Yazarlar En güçlü devlet ordusu en büyük olan devlet değildir

En güçlü devlet ordusu en büyük olan devlet değildir

Nazif Gürdoğan
Nazif Gürdoğan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Devlet siyasal, kültürel, ekonomik kurum ve kuruluşlarıyla, birbirlerine bağımlı, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma içinde olan bir bütündür. Nasıl özel alandaki yarışta, sürekli büyük ve güçlü kuruluşlar başarılı olmazsa, kamu alanındaki yarışta da, sürekli hiyerarşik ve bürokratik kurumlar güçlü ve kalıcı olmaz. Devletler arasındaki ekonomik ve siyasal güç sıralamasında, orduları büyük olanların, devletleri her zaman güçlü olmaz.
*
Yirminci yüzyıl, bütün dünyada ordu gibi yapılanan, katı hiyerarşik ve tavizsiz bürokrasiye önem veren devletlerin yüzyılı oldu. Onlar doğal hayatta ayakta kalan canlıların, tırnak ve dişlerinin kanlı olması gibi, güçlü devletlerin de ellerinin silahlı olması gerektiğine inandılar. Bu yüzden, büyük küçük bütün devletler, ordulara ve silahlanmaya hesapsız yatırımlar yaptı. Orduların katı hiyerarşik yapıları, kamu ve özel bütün kurum ve kuruluşların en gözde modeli oldu.
*
Tarihte köklü dönüşümlerde, referans alınan ana olgular vardır. Endülüs'ün sonu, Amerika'nın bulunuşu dünyanın, birinci Dünya Savaşı Ortadoğu ve Türkiye'nin, İkinci Dünya Savaşı Avrupa'nın tarihinde büyük çalkantılara yol açan, yön değiştirici ana referans olguları kabul edildi. Ordu benzeri yapılanan kurum ve kuruluşların yerine, orkestra benzeri yapılanan kurum ve kuruluşların geçmesinin ana referans olgusu olarak da, Amerikalıların Irak'ı işgali, tarihteki yerini aldı.
*
Moğolların kan dökmede sınır tanımayan ordularının Bağdat'ta sağladıkları üstünlük gibi, Amerika'nın uçak gemileriyle desteklenen devasa ölüm makinası da, Irak'ta ezici bir üstünlük sağladı. Ancak Amerika'nın cephede gösterdiği başarı, petrol denizi üzerinde yüzen Irak'ın ekonomisine yansımadığı gibi, dünya bilgeliliğinin ana merkezi, Bağdat'ın yönetimine de yansımadı. Abbasilerin Bilge Halifesi Harun Reşit'in başkenti Bağdat, Ortadoğu'da “Ögrütlü Terör”ün açık üniversitesi oldu.
*
Amerika'nın Irak'ı işgalinden sonra, dünya bilinen dünya özelliklerini bütünüyle yitirdi, hiç bilinmeyen bir dünya oluşmaya başladı. Oluşmakta olan dünya, eni ve boyu altın oranda tasarlanmış akıllı telefon, bir bilgisayar, bir televizyon ekranı kadar küçüldü. Ancak küçük dikdörtgen ekranın, kapsama alanı çok büyüktür. Telefon ekranına sığıdırılan dünyada, bütün devletler bir devlet, bütün kurumlar bir kurum, bütün kuruluşlar bir kuruluş, bütün insanlar bir insandır.
*
Sınırsız dünyanın önde gelen gözlemcilerinden Kenichi Obmae'nin, “Yeni Küresel Sahne” kitabında vurguladığı gibi: Çin'in Silikon Vadisi Dalian teorik olarak Pekin yönetimine bağlıdır. Ancak dünyanın teknoloji kentleriyle olan bağları, Pekin'le olan bağlarından çok daha büyük, çok daha önemlidir. Artık devletler arasında tam ekonomik bağımsızlık değil, tam ekonomik bağımlılık vardır. Hiçbir devlet tek başına ayakta kalamaz.
*
İletişim ağlarının yedi milyar insanı birbirine bağladığı mobil dünyada ülkelerin bayraklarını taşıma görevi, generallerden girişimcilere geçmiştir. Apple'in olduğu yerde Amerika vardır, Suriye vardır, Türkiye vardır, Nepal vardır, dünya vardır. Bir ülke dünyadır, dünya bir ülkedir.
*
Düz ekranda hiyerarşi, bürokrasi, petrol yoktur.
*
İnsanların milliyetleri değil marifetleri önemlidir.
*
Tarihin olguları değişmez algıları değişir.
*
Bir insan ağlarken bir insan gülmez.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.