Yazarlar Yakın tarihe hafif bir dokunuş Suveyda

Yakın tarihe hafif bir dokunuş: Suveydâ

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Tarihe karşı ilgi maalesef zayıf. Çok kişi, yakın tarihe bile uzak.

Bugünü kurtarmaya çalışan ve daha ziyade geleceğe bakanlar için geçmiş, geçip gitmiş.

Hâlbuki dünü bilmeyen, yarına iyi hazırlanamaz.

Bunu bilir ve kabul ederiz ama çoğumuz için yüz yıl öncesi ile bin yıl öncesi arasında pek fark görülmez.

Bu yüzden geçmişin bilinmeyen, göz ardı edilen tarafları ister istemez karanlıkta kalıyor.

Kitaplarla filmlerle bu açığı kapatmaya çalışanların sorumluluğu büyük.

Bazı noktalara ışık tutma gayreti içinde olanlardan biri de yönetmen Mesut Uçakan.

*

Kelebekler Sonsuza Uçar’da şapka devrimini konu edinmişti.

Bugün seyirciyle buluşan yeni filmi Suveydâ’da ise harf devrimi ele alınıyor.

Önce kelimenin anlamına bakalım.

Türk Dil Kurumu’na göre Süveyda kelimesi kalpte olan siyah nokta ve kalpteki belirgin siyah benek olarak tanımlamaktadır.

Daha çok tasavvufçular arasında kullanılan bu kelime kalp kirliliği ve kalbin mertebeleri olarak tanımlanmaktadır.

(Filmin adı ‘Suveydâ’ olarak geçiyor.)

Mesut Uçakan “maddenin metafiziğe açıldığı kapı, basiret gözü, sırlar dünyasına geçiş” şeklinde ayrıntı vermekte.

*

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT’nin desteğiyle çekilen film, yönetmenin tabiriyle yakın tarihimize hafif bir dokunuş.

On bir yaşındaki kahramanımız Hâdim, hafız olmak istemektedir.

Dedesi olan hoca, Anadolu’nun ücra bir köyünde çocukları yetiştirirken, memlekette harf devrimi yapılır.

Daha yolun başında, büyük sıkıntılar yaşanır.

*

Genç kahramanımız aynı zamanda kuşlara ilgi duyar.

Hz. Süleyman gibi kuşların dilini öğrenmek ister.

Hafızlığı tamamlarsa, kuşdilini de öğrenebileceğine inanmıştır.

Kayseri Develi’de çekilen filmde bir de beyaz güvercin vardır.

Bazen rüyasında görür Hâdim onu.

*

Rüyada beyaz güvercin görmek, rüyayı gören kişi bekârsa, aile kuracağı ve hayırlı, ahlaklı, iyi anlaşabileceği bir eşe sahip olacağı şeklinde yorumlanır.

Rüya sahibinin hayatında güzel şeylerin olacağı anlamına gelir derler.

İyi amele yorulmaktadır.

Müjdeli haber, sevinç, mutluluk ve en önemlisi de barışı ifade eder.

Aynı zamanda kişinin muradına ereceğine, huzura kavuşacağına yorulur.

Rüya sahibinin rahat bir hayat geçireceğine işaret kabul edilir.

Filmde bir de şehit olmak gibi bir anlam verilmektedir ki bizi en çok ilgilendiren husus burası.

*

Basın gösterimi sırasında seyrettiğimiz Suveydâ filmi, en kestirme ifadeyle, devletin halkına yaptığı baskıyı anlatıyor.

Abartmadan, hafif bir dokunuşla.

Harf Devrimi sonrasında yakılan, çürüme ihtimali hesap edilmeden toprağa gömülen kitaplar…

Ellerine kelepçe takılıp götürülen hocalar…

Gizli saklı Kur’an-ı Kerim öğretme gayreti…

Türkçe ezan mecburiyeti…

Jandarma dipçiği, falaka…

İki jandarma arasında götürülüp, kefene sarılı dönen aksakallı dedeler…

Bilmem ki kimlerin ilgisini çeker?

*

Filmde çok hoş bir cami var.

Özellikle derme çatma inşa edilmiş tahta minaresi son derece orijinal.

Merdiveni dıştan dönüyor.

Birbiriyle yarışa girmiş köylerdeki gibi gösterişli, iki üç şerefeli değil, tam bir köy minaresi.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.