
Abdülhak Hâmid''in savaş aleyhtarlığı ile savunmanın kudsiyetini birleştiren manzum tragedyası Eşber (1880), aynı zamanda bir cihangirin (İsmender) kazanma ihtirası ile saadeti arasındaki çatışmayı da içermektedir.
İskender Dârâ''yı yendikten sonra doğuya doğru ilerler. Pencap hükümdarı Eşber''in kızkardeşi Sumru ona görmeden âşık olmuştur. Sonra iki sevgili buluşurlar. İskender Pencap''ı da fethetmek, Eşber ise yurdunu savunmak durumundadır. Yani savaş kaçınılmaz. Sumru bu savaşı engellemek için çok uğraşır, ancak başaramaz. Sonunda mukadder âkıbet gerçekleşir; Pencap düşer, İskender''in bütün sevdikleri ölmüştür. Savaş meydanındaki cesetler arasında dolaşan cihangir, hocası Aristo''ya sorar:
-Bu nedir?
Aristo''nun cevabı kısa ve nettir:
-Zafer veya hiç...
Savaş filmlerini sevmiyorum. Yine de sinema merakımı yenemeyerek hem Spielberg''in Er Ryan''ı Kurtarmak''ını, hem de Malick''in İnce Kırmızı Hat''tını gördüm.
Spielberg''in filmi esasen Amerikalılar''ın (Onlar bunu hiç ihmal etmiyor) iman tazeledikleri bir film. Baştaki belgesel formda çekilmiş natüralist savaş sahneleri (15-20 dakika) hariç gerisi bayağı bir "destan." Spielberg yeni nesillerin kulağını büküyor: "Sizin için ölenleri unutmayın."
İnce Kırmızı Hat için çok şey söyleniyor. Bu çok şey içinde beni çeken yönetmenin tabiata yaklaşımı oldu. Savaş atmosferinde bile olsa insan-tabiat münasebetini gözden kaçırmamış imiş. Bakalım ne yapmış diye gittim.
Evet, doğru. Özellikle o yüksek otların kapladığı tepeler. Rüzgârda bir o yana, bir bu yana salınan otlar ve üzerlerinden uçup giden mermiler. Yeşil, uzun otlar ve yeşil üniformaları ile bu otların içine saklanan, otlarla neredeyse "bir" olmaya çabalayan askerler. Su, orman, yaprak, ışık, tek-tük hayvan görüntüleri o kadar önemli değil. Belki Homeros''tan mülhem "pembe parmaklı şafak" ile, gün batımları. Yerlilerin âsude hayatlarına ait o oryantalist "yeryüzü cenneti" de beni çekmedi.
Evet, o yüksek yeşil otların arasında korkudan titreşen askerler "İnsanlık tek bir ruhtur ve bizler onun parçalarıyız/Savaş insanı asilleştirmiyor, ruhunu zehirliyor/Bize bahşedilen iyliği nasıl kaybettik, elimizden kaçırdık/Sevgi nereden geliyor, içimizde bu ateşi yakan kim?" benzeri cümleler kurabilir; hatta daha ileri giderek "Niçin savaşıyoruz, bir toprak parçası için mi?" diyebilir. Bütün bunların "Doğu mistisizmi" vb. ile ilgisi yok. Yok çünkü karşı taraf (Japonlar veya mağluplar) fevkalade zelil, kişiliksiz çizilmekte. Buna mukabil ABD askerlerinin korkakları, müteredditleri dahi "derin" çizilmiş. Ayrıca altyazılarda ifade edilen düşüncelerin (ki bunlar çokluk şiirsel metinler) iç seslerin, doğru tercüme edilip edilmediği konusunda şüphelerim var. Herneyse.
İnce Kırmızı Hat, Spielberg''in filmine kıyasen daha içten ve derin.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.