
Maya takvimine göre dünyanın 21 Aralık"ta yok olacağı iddiası bilhassa ABD"de dehşet yaratmaya devam ediyor.
NASA dâhil birçok kurum yok öyle bir şey dese de panik henüz giderilebilmiş değil.
Bazen insan teskin edilirken daha çok korkar ya beni de Rusya Acil Durumlar Bakanı Vladimir Puçkov korkuttu.
"Evrensel felaketlerin 10-15 milyon yılda bir görüldüğünü" dile getiren Puçkov, "Yakın zamanda doğada global bir değişim yaşanmayacak" dedi.
Baksana bir yol Sayın Puçkov: Senin kavlince bu dünya kaç kez yalan, kaç kez hakikat oldu?
Dünyanın yaşını (4,54 milyar yıl) o senin "10-15 milyon yıl"ına böl bakalım, kaç "evrensel felaket" elde ediyorsun?
Hem "evrensel felaket" ne, "global değişim" kim?
İnsanlar kuyrukluyıldız veya bilinmeyen bir gezegenin dünyaya çarpmasından, yani kıyametin kopmasından endişe ediyor sen tumuş "global değişim"den bahsediyorsun!
Böylesi bir açıklama, acaba bildiğin bir şeyler var da böyle saçmalıklarla gizlemeye mi çalışıyorsun, düşüncesini akla getirmekten öte hiçbir anlam taşımaz.
***
Kıyamet paniği devam ediyor hâlâ.
O kadar ki, intihar etmeyi planlayanlar bile var. "Aralık ayının 20"sine kadar kafama göre yaşar, 21"inde erkenden kalkıp intihar ederim" şeklinde plan yapılıyordur herhalde.
E kolay değil tabii, kıyamete tanıklık yapmak.
Tanık dediğim lafın gelişi.
Zira kıyamet gelince tanıklık edeceğin hiçbir şey kalmaz.
Kıyamet herkes için kopar çünkü. Körfez savaşında olduğu gibi çerezini alıp ekran başına geçemezsin.
Kıyametin yaklaştığını hissetmek korkunçtur, korkunç!
Lars von Trier"in "Melancholia"sında John intihar eder mesela.
Gerçekten de kıyamet haşyeti yanında ölüm nedir ki!
O gün ademoğlu kardeşinden, anasından, babasından, eşinden ve oğullarından kaçar.
Kıyamet "sahnesini" Kur"an"dan okuyacaksınız: "Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar kararıp döküldüğü zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, on aylık gebe develer salıverildiği zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman, nefisler eşleştiği zaman ve o diri diri toprağa gömülen kıza "hangi günah yüzünden öldürüldü" diye sorulduğu zaman, defterler açılıp yayıldığı zaman, gökyüzü perdesini araladığı zaman, cehennem alevlendirildiği zaman, cennet yaklaştırıldığı zaman, her can ne hazırlayıp sunduğunu bilir.."
***
Fransa"da mistik bir dağlık bölgenin kıyamete karşı sığınak olabileceğine inananların sayısındaki artış nedeniyle, söz konusu dağlık bölgeye erişim engellenmek isteniyormuş.
Bu arada, panikten kazanç sağlamak isteyenler de var tabii.
İnternet üzerinden yeraltı sığınakları ve "kıyamet malzemeleri" (artık nelerse) pazarlamaya çalışıyorlar.
Bizde her şeyin uyanığı çıkar ama bunun çıkmaz. Boğaz Köprüsü"nü satana bile rastlarsın ama "kıyamet malzemeleri" satana rastlayamazsın.
Çünkü kıyamet kopunca satılacak şeyin ne satana, ne de alana fayda vermeyeceği bilinir.
Başlığa çektiğimiz kıyamet tarihi yüzünden de kimsenin kılı kıpırdamaz.
Çünkü…
Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah"ın bileceği Kur"an"ın hükmüdür: "Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki, ona dair bilgi ancak rabbimin katındadır. Ondan başkası onun vaktini açıklayamaz.."
Bizim en "inançsızımızda" bile kültürel olarak yerleşmiştir bu.
Dolayısıyla kıyamet tarihinden söz edildiğinde bizde kimse panik yapmaz.
Bizdeki panik bize özgüdür.
Mesela…
Sayın Başbakan, Davos"ta "one minute" çektiğinde, "Eyvah, İsrail artık bizi tarihten silecek!" yollu panik yaşatılmak istenmişti.
"1 Mart tezkeresi"nin ardından da "ABD bize dünyayı dar edecek" deniyordu.
Bir ara da "eksen kayması" paniği için diller döküldü.
En son olarak da, uçak krizi nedeniyle, "Rusya işimizi bitirecek!" paniği çıkarılmaya çalışıldı. (Neyse ki, Putin geldi, bir dizi anlaşma falan yaptı ve gitti.)
Demem o ki, yarın kıyamet kopacak densin, memleketin deisti, ateisti, mümini hiç iplemez.
Kıyamet kopacağı gün bile Ahmet Altan"ın yazısı, "Erdoğan tek adam olmak istiyor" olursa hiç şaşmam.
Bir tek Cengiz Çandar orijinal bir şey yazabilir bu konuda, o da "Fenerbahçemiz"le alakalı ekstrem bir durum yoksa.
Yazacağı şey de tarihe tanıklık etme merakını bildiğimiz için, "Kıyamet koparken orda olmalıyım" yollu bir şey olurdu galiba.
Haliyle bize de "Pardon abi, orası neresi?" demek kalırdı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.