
‘Politico’, “14 Mayıs seçiminin dünya sahnesinde önemli sonuçları olacak; Avrupa ve Ortadoğu’da güvenlik üzerinde büyük baskı oluşturacak. Türkiye’nin NATO’daki rolünü, ABD, AB ve Rusya ile ilişkileri, göç politikası, Ukrayna savaşını ve Doğu Akdeniz’deki gerilimleri nasıl ele aldığını belirleyecek” yazıyor.
Bu dahi küçük haritadır…
The New York Times, ‘Seçimler dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri ve ABD’nin NATO müttefiki Türkiye’yi yeniden şekillendirebilir’ diyor.
Dost, düşman dünya ülkelerinin gözü buradayken, İyi Parti 3000 maddelik seçim beyannamesinin ancak son iki sayfasını ‘Türk dış politikası’na ayırmış. 90 küsur maddelik ‘beyanname özeti’nde ise hiç yok. Böylesi ‘sadelik’ ne demek?
Hak getire…
Yani?.. Arzın merkezindeki ülkenin dış politikası için ellerinde tek strateji, plan yok. İlk maddeyi ilk düğme sayarsanız, gerisini iliklemenize de gerek yoktur.
‘Doldur-boşalt’ ve temenni maddelerine yer ayıramayacağız. Ne kastettiğimiz anlaşılsın için örnek verelim sadece; “Türkiye’mize bölgesinde ve dünyada hak ettiği saygınlığı yeniden kazandırarak ülkemizi yeniden güvenilir, güçlü ve etkin bir uluslararası aktör konumuna getireceğiz”… (Say: 293, Madde: 7)
Konvansiyonel cümleler.
İkinci grup maddeler de, Dışişleri Bakanlığı’nın kurumsal yapısına ilişkin, konsolosluk işleri, atamalar, üniversite ve STK’larla işbirliği gibi genel-geçer ifadeler.
Kalanlara bakalım…
“Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimizdir. Tam üyelik sürecinin diyalog, adalet ve eşitlik çerçevesinde tamamlanması için çalışacağız”…
Olur-olmaz ayrı konu, peki, Avrupa Birliği ne durumda? Şu an Ankara’nın AB politikaları hangi noktada? Biliyoruz ki Türkiye-AB ilişkileri tarihinin dip noktasında. Hatta lafını esirgemeyen kimi uzmanlar, ‘iki taraf da karşıdakiler iptal etse de kurtulsak diye bakıyor’ yorumlarını yapıyorlar.
Bunlar?
Peki, hiç mi stratejik yönelim işareti yok?
Var…
Budur!
Bu maddeyi birinci yapsalardı da yine gerisine gerek kalmazdı. ‘NATO’ya ABD’ye, IMF’e, Dünya Bankası’na, Avrupa Birliği’ne, Londra’ya”, hâlâ mevcut olsa ‘CENTO’ya bile bağlıyız’ sözüdür bu.
Madde 20: “Türkiye’nin yeniden F-35 projesine dönmesi için girişimlerde bulunacağız”…
İyi Parti, resmi açıklamaları ortada, Ukrayna savaşında Batı’nın yanındadır, İyi Parti iktidarda olsaydı İsveç çoktan NATO üyesiydi ve Üçlü Muhtıra falan hiç yoktu.
Ama son madde.. Bambaşka…
İyi Parti, on yıllardır süren Türkiye-Batı/ABD ilişkilerinden hiç ders çıkarmamış. Kaldı ki bunlar yarım ağız söyleyebildikleri. İktidarda olsalar.. Hele CHP ve HDP ile birlikte..
Allah korusun…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.