Hem okuyor! Hem oynuyor!

00:0028/08/2014, Perşembe
G: 12/09/2019, Perşembe
Münir Üstün

Henüz 10 yaşındayken İzmir- spor"un alt yapısına yazılıyor. Antremana çıktığı ilk gün şans mı? Şansızlık mı? Kolu kırılıyor. Bu sakatlıktan sonra futbolu bırakmayı bile düşünüyor. İyileştikten sonra yakın çevresinin de etkisiyle Altay"da futbol hayatına devam ediyor. Çünkü futbol sevgisi ağır basıyor. 2003 yılında lisansı çıkıyor ve Altay takımında futbol oynamaya devam ediyor.Babası elektrik mühendisi, annesi çevre planlamacısı. Baba bir dönem Uşakspor"da futbol oynuyor fakat geçirdiği bir ameliyat

Henüz 10 yaşındayken İzmir- spor"un alt yapısına yazılıyor. Antremana çıktığı ilk gün şans mı? Şansızlık mı? Kolu kırılıyor. Bu sakatlıktan sonra futbolu bırakmayı bile düşünüyor. İyileştikten sonra yakın çevresinin de etkisiyle Altay"da futbol hayatına devam ediyor. Çünkü futbol sevgisi ağır basıyor. 2003 yılında lisansı çıkıyor ve Altay takımında futbol oynamaya devam ediyor.

Babası elektrik mühendisi, annesi çevre planlamacısı. Baba bir dönem Uşakspor"da futbol oynuyor fakat geçirdiği bir ameliyat sonrası bırakmak zorunda kalıyor. Anne ise futboldan bir o kadar uzak! Fakat Oğulcan"ı antremanlara annesi götürüp getiriyor. Annesinin, Oğulcan"ın üzerindeki emeği çok büyük!

Her iki ayağını da çok iyi kullanabiliyor. Stoper mevkiinde oynuyor, Pique ve Puyol"u çok beğeniyor. Onlar gibi yıldız olmak istiyor. Puyol"un hırsı, Pique"nin oyun kurma mantığını kavramaya çalışıyor. "Nerede o eski stoperler" demiyor. Oyuna katkısı olan, oyun kurabilen bir stoper olmayı hedefliyor. Savunma oyuncusu olarak oyunu okuyuşu, topu oyuna sokabilme becerisi, uzun boylu olmasına rağmen ağır olmayışı Oğulcan"ın en belirgin ve iyi özellikleri arasında sayılıyor.

Altay"da oynarken Ferhat Südoğan hoca tarafından U-15 Milli takımına çağrılıyor. İlk milli maçı Fethiye"de oynanan Hollanda karşılaşması oluyor. Çok heyecanlanıyor maça çıkarken. Ama ilk topla buluşmasından sonra heyecan yerini tecrübeye bırakıyor ve rahatlıyor. Takım maçı 4-1 kazanıyor. Oğulcan başarılı bir performans gösteriyor ve herkes tarafından takdir ediliyor.

15 yaşından bu yana aralıksız olarak Genç Milli Takımlarımızın formasını giyiyor! 1461 Trabzon"un önemli oyuncularından biri. 22 yaşında bir oyuncu için 51 milli maç oldukça önemli bir tecrübe!

Oğulcan aynı zamanda Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu"nda eğitimine devam ediyor. Diğer taraftan dil eğitimi alıyor. Vazgeçilmez bir stoper olmak istiyor.

Bir ara futbolun yalanlarından bıktığını söyleyip, bırakmayı bile düşünecek kadar asil bir gençtir kendisi. Kolay değil bu sistemde futbolcu olmak! Menajer bataklığı ile uğraşmak hiç kolay olmasa gerek!

Bu gencecik yıldız adaylarını birileri yetiştiriyor elbette...

Bu hocalarımızı anmak ve onlara teşekkür etmek gerekiyor...

Teşekkürler, Zafer Bilgetay hoca"ya...

Teşekkürler, Ferhat Südoğan hoca"ya...

Teşekkürler, Metin Çekiçler hoca"ya...

Teşekkürler, Kemal Özdeş hoca"ya...

Teşekkürler, Coşkun Demirbakan hoca"ya...

İyi ki varsınız...