Eşeği dama çıkartan...

00:003/07/2011, Pazar
G: 4/09/2019, Çarşamba
Rasim Özdenören

Bir söz vardır: eşeği dama çıkartan yine kendi indirir. Bu atasözünü şöyle açıklıyorlar: “Ağır ve kötü bir iş yapan kişi, bu işi kendisi düzeltmek zorundadır.” (Ö. A. Aksoy, Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü I, İnkılâp Y. İst. 1991).CHP''nin bu gün içine düşmüş bulunduğu durum yürekler acısıdır. Ancak o, bile bile düştü bu çukurun içine.Ne yapsam yanıma kâr kalır mülahazasıyla bir işe girişti. Önceki beyanlarını nakzederek, kendi söylemini reddederek düştü bu çukurun içine...Şimdi o çukurdan çıkartılması

Bir söz vardır: eşeği dama çıkartan yine kendi indirir. Bu atasözünü şöyle açıklıyorlar: “Ağır ve kötü bir iş yapan kişi, bu işi kendisi düzeltmek zorundadır.” (Ö. A. Aksoy, Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü I, İnkılâp Y. İst. 1991).

CHP''nin bu gün içine düşmüş bulunduğu durum yürekler acısıdır. Ancak o, bile bile düştü bu çukurun içine.

Ne yapsam yanıma kâr kalır mülahazasıyla bir işe girişti. Önceki beyanlarını nakzederek, kendi söylemini reddederek düştü bu çukurun içine...

Şimdi o çukurdan çıkartılması için Tayyib Erdoğan''ın yardımını istiyor. Ancak bu talebini de makul ölçüler içinde kalarak değil, içine düştüğü bu durumdan Tayyib beyi sorumlu tutmaya çalışarak gerçekleştirmek istiyor.

CHP''nin içinde debelendiği durum son tahlilde onun bir iç sorunudur.

Aslında çözümü de imkânsız değildir ve çözüm Kaf Dağının ardında değildir.

Bu iç kargaşanın içinden çıkması basit bir manevrayla olabilecektir. CHP yöneticileri dese ki: “Biz bir durumu denemek istedik, başaramadık. Yeminimizi eda edip Meclisteki görevimize başlamak istiyoruz” deseler mesele kalmaz.

Ve zaten işin temelinde CHP''nin icat ettiği suni, cali bir kargaşadan başka çözülmez bir durum da söz konusu değildir...

Bazılarının kriz diye adlandırdığı bu durum son tahlilde CHP''nin bir iç sorunundan ibarettir. CHP''nin içindeki derin CHP icat etmiştir bu cali (yapma) krizi...

Sonunda CHP kendi iç hesaplaşmasını gerçekleştirerek çıkabilir bu durumun (kriz, karmaşa, adına ne derseniz deyin) içinden.

Anlaşılıyor ki, CHP''nin içinde bir başka CHP mevcut.

Ve de genel başkan Bay Kemal''in tutarsız beyanlarından CHP''nin içinde bir derin CHP olduğunu anlamak zor değil. Bay Kemal besbelli ki, durduk yerde çelişkili beyanlarda bulunmuyor. İlk söylediği söz bizzat kendinin benimseyerek söylediğidir; sonradan değiştirdiği, inkâr etmeye zorlandığı sözler ise ona zorla söyletilmiş olandır. Aksi takdirde insan bu kadar kısa sürede bu kadar derin zikzaklar çizmez...

CHP''nin kendi kendine içine düştüğü bu durumdan çıkmasının pratik açıdan kolay olduğunu söylüyoruz, ancak teorik açıdan onu bekleyen başka bir sorun var. CHP, bizzat kendine kurduğu bu tuzaktan çıkabilmek için ahlâkî olan ile rasyonel olan arasında bir tercih yapmak zorunda kalacaktır. Ancak bu tercihini kullanırken ahlâkî olanla rasyonel olan arasındaki sarkaçta dramatik bir gerilim yaşayacak.

Rasyonel olmanın maliyeti düşük olabilir; fakat bu durumda ahlâkî olanı reddetmiş olacak: yani bu durum daha önce kamuya deklere ettiği sözden (Meclise girmeyeceği sözünden) vazgeçmeye müncer olacak. Ahlâkî tutum ise ondan aldığı oyların hakkını vermesini ve Meclis''e girmesini talep ediyor. Ancak bu şıkkın tercih edilmesi halinde güvenilirliği sorgulamaya açık kalacak.

Kısacası CHP her halükarda bir bedel ödeme zorunda kalacaktır. Eşeği dama çıkarmanın bir bedeli vardı, onu damdan indirmenin de bir bedeli olacaktır. Ve bu bedel ödenmeden bedavadan netice almak mümkün olmayacaktır.