
İnsan, son tahlilde dil demektir. Başka varlıklarda olmayan temel özelliktir dil. İnsanı insan yapan en temeldeki, en dipteki özellik.
Ancak sanılmasın ki, insanla insan arasındaki temel anlaşma aracı olan dil, kendi özgün işaretleriyle konuşmaya başladığında herkes tarafından anlaşılabilir...
Hukuk, başka özel uzmanlık alanlarında olduğu gibi kendine özgü bir dil kullanır. Bu dile vakıf olmayan, onun mantığını kavramaktan da uzak kalır. Borç, borçlu kelimelerinin hukuktaki referansı ile gündelik dildeki referansı farklı anlamları işaret edebilir.
Tıp dilinde, bir laboratuvar tahlili belli bir konu için müspet (olumlu) diyorsa, bu, araştırılan husus her ne ise onun orada var olduğunu anlatır. Diyelim ki, kanda verem mikrobunun olup olmadığı araştırılıyor. Sonuç "olumlu" olarak işaretlenmişse, bu, orada verem mikrobunun bulunduğuna delalet eder. Bu dili anlamayan dışardan kimse ise "olumlu" işaretini sevindirici bir haber diye kabul edebilir. Sait Faik"in "Dört Zait" başlıklı bir öyküsü vardı. Dört zait (++++) kanda frenginin mevcut olduğuna delalet ediyormuş. Anlatıcı, elinde dört zait işaretli kan tahlili kâğıdının anlamını öğrenmek isteyen vapur iskelesinde bir adama rastlar... Kahraman, bu dört zaiti müjdeli bir haber olarak kabul etmek ister.
Siyasanın dili ile askerliğin dili de farklıdır. Bir ara, bir milletvekili seçimi arifesinde, emekli bir üst düzey asker, bana askerlikteki başarılarından bahsederek aday olmak istediğini söylemişti. Anlaşılıyordu ki, emekli askerimiz, askerlikteki başarısını siyasaya tahvil etmek istiyordu. Ona nasihatin kâr etmeyeceği belliydi. Buna rağmen, o dönem adaylığını koymamasını, şimdilik biraz alanda hizmet etmesini salık vermek istedim. Fakat o, kararını çoktan vermişti. Seri adımlarla aramızdan uzaklaşırken, arkasından: "Umutsuz bir vaka" dedim yanımdaki arkadaşlara. Nitekim aday olamadı. Ama sonucun olumsuzluğunu kendinde değil, etrafın anlayışsızlığında aradı.
Bir orgeneral, vaktiyle, TV ekranlarında ahaliye bilgi verme sadedinde elinde tuttuğu bir kullanılmış lav silahını "Bu bir borudur" diye açıklama gereğini duymuştu. Aynı orgeneral, bir başka vesileyle, elinde tuttuğu bazı kâğıtları "Bu bir kâğıt parçasıdır" diye açıklamıştı. Biz, dışardan insanlar olarak bunların ne anlama geldiğini elbette bilemezdik! Bir boru ile bir lav silahı arasındaki farkı ancak bir orgeneral bize açıkladığında onun farkına varabilirdik! Veya lalettayin bir kâğıt parçası ile üstünde ıslak imza bulunan bir dokümanın farkını ancak bir orgeneral açıkladığı takdirde anlamamız –o da muhtemelen- imkân dâhiline girebilirdi.
Dil, elbette insanlar arasında anlaşma aracıdır. Ama herkes herkesi anlar mı? Aynı dili konuşurlarsa, evet... Ama hekim askerin, asker siyasanın, siyasa ticaretin dilini konuşmaya başladığında anlaşma şöyle dursun; anlaşılabilir olan bile anlaşılmaz hale gelir; işler arap saçına döner...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.