Yazarlar Şu bizim "Türkler"

Şu bizim "Türkler"...

Sadık Albayrak
Sadık Albayrak Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Son yüzyılda, İslam dünyası, özellikle de Pakistanlılar bize çok büyük değer vermişti.

Balkanlar ile Rumeli''den, Kafkaslar ile Kırım''dan kopan Müslüman seli, Anadolu''yu mesken, aslî yurd edinmiş, gelip dam kurmuştu.

Amma bir dönem geldi, ırkçı duygularla, toplum açmazlara ve sağlıksız sapmalara kurban edildi.

Ne zaman ki, "Türk milliyetçiliğinin bir din davası yoktur" cümlesi etrafında politikalar ürettiler, ondan sonra, bir sürü etnik ve ırkçı akımlar zuhur etti.

Üniter yapıyı sağlayan; millî, dinî, ahlakî ve töresel bütün değerler göz-ardı edildi.

Kadını kurtarma adına, "vahşi kapitalizm"den medet umup, sahne ve perde aşkına, haya duygularını yerle bir ettiler.

Her genç kızın hayaline "Hollywood"u soktular, her genci umut tacirliğinde, "bir avuç dolar" ile uyuttular.

Şimdi de Arnavut inadı ile "Besa" deyip gelen bir Yanyalı asînin torunu olduğunu söyleyen zata, "İMF reçeteleri" ile, ülkeyi yeni bir takım maceralara sürüklemesine teslim oldular.

"Şark usulü" entrikaların boyutu Okyanuslar''ı aştı.

İbni Abidin''in asırlar öncesinde "fıkıh kitabı" ile kadına karşı ortaya attığı öneriden eser kalmadı:

"Doğu''da bir Müslüman kadın esir düşse, Batıdakilerin onu kurtarması, üzerlerine farz olur."

Bunları unutanlar da, kadınımızı, yüz elli yıl öncesinden beri "Florans Naytingel"e özendirip, "bekaretsiz bir aile" için elden geleni ardına komadılar.

Yusuf El-Kardavî''ye göre, bu durumun müsebbibi; "misyonerlik, Oryantalizm vb. kurumlarıyla Haçlı sömürüsü" olmuştur.

Onun için, kendini çağdaş, ilerici ve gelişmeci sayanların içinde bulundukları ortamın, tamamen bir "Batılı sömürü" düzeninin sürekliğinden geçtiğinin farkına varmalıdırlar.

Yoksa, bu gidişin sonu, "Harabadistan"dan farksız olur.

İnansalar, kendilerinden olduklarına kani olsalar, "dolar"a esir düşenleri kurtarmak için, İmamı Malik''in şu sözü, şu bizim "Türkler"in kurtarıcısı olur, sanırız:

"Müslümanlar''ın bütün malları karşılığında da olsa, kendilerinden esir düşenlerin fidyelerini vermeleri farzdır."

Amma biz yine de soralım: Kadın-erkek, vahşi kapitalizmin esaretinden ne zaman kurtuluş için çareler üreteceğiz?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.