kadırga esnafı

00:003/05/2010, Pazartesi
G: 3/09/2019, Salı
Osman Akkuşak

sevgili okuyucularım;çemberlitaş''tan, piyerloti caddesi (bayırı) ile varılan kadırga semti; doğuda sultanahmet ve küçükayasofya, batıda nişanca ve kumkapı ile, güneyde ise denizle çevrilmiş oldukça geniş bir bölgenin adıdır.. denize bitişik kısmı düzlük, çemberlitaş''a, sultanahmet''e uzanan kısmı eğimlidir.. düzlükle nihayete erdiği yerde, yani kadırga karakolunun kadırga parkının, cinci meydanı''nın bulunduğu yerlerde birkaç asır evvel deniz varmış.. tabiatıyla marmara denizine bitişik bu limanda

sevgili okuyucularım;

çemberlitaş''tan, piyerloti caddesi (bayırı) ile varılan kadırga semti; doğuda sultanahmet ve küçükayasofya, batıda nişanca ve kumkapı ile, güneyde ise denizle çevrilmiş oldukça geniş bir bölgenin adıdır.. denize bitişik kısmı düzlük, çemberlitaş''a, sultanahmet''e uzanan kısmı eğimlidir.. düzlükle nihayete erdiği yerde, yani kadırga karakolunun kadırga parkının, cinci meydanı''nın bulunduğu yerlerde birkaç asır evvel deniz varmış.. tabiatıyla marmara denizine bitişik bu limanda birçok kadırga yani eski zaman gemisi bulunurmuş.. demirli vaziyette dinlenir ve sefer hazırlığı yaparmış.. kadırga adı oradan geliyor..

deniz, zamanla taş ve toprak gibi dolgu maddeleriyle doldurulmuş ve bugünkü hale gelmiş.. daracık yollar, eski evler ve tarihi eserlerle dolu bu şirin bölgeyi gezmek, seyretmek ve zevkine varmak lâzımdır..

*

kadırgalılar âdetâ küçük bir anadolu kasabası gibi hep birbirini tanır.. karakola bitişik bahçeli kıraathanenin sahibi arif bey, bu semtin en eskilerindendir.. karakolun yanındaki parkın yapılışını hatırlıyor.. vali fahrettin kerim yaptırmış.. karakolun karşısındaki şarküteri marketi, semtin manevi büyüklerinden halid baba''nın üç oğlunun en büyüğü hamza ipek''in işlettiği küçük bir dükkandır.. istanbul''un dört köşesinden peynir zeytin almaya gelirler.. hamza bey''in işi gücü; tanıdığı, tanımadığı hastaları, dostu olan doktorlara tedavi ettirmektir.. bir de cenazeleri toprağa emanet ederken mevtaları uğurlamak.. garip tabakasından en üst tabakaya kadar birçok dostu vardır.. istanbul''un manevi büyüklerinden erol yiğitalp ve ali yalçınkaya gibi yakın arkadaşlarıyle kadırga semtinde bir iyilik, kardeşlik ve dostluk ışığı saçar durur.. hamid kaplan''ı andıran oğlu tolga ise eski dünya şampiyonlarındandır.. hamza bey, dert sahibi hastaları, bilhassa meşhur cerrah prof. mehmet kurdoğlu ve haseki dahiliye şefi baki kumbasar gibi doktor arkadaşlarına gönderir.. ve onların duasını alır..

hamza bey''in bitişiğinde taze ekmek kokuları neşredip duran demir ekmek fırını vardır.. ekmekler, bilhassa çavdar ekmeği çabuk tükenir.. öbür bitişikte ise erol saruhan''ın ve turgay bostan''ın yanyana duran büfeleri vardır.. aynı sıradaki bu dört dükkanın tam karşısında bizim manav hikmet bulunur.. zerzevatın ve meyvanın en iyilerini satar.. hakettiği parayıda alır..

piyerloti caddesinden ayrılmış bir kol olarak aşağı inen bu yoldan geçen araçlar burada durarak meyva, peynir, tost, sandoviç gibi yiyecek paketleri sardırıp yollarına devam eder.. piyerloti caddesinin sonunda ve tam karakolun karşısında ise erkan-hakan kardeşlerin taksi merkezi vardır.. burada halisüddem çay içer ve televizyon seyredebilirsiniz.. ve şoförlerin bilgi ve haber dolu konuşmasını dinleyebilirsiniz..

taksi merkezine bitişik berber ziya ise, diğer berberlerin aksine pek konuşmaz, konuşunca da bayağı ciddi laflar eder.. benden de pek cüz''i bir traş ücreti, ancak alabilir.. başımda saç denecek birşey yok ki saça göre ücret olsun.. fakat ziya kibardır; memnun mu, değil mi belli etmez.. hani derler ya: böyle başa böyle traş.. bizimkisi de bu kadar saça bu kadar akça..

sevgili okuyucularım, bize böyle küçük paraları anlatıyorsun, büyük paralardan bahsetmiyorsun dediğinizi duyar gibiyim.. bu yaşa geldim.. hiç hatırı sayılır bir para sahibi olmadım.. elime para geçtiği zamanlarda da kıymetini bilmedim.. birgün eski istanbul valisi cahit bayar''a paranın mutluluk bulmaktaki rolü nedir diye sormuştum: adam bizim gibi derviş; dedi ki: “geçinecek kadar lâzımdır, fakat fazlası insanı sıkıntıya sokar”

haa! kadırga esnafını anlatırken aziz arkadaşım metin ile orhan ve islam çavuşoğlu''nun imren lokantasını unutmayayım: güveçte ispir fasülyesine meraklı olanlar, karakolun karşısındaki bu lokantada, bol turist, bol karadenizli ve semtin birçok ileri gelenini bulacaktır...

kadırga spor kulübün''den, kayseri kahvehanesinden ve pastacı metin koç ve diğer kadırga esnafından, gelecek yazılarımda size haberler ve bilgiler verebilirim.. bugünlük bukadar.. itikadımca halkın sesi, zaman zaman hakkın sesidir... gazetemizin görevlerinden birisi de bu sese tercüman olmaktır..

sevgili okuyucularıma sağlıklar, muhabbetler ve ağız tadı veren bereketler dilerim...