Adnanlar + Rijkaard

00:0011/06/2010, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Osman Tanburacı

Galatasaray on yıldır girdiği labirentten çıkmak için büyük çaba harcıyor. En somut ifadeyle Galatasaray''da dokuz ayın çarşambası bir güne toplanmış. Birikmiş, ağızlara sakız olmuş, kangren olup kol kesmeye kadar varmış bir yığın sorun bu yıl çözülüyor. Camia içindeki çalkantı bundan. Polat yönetimi Galatasaray''ı düzlüğe çıkarırsa, Seyrantepe onun döneminde biterse bütün takdiri Polat yönetimi alır. Bir bardak suda kopartılan fırtına bundandır.Oysa G.Saraylı; kulübüme bir çivi çakanın emeklerini

Galatasaray on yıldır girdiği labirentten çıkmak için büyük çaba harcıyor. En somut ifadeyle Galatasaray''da dokuz ayın çarşambası bir güne toplanmış. Birikmiş, ağızlara sakız olmuş, kangren olup kol kesmeye kadar varmış bir yığın sorun bu yıl çözülüyor. Camia içindeki çalkantı bundan. Polat yönetimi Galatasaray''ı düzlüğe çıkarırsa, Seyrantepe onun döneminde biterse bütün takdiri Polat yönetimi alır. Bir bardak suda kopartılan fırtına bundandır.

Oysa G.Saraylı; kulübüme bir çivi çakanın emeklerini asla unutmam, derdi…

Bana kalırsa Galatasaray tarihini unutuyor. Bu camiada böyle ayak oyunları hiç görülmezdi. Seçim yapılır biter Galatasaray sevgi ve saygısı devam ederdi. Şimdi kavga ortamından ikbal bekleyenler çoğaldı.

Medya taraf olmuş Polat yönetimini yıpratmak için elinden geleni ardına koymuyor. Düzmece haberler, Adnan Sezgin üzerine oynanan oyunlar, bazı yöneticilerin yandaş medyaya uçurduğu haberlerle Galatasaray''a nefes aldırmıyorlar. Sanırsınız sorunlara tek tek çare bulan Polat yönetimi çaresizlik içinde kıvranıyor. Bu kadar da görmezlik ''körebe'' oyununda bile olmaz. Olsa da sonunda gözlerdeki bağ çözülür, gerçekler görülür.

Galatasaray''ın UEFA yolunu hatırlayın. Başkan Süren Futbol Şubesi sorumluluğunu bir kenara itip bütün yetkiyi Terim''e vermişti. Florya Terim''den soruluyor, yöneticiler futbola karışamıyorlardı. Bugünse UEFA''nın talimatı doğrultusunda Galatasaray, şirketlerini birleştirerek futbol sorumluluğunu yöneticilerden alıp Adnan Sezgin''e veriyor. Sezgin''i seversiniz sevmezsiniz, bu bir yönetim kurulu karıdır. Saygı duymak gerekir. Unutmayın başarı da böyle gelir.

Karahasan, Gürsoy devri kapanmıştır

Hani Galatasaray başkanlık sistemiydi?

Hani Galatasaray seçilmiş Başkanı''na omuz verirdi?

Hani kol kırılır yen içinde kalırdı?

Bu mu Galatasaraylılık!

Yurdaşen Karahan, Ergun Gürsoy devri artık kapanmıştır.

Adnan Polat + Adnan Sezgin + Frank Rijkaard Galatasaray''ın futbol yapısına yön vermek için güç birliği yapmıştır.

İstişare Sezgin''le Rşijkaard''a bırakılmış, karar mekanizması da yönetimdeki arkadaşları adına Başkan Polat olmuştur.

Bundan daha güzel bir işleyiş olur mu?

Hiç kimsenin bu düzenden şikayet etmeye hakkı yoktur.

Polat''ın; ''kimsenin ben yokum'' demeye hakkı yoktur demesi bundandır.

Galatasaray seçilmiş yönetimine destek olur.

Başarıda başarısızlıkta takdir genel kurulundur.

Hariçten gazel batıya açılan pencereden duyulmaz!

Transferde; Cim nokta Bom para

Galatasaray''ın transfer politikası belli.

Az maliyet, çok kalite…

Gençlere eğilim,

Söz dinleyecek savaşan bir kadro.

Olmazsa olmazlar da şunlar;

Neill, Hakan Balta, Keita, Baroş, Elano, Arda, Sabri…

Gerisi feda da edilmez vaz geçilebilir de…

Chelsea''li Stoch, Barça''lı Marquez, Galatasaray''ın şartlarını kabul ederse gelirler. Etmezlerse kendileri bilirler.

Blackburn Rowersli Grella zor! Hatta olmaz.

Leo diretirse takımda kalır giderse kaleci alınmaz; Aykut ve Ufuk''a güvenilir.

Kewell, Santos, Jo ile yollar ayrıldı bile…

Servet askıda…

Takasa gidebilir…

Bunları ben söylemiyorum. Bana öyle diyorlar.

G.Saray''da bu yıl; CİM nokta, BOM para…

Hesap ortada!

Başın sağ olsun Nevzat kardeşim

Aile bireylerini yakın aralarla bir bir kaybeden ama yüreğinden sevgi ve asaleti hiç kaybetmeyen değerli dostum Nevzat Demir''e taziyetlerimi sunuyorum.

Sevgili kardeşi Recep Demir''i kaybettik.

Başın sağ olsun Nevzat kardeş,

Kardeşinin de mekanı cennet olsun.

Schuster''in serüveni

Beşiktaş çifte Kupalı hocasından vaz geçmeden önce Shuster''le işi bitirdi. Mustafa Denizli daha sözleşmesini uzatmadan Beşiktaş yönetimini arayan Schuster''in meneceri Vicente Montes Beşiktaş''la görüşerek Bernd Schuster''in Beşiktaş''a gelebileceğini söyledi. Hatta belirli şartlarda anlaşma bile sağlandı. Açıklanmayan bu anlaşma Beşiktaş yönetimini feci şekilde bağladı.

Mustafa Denizli de sağlık problemlerinden ötürü tedirgindi…

Geçen yılı hatırlayın. Mustafa Denizli yine mevsim başı epey zorlanmış ve göreve devam kararı alana kadar epey zaman kaybedilmişti. Beşiktaş bu kez işi sağlama bağladı ve çok önceden Schuster''le işi bitirdi.

Mustafa Denizli''nin son rahatsızlığı ve saygın hocanın olgun davranışı Beşiktaş yönetiminin işini kolaylaştırdı. Başkan Yıldırım Demirören''le Mustafa Denizli birlikte bir basın toplantısı yaparak olayı tatlıya bağladılar. Denizli şükran borcu duyularak Beşiktaş''tan uğurlandı.

Geçtiğimiz Salı akşamı Beşiktaş Yönetim Kurulu''ndan Mete Düren benim de olduğum programda Beyaz tv''ye bağlanarak samimi açıklamalarda bulundu. Ne Schuster''i reddetti ne Mustafa Hoca''nın hakkını yedi. Hatta Denizli''nin sağlık durumunun onun engin futbol bilgisinden Beşiktaş''ı mahrum bırakmayacağı gerçeğini de vurgulayarak, Denizli''nin siyah-beyazlı camiada ''bir bilen'' olarak kalacağımı da hissettirdi. Bu nazik açıklamalardan sonra Mete Düren bir kez daha sorumlu ve bilge kişilikten örnekler verdi. Kendisini kutluyorum.

Buraya kadar olanı gayet medeni ölçülerdeydi, sonrasını anlamaksa zor.

Beşiktaş yönetimi Schuster''in önceden ayarlandığı gerçeğini silmek için dün medyada çeşitli kuruluşlara servis yaparak Ramos''la yöneticilerin görüştüğü fotoğrafı gündeme getirdi. Araya başka hocaların da ismi katılarak son kararın yakın bir tarihte verileceği hissi yaratılmak istendi.Ve hiç de ''seçmim için düşünce süresi'' bırakılmadan hemen ertesi gün basın açıklamasıyla Bernd Schuster''in Beşiktaş''ın hocası olduğu açıklandı. Bunlara gerek yoktu. Beşiktaş akıllı davranmış, bu kez zaman kaybetmeden teknik direktör sorununu çözmüştü.

Neden medya kullanılarak bu yol tercih edildi anlamak zor.

Beşiktaş Mustafa Denizli''ye karşı ayıp etmemişti ki…

Bu senaryoya söylenecek tek söz; Allah centilmen Mustafa Denizli''ye uzun ömürler versin. Beşiktaş yönetimine de akıl fikir!

Favorim Arjantin

Güney Afrika 2010 Dünya Kupası başlıyor. İçimde bir sızı, dudaklarımda bir sitem var… Türkiye''nin bu kupada olmaması yüreğimi dağlıyor.

Bvizim takımlarda oynayan yabancılar bizi temsil edecek diye bir bakıma gurur payı yaşıyorum.

Züğürt tesellisi işte!...

Benim favorim Arjantin.

Avrupa takımları bu kez plasede kalırlar gibime geliyor.

İspanya diğerlerine göre çok daha avantajlı.

Almanya da şablon takım olduğu için aklımın bir köşesini kurcalıyor ama çağdaş futbol yetenek sergilemesini akıl yüklemesiyle bezediği için mekanik futbol geride kalıyor.

Tabii ki Brezilya bu bağlamda en göze hoş gelen futbolu oynuyor ama onların da değişen dünya futbolunda tempo ve sertlik sorunu yaşadığını görüyorum. İtişen futbolda Brezilya yavan kalıyor. Sıra dışı yetenekleri olsa belki diyeceğim. O da yok… Pele, Didi, Garrincha, Zico, Taffarel yok!

O yüzden Arjantin diyorum. Latin Amerika futbolu. Yetenek var, fizik üstünlük var, disiplin ve yürek var.

Mascherano var, Veron var, Bolatti var, Higuin var, Tevez, Agüero var…

Milito var, Milito…

Her şeyden önemlisi çağdaş futbolun pimi çekilmiş el bombası Lionel Messi var.

Messi aynı zamanda benim gözümde bu turnuvanın ''Kupa Ası.''

Sürpriz takımım da var; ABD

Gruplardan çıkışta;

Fransa ve Uruguay

Arjantin ve Nijerya-G.Kore maçı sonucuna göre belirlenecek ikinci.

İngiltere ve ABD

Almanya ve Sırbistan

Hollanda ve Japonya-Kamerun maçı sonucuna göre belirlenecek ikinci.

İtalya ve Paraguay-Slovakya maçı sonucuna göre belirlenecek ikinci.

Brezilya ve Portekiz-Fidişi Sahili maçı sonucuna göre belirlenecek ikinci.

İspanya ve Şili