Yazarlar İçişleri Bakanı Soylu Genel yayılım bitti ama tedbirlerimize devam edeceğiz

İçişleri Bakanı Soylu: Genel yayılım bitti ama tedbirlerimize devam edeceğiz

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı

Perşembe günü iftar saatine yakın bir vakitte İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu aradığımda Kars’ta yürütülen terör operasyonun sonuçlarıyla ilgileniyordu.

“Bugün 7 terörist öldürdük Kars’ta. 4’ü gri listede” dedi.

PKK’nın sözü edilen bölgede konuşlanmış Çemçe isimli bir grubu varmış.

Soylu, bu grubun imha edildiğini söyledi.

İçişleri Bakanı ile, 4,5 ay önce yaptığımız televizyon programında bu meseleleri konuşurken, PKK’nın durumunu yansıtması için boks ringleri üzerinden ilgi çekici bir teşbihte bulunmuştu.

Yazının burasında aklıma geldi, onu da hatırlatayım:

“Bir boksör rakibini ringin köşesine sıkıştırmış artık onun hamle yapmasına fırsat vermeden sürekli indiriyor. Biz de sürekli indiriyoruz. O köşeden çıkması mümkün değil artık. Oradan soyunma odasına geçecek soyunma odasını da alacağız.

“GENEL YAYILIM BİTTİ. VİRÜS ETKİSİNİ KAYBEDİYOR”

Korona salgınının Dünya’yı yangın yerine çevirdiği bir ortamda, terörle mücadele gibi hassas bir konuda dikkatlerin dağılmaması önemli.

Diğer yandan, sosyal hayatı alt üst eden bu salgının şu an için salt bir ‘sağlık konusu’ olmadığı da ortada.

Herkes, bütün bakanlıklar, bu konuya odaklanmış durumda.

Türkiye’de Kovid-19 önlemleri kapsamında alınan önlemlerin ciddi bir bölümü İçişleri Bakanlığı’nın uhdesinde yürüyor.

Konuşmamızda Bakan Soylu’ya hem gidişat, hem de normalleşme sürecine ilişkin alınacak muhtemel kararlarla ilgili sorular yönelttim.

Oraya gelmeden önce küçük bir parantez açayım.

Korona meselesi, öncelikli olarak ‘sağlık’ alanına giren bir konu olduğu için, bir İçişleri Bakanı’nın salgının gidişatına dair yorumlarını ihtiyat payı bırakarak değerlendirme ihtiyacı olabilir.

Ancak Süleyman Soylu, bu alanda söz sahibi olan, itimat ettiği bilim adamları, enfeksiyon uzmanları ile sürekli temas halinde imiş.

Kendi önüne gelen verileri, işin uzmanlarından aldığı bilgi/verilerle birleştirerek analizler yapıyor, gidişata dair değerlendirmelerde bulunuyor.

Bu bilgileri de aktardıktan sonra, konunun en ilgi çekici bölümüne yani, Bakan Soylu’nun “Gidişat nasıl” şeklindeki soruma verdiği cevaplara gelebiliriz.

Şöyle diyor Soylu:

“81 ili takip ediyorum. Genel yayılım bitti. Bu sona erdi. Virüs etkisini kaybediyor. Parça parça belli alanlarda, mesela bir cenazede 25 kişi çıkabiliyor ama genel yayılım bitti. Ben virüsün etkisini kaybettiğini düşünüyorum. Bu önemli ama biz tedbirlerimize devam edeceğiz.”

Görüldüğü üzere İçişleri Bakanı Soylu, korona salgının geldiği noktaya ilişkin değerlendirme yaparken iyimser bir noktada duruyor.

Virüsün etkisini kaybetmeye başladığını düşünmesi önemli.

Mart ortalarında bu salgının ülkenin tek gündemi haline geldiği günlerde Bilim Kurulu Üyeleri’nden havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte virüsün etkisini yitirebileceği yönünde görüşler geliyordu.

Ama kesin değil.

Bir umut, bir beklenti, kıymet ölçüsü yüksek bir ihtimal anlamında bu görüşler serdediliyordu.

Kovid-19’un yüzde 85/90 oranda aynı benzer özelliklerini taşıyan, bu nedenle de bu virüsün anası olarak kabul edilen Sars virüsü 2002 yılında Haziran sonu gibi kendiliğinden mutasyona uğrayıp etkisini yitirmişti.

Umut, beklenti, ihtimal derken bunlara dayanak teşkil eden en önemli veri bu.

Her durumda günlük yeni vaka sayısının 2 binlerin üstünde seyrediyor olması, (Perşembe akşamı itibarıyla) bu işin ciddiyetinin elden bırakılmaması gerektiğini bizlere gösteriyor.

Bu da toplumun rehavete kapılmamasına bağlı.

Mayıs ayına yeni girdik ve virüsün sönümlenme sürecine girip girmediğini bu ay içerisinde önümüze gelecek veriler ortaya koyacak.

Zaten Süleyman Soylu, “Biz tedbirlerimize devam edeceğiz” derken, işin sıkı tutulacağını dile getirmiş oluyor.

“ELAZIĞ DEPREMİNDE BİZİ ŞEHİR HASTANESİ KURTADI”

İçişleri Bakanı Soylu, korona salgının Haziran ayından itibaren gündemden yavaş yavaş çıkacağını düşünüyor.

Virüsün etkisini yitirmesiyle birlikte konunun bugün olduğu gibi bütün bakanlıkların değil, sadece sağlık bakanlığının ilgilenmeye devam edeceği bir alana evrileceğini tahmin ediyor.

Soylu ile konuşmamızda Şehir Hastaneleriyle ilgili tartışmalarda gündeme geldi.

Kendisi, Ocak ayında Elazığ depremi olduğunda kendisi uzun süre kentten ayrılmamış, Elazığ’ın deprem yaralarının sarılmasıyla yakından ilgilenmişti.

Soylu, o tecrübeden yola çıkarak, “Elazığ depreminde bizi şehir hastanesi kurtardı. Korona ile ilgileniyoruz ama deprem de etrafımızda dolanıyor” diyor.

Demek ki sadece bugünlerde olduğu gibi salgın zamanlarında değil, başka felaketler olduğunda da (Allah esirgesin) Şehir Hastaneleri önemli bir fonksiyon icra edebilecek durumda.

Bu tartışmalar yapılırken işin bu kısmı gözden kaçırılmamalı.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.