiplerini yok etmesi ihtimaller dâhilinde görülüyor ve her birinin yoğurt yiyişi de birbirinden farklı ya…

Biz dışarıdan bakanlar da sanıyorduk ki her şey kurallar çerçevesinde yaşanacak.

İçlerinden biri demokratik usullerle, adabına uygun şekilde öne çıkacak.

Onu beğenenler destekleyecek ve o destek verenler, diğer aday adaylarını ikna edecek.

Sonra sandığa bir çatı adayla gidilecek.

Netice: Ya herro, ya merro.

Hiç de böyle değilmiş.

Meğer uluslararası karar vericiler varmış.

Muhalefet kanadının yani ittifakın adayını günü gelince tayin edeceklermiş.

Buyurun size farklı bir uluslararası ilişki türü.

Hayrını görün.

*

Kimmiş bu karar vericiler?

Bilenler diyor ki ABD var, AB var.

(Moğolistan ile Afganistan olacak değil ya.)

Bilenler devam ediyor.

ABD’nin içinde şu kadar kanat, AB’nin içinde bilmem ne kadar ülke var.

Almanyası, İngilteresi, Fransası, Norveçi, İsveçi, Danimarkası vesairesi.

Görüyor musunuz bizim zannettiğimiz seçim, aslında kimlerin seçimiymiş?

*

Bunları duyunca, insan gerçekten hayret ediyor.

Hayretle yetinmiyor, bir de meraklanıyor.

O karar vericiler, acaba kararlarını nasıl bildiriyorlar?

Uygun gördükleri kişinin ismini antetsiz bir kâğıda yazıp, o kâğıdı taşa sarıp camdan içeri mi atıyorlar?

Pusulanın altında, imza yerine “Bir dost” ibaresiyle.

Cama isabet ettirmek de mesele tabii.

Bu zamanda binalar epeyce yüksek.

Hele yönetim katları…

Taşla atmak riskli olduğundan ulaşmayabilir onun yerine pullu zarflı, normal mektupla mı bildiriyorlar?

Telefon ederek mi?

Yahut mail ile mi iletiyorlar?

Çağın iletişim şekli değişti çünkü.

Yoksa bir adam gönderip şifahen mi söylüyorlar?

Malûm, yüz yüze görüşmenin etkisi başkadır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.