RTÜK ve enerji ihalesi

00:005/06/1999, السبت
G: 9/09/2019, الإثنين
Nazlı Ilıcak

İrticanın ayak seslerini iyi izleyemiyor gerekçesiyle, RTÜK Yasası değiştirilecekmiş. Milli Güvenlik Kurulu''nda bu istikamette karar verilmiş. Toplantıya, RTÜK Başkanı Kutlu Savaş da iştirak etmişti. Savaş''ın, hangi irticai yayının iyi izlenmediği sorusuna, müşahhas bir karşılık alamadığı belirtiliyor.RTÜK''ün yapısıRTÜK üyelerini Meclis seçiyor. 5''i iktidar partilerinin, 4''ü muhalefet partilerinin göstereceği bir misli aday arasından bu seçim yapılıyor. Üst Kurul üyelerinin görev süresi 6 yıl.

İrticanın ayak seslerini iyi izleyemiyor gerekçesiyle, RTÜK Yasası değiştirilecekmiş. Milli Güvenlik Kurulu''nda bu istikamette karar verilmiş. Toplantıya, RTÜK Başkanı Kutlu Savaş da iştirak etmişti. Savaş''ın, hangi irticai yayının iyi izlenmediği sorusuna, müşahhas bir karşılık alamadığı belirtiliyor.

RTÜK''ün yapısı

RTÜK üyelerini Meclis seçiyor. 5''i iktidar partilerinin, 4''ü muhalefet partilerinin göstereceği bir misli aday arasından bu seçim yapılıyor. Üst Kurul üyelerinin görev süresi 6 yıl. Üçte biri iki yılda bir yenileniyor.

Böyle demokratik bir yapıyı içine sindiremeyenler var. İllâ, Radyo Televizyon Üst Kurulu''nun da, milletin temsilcileri ile ilgisi kesilecek. Aynen YÖK gibi, Milli Güvenlik Kurulu''ndan brifing alarak, irticacı avına çıkacak.

İhale yasağı

Beni ilgilendiren bir başka mesele daha var. RTÜK Yasası değiştirilirken, geçen dönemdeki gibi televizyon sahiplerinin ihaleye girme yasağı da kaşla göz arasında kaldırılacak mı?

Geçtiğimiz günlerde Fazilet Partisi''nden Veysel Candan, elektrik dağıtım santrallerinin ihalesi konusunda, gündem dışı bir konuşma yaptı, bu arada medya ile hükûmet arasındaki menfaat ilişkilerine temas etti.

Bunun üzerine Parlamento''da karşılıklı bir aklanma mücadelesi yaşandı. MHP''li Grup Başkan vekili İsmail Köse, kendilerinin olduğu yerde hırsızlık olmayacağı teminatını verdi. DSP''li eski Enerji Bakanı Ziya Aktaş, 11 Ocak 1999''dan itibaren yeni hükûmet kurulana kadar görev yaptığını, Veysel Candan''ın dile getirdiği konuların (yani suistimal iddialarının) 55''inci hükûmetin uygulamaları olduğunu söyledi ve ilave etti: "Sadece MHP değil, DSP de dürüst partidir."

ANAP Grup Başkan vekili Zeki Çakan da söz aldı, tabii o da ANAP''ı savundu. Anavatan''ın suistimallere karşı direnen dürüst bir parti olduğunun altını çizdi.

Yücelen''in sözleri

Bu arada, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer hazır bulunmadığından, onun yerine Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen konuştu; tamamen eksik bilgiye dayanan açıklamalarda bulundu. Bütün devir sözleşmelerinin usulüne uygun gerçekleştiği ve Danıştay''dan vize alındığı mesajını verdi.

Kazım Yücelen özetle şunları söyledi:

"İhaleye katılan firmaların tekliflerinin kabulü, Sayın Recai Kutan''ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı zamanında gerçekleşmiştir. Onun onayı ile yapılmıştır. Teklif yapılarının Radyo Televizyon Yasası''na uygunluğu Danıştay Dava Daireleri Kurulu''nca tescil edilmiştir."

Yücelen''e göre, bir usulsüzlük varsa sorumlusu Recai Kutan''dır; zaten bir usulsüzlük bulunmadığı, Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu''nca da tescil edilmiştir.

Şimdi biz de bildiğimiz gerçekleri anlatalım.

Kayıp kaçak oranı

Santrallerin ilk değerlendirmesi Recai Kutan döneminde yapıldı. İlk değerlendirmede, meselâ Avrupa yakası elektrik dağıtım santralinde, Park Holding, rakibi Doğan Holding''e göre, 270 milyon dolar daha avantajlıydı.

Refahyol Hükûmeti yıkıldı, Mesut Yılmaz Hükûmeti kuruldu. İşte o dönemde, aradaki 270 milyon dolarlık farka rağmen, ihaleyi Doğan Holding kazandı. Holding temsilcileri, kayıp kaçak miktarını, işe başlar başlamaz % 19''a, 7 yıl sonunda da % 8''in altına düşürecekleri taahhüdüne girerek 270 milyon dolarlık farkı aşabildiler. Şu anda, kayıp kaçak oranı % 30 olduğuna göre, ilk merhalede % 19 oranına inmek pek mümkün görünmüyor. Nitekim 55''inci hükûmet döneminde firma yetkilileri, 1995''te kayıp kaçak oranının sadece %23 olduğunu, hesabın buna göre yapıldığını hatırlatarak, 4 puanlık bir düşüşün yeterli bulunmasını talep etmişlerdir. Böylece Doğan Holding kayıp kaçak oranını % 19 yerine % 26''ya düşürmekle kifayet etmek istemiştir. Bu yüzden Doğan Holding mükellefiyetinden kurtulmaya çalışıyor. O dönemde Enerji Bakanlığı bürokratları, devleti büyük zarara sokacak böyle bir teklifi red ettiler. Ama belki yeni hükûmette, pazarlık sürebilir. Bu husus çok önemli, zira kaçak miktarı, hedeflenen orana düşürülemediği takdirde, elektrik dağıtımını üstlenen Doğan Holding -sanki satış gerçekleşmiş gibi bedelini devlete ödeyeceği için- büyük zarara uğrayacaktır.

Demek, takib edilmesi gereken konulardan biri, ilk taahhüt edilen kayıp kaçak oranlarının aynen kalması hususudur.

Rekabet Kurulu''nun şartları

Tabii mesele bununla da bitmiyor. Danıştay''ın onayından geçen dağıtım santralleri sözleşmesinde, Rekabet Kurulu''nun şartları yer almamıştır. Bu şartlar Danıştay''dan saklanmıştır. Açıklayalım:

Rekabet Kurulu Kanunu''na göre, devir işlemlerinin hukuki geçerlilik kazanması, Rekabet Kurulu''nun onayına bağlı. Rekabet Kurulu, bu sözleşmelere şartlı onay verdi. 4 şartının ikisi, Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu''ndan gizlendi. Rekabet Kurulu''nun gözden saklanan, sözleşmeye dahil edilmeyen iki şartı şuydu:

1- 1 megavattan fazla enerji kullanan şirketlerin, arzu ettikleri takdirde başka bir dağıtım bölgesinden elektrik almak üzere mukavele yapabilmeleri imkânı.

2- Devletin tek bir elektrik tarifesi belirlemek yerine, sadece, satış fiyatında alt ve üst sınırı göstermesi ve tüketiciye tercih fırsatı vermesi.

Bu iki şart sözleşmeye dahil edilseydi, imtiyaz bölgelerini belirleyen ve bir bölgede tek bir şirketin satış yapması mecburiyetini getiren; fiyatın nasıl tesbit edileceğini kararlaştıran ihale şartnamesine ve hatta 3096 sayılı Yap İşlet Devret Kanunu''na aykırı bir durum ortaya çıkacaktı.

Herhangi bir vatandaşın Danıştay''a müracaatı ile, sözleşme iptal edilecekti. Bu yüzden Yılmaz Hükûmeti döneminde, Rekabet Kurulu''nun iki şartı sözleşmeye konulmadan, Danıştay onayına sunuldu.

Rekabet Kurulu kıyameti koparabilirdi, koparmadı. Rekabet Kurulu Başkanı Aydın Ayaydın''ın ANAP milletvekili seçilmesini, bu sükûta bağlayanlar var ama pek ihtimal vermiyoruz.

Demek, sözleşmenin onayında bazı sakatlıklar mevcut.

Eğer Rekabet Kurulu şartları, Yap İşlet Devret Kanunu''na aykırıysa, Kurul kararının iptali için, Danıştay''a başvurmalı ve sözleşme onaylanmadan önce, yargı organının bu husustaki kararı beklenmeliydi. Danıştay İdari Dava Daireleri, Rekabet Kurulu''nun iki şartını ihtiva etmeyen bir sözleşmeyi onaylamıştır.

Danıştay''daki durum

Meclis''te, milletvekillerine bilgi veren Rüştü Kazım Yücelen, her şey olup bitmiş, Danıştayca onaylanmış izlenimini yarattı. Oysa gerçekler farklı.

Dağıtım santrallerinin ihalesinin, RTÜK Yasası''nın 29''uncu maddesi (% 10''dan fazla pay sahiplerine getirilen ihaleye katılma yasağı) açısından denetlenmesi sona ermedi.

Sadece Danıştay 10''uncu Dairesi''nin verdiği, yürürlüğü durdurma kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından, 8''e karşı 9 oyla (kıl payı farkla) kaldırıldı.

Yürürlüğü durdurma kararı kalktığı için ve Rekabet Kurulu kararları da göz ardı edilerek, Danıştay İdari Dava daireleri Genel Kurulu, sözleşmeyi onayladı.

Ama dava, esas açısından Danıştay 10''uncu Dairesinde sürüyor.

Neden farklı değerlendirme?

10''uncu Daire RTÜK Yasası''nın 29''uncu maddesi bakımından, % 10''luk sınırın aşıldığını iddia ederken Genel Kurul, neden aksi kanaati taşıyor?

Konuyu açalım:

Danıştay 10''uncu Dairesi''nin, meselâ Zigana Elektrik Dağıtım A.Ş. hakkındaki kararı şöyle: "20. Görev bölgesinde görevlendirilen Zigana Elektrik Dağıtım AŞ''nin, Doğan Şirketler Grubu AŞ, Adilbey Holding AŞ, Doğan Dış Ticaret AŞ, Fiba Holding AŞ, Tekser İnşaat AŞ''den kurulduğu tesbit edildi. Zigana Elektrik AŞ''yi meydana getiren şirketlerin hissedarlarının, DTV Haber ve Görsel Yayın AŞ ünvanlı yayın kuruluşunda, RTÜK Yasası''nın 29''uncu maddesi uyarınca, Devlete karşı bir taahhüt işini kabul edemeyecek oranda, % 10''dan fazla hisseye sahip oldukları anlaşıldı."

10''uncu Daire, "%10''dan fazla hisse mevcut" diyor. Genel Kurul buna karşı çıkıyor. Çünkü 10''uncu Daire haklı olarak, ihaleye giren şirketlerin televizyondaki paylarını topluyor. Genel Kurul, ayrı ayrı hesap ediyor. Oysa, zaten herkes gibi, Genel Kurul üyeleri de biliyor ki, televizyon kanallarında bu kişilerin, % 10''un çok üstünde hisseleri var. Kanuna karşı hile yapılarak, uydurma isimlerle, şekil şartları yerine getirilmeye çalışılmıştır.

10''uncu Daire, esas hakkında incelemesini sürdürüyor. Fakat, Enerji Bakanlığı, kararı beklemeden, medya ile ilişkilendirilen 4 santralin de, devir işlemlerini önümüzdeki günlerde tamamlayacak.

MHP ve DSP''ye çağrı

MHP ve DSP, temiz parti olduklarını söylediler. O zaman, haydi, medya oligarşisini karşılarına almak pahasına, şu usulsüzlüklere müdahale etsinler.

1- Kayıp kaçak oranı yeniden müzakere edilmesin

2- Rekabet Kurulu''nun şartlarına uyulsun.

3- RTÜK Yasası''nda, ihale yasağı katiyen kalkmasın ve medya kuruluşları ile irtibatlı görülen santrallerin sözleşmesi imzalanmasın.

Daha fazla bilgi almak isteyenler, RTÜK açısından ihalelere karşı dava açan Enerji Yapı Yol Sen''e, Tes-İŞ''e veya Elektrik Mühendisleri Odası''na müracaat edebilirler.