
28 Mayıs 1925''te Pembeköşk''te, hırslı ve tuttuğunu koparmaya alışkın akademisyen-politikacı bir babayla ressam bir annenin oğlu olarak geldi dünyaya. Adını Mustafa Bülent koydular. Mustafa ünlü din bilgini olan dedesi Mustafa Şükrü Efendiye saygı olarak eklendi adına.
Şair olmayı hedefleyen Bülent okulun tiyatro etkinliğinde şiir okurken, dekoru hazırlayan Rahşan''ı gördü. Aşk ikisinin de kapısını aynı anda çaldı. Bülent, kuru fasülye pilav yerken açtı izdivaç teklifini Rahşan''a. Çocuk Esirgeme Kurumu salonunda yapılan sade nikah töreninde Rahşan gelinlik giymedi.
En büyük tutkusu bir bardak çay, bir yaprak kağıt,bir kurşun kalem ve şiir olan Bülent Ecevit, dağ başında küçük bir evde sakin bir hayat vaat ederek evlendi. O şiir yazacak, Rahşan resim yapacaktı.
Evlendiği yıl üniversiteyi yarım bırakarak Londra Basın Ateşeliğinde katip olarak göreve başladı. Londra yolundayken yapılan devalüasyonla 60 sterlin olan maaşı 30 sterline düştü. Kirası ucuz olsun diye şehirden uzak bir yerde yaşadıklarından Bülent öğlenleri yemeğe gelmedi.O gelmeyince Rahşan da yemedi. Gönderdiği fotoğraflarda iyice zayıfladığını gören ailesi ülkeye çağırarak beslenme kürüne aldı. Kilosu o gün bugündür değişmedi Rahşan''ın. Kendisini rüküş ve demode bulanları kırk yıllık eteklerini giydiğini söyleyerek değişmeyen fiziği üzerinden ''yok'' saydı.Yıllar sonra beslenme ve zayıflık yine karşılarına çıkacak bu sefer suçlanan Rahşan Hanım, yeterince beslenmeyen Bülent Bey olacaktı.Ailenin yerini ise medya alacaktı.
Portakal sandıklarından mobilya yaptılar, basmalardan örtü. O portakal sandıklarının üzerine çocuk koymak istemediler. Anne baba olmak yerine ''aşık'' kalmayı tercih ettiler. Hiç evlilik yıldönümü kutlamadılar. Bazen tarihini şaşırdılar bazen fark etmeden geldi geçti.
Maaşlarının büyük bölümünü sanat etkinliklerini izlemek için harcadılar. Galerilere gidip süslü tabloları saatlerce seyrettiler. Londra''da sahnelenen hemen hemen bütün oyunları izlediler. Sanat aşkı genç çifti hızla ekonomik krize sürükledi. Taksitle aldıkları Britannica ansiklopediyi satmak zorunda kaldılar. Ardından saatlerini, nikah yüzüklerini. Ekonomik durumları düzeldiğinde yerine koydukları nikah yüzüğünü Rahşan Ecevit vatan topraklarının satılmaması için teklif edecekti yıllar sonra.
Yarım asır Rahşanla birlikte hiç sevmedikleri bir uğraşın baş aktörleri oldular. Kendi aralarında hükümet işleri Bülent''in parti işleri Rahşan''ın şeklinde yaptıkları iş bölümü sürdü gitti.
Zirvede olup etraflarının "kalabalık" olduğu zaman da, iki kişilik dünyalarına bir başkası giremedi. Tercihlerini hep yalnızlıktan yana kullandılar.O kadar iki kişilikti ki dünyaları insan tanıma konusunda sınıfta kaldılar. Nadiren kendilerine ''yakın'' buldukları insanlar ise kaderlerini inşa etti. Ecevit''i siyasi yasaklı duruma getiren sürecin altında imzası bulunan Kenan Evren''i, Ecevit hükümeti Genelkurmay Başkanlığı''na getirdi. Ecevit''in en çok sevdiği komutan olarak bilinen Evren, Ecevit''in en çok zarar gördüğü kişi oluverdi.
Rahşan''a rağmen kendisine ''manevi evlat'' olarak seçtiği Hüsamettin Özkan. Kriz çözen, hükümette uyumu sağlayan, sağ kolu, prensi. Aralarına ayrık otu misali giren. Eski dans şampiyonu, İtalyadan giyinen, antika arabalara meraklı, okumaktan fazla hoşlanmayan, yaz tatillerini teknesinde geçiren havalı bir İstanbul çocuğu. Gerçek oğlu olsa ''çatışma'' yaşayacağı bir insan. Özkan; perde arkasında çalışıp medyadan sesini esirgerken, Ecevit fotoğraflarının tamamlayıcısı oldu. Yıllar, baştan beri Özkan''dan ''huylanan'' Rahşan Hanıma hak vermekte gecikmedi.
Aynı kader çizgisi kendi eliyle Köşk''e getirdiği Ahmet Nejdet Sezer''de de devam etti. Sezer vetoları ardı ardına sıralamakla kalmadı MGK''da kısa bir yolculuğa çıkan anayasa kitapçığı, Türkiye''nin en derin ekonomik krizlerinden birinin patlamasına neden oldu. Ecevit''i siyasetten silen ve tarihe en büyük ekonomik kriz diye geçen sürecin fitilini ateşleyen,manevi evlattan başkası değildi. Bir anda Başbakan olduğunu unutup şair damarına yenik düşen Ecevit, Özkan''ın telaşının ve endişelerinin rehabilitasyonu adına Türkiye''ye ekonomik fatura çıkarmayı göze aldı farkında olmadan.
Basın krizin perde arkasını bilmesine rağmen ''duygusal'' olarak hükümeti tuttu ve Sezer''i yıpratmanın bir aracı olarak kullandı. Aslında Anayasa kitapçığı çıkan krizin ''hikaye'' kısmıydı.
Ecevit, toplantı salonunu terk ettikten sonra canlı yayında halkın karşısına çıkarak titrek bir sesle cumhurbaşkanını kamuoyuna şikayet etti. Yıllardır ekonomisi sıcak paraya indirgenmiş ülkede panik havası başladı. Borsadan kaçış, dolara hücum,fırlayan faizler. Kriz başlatan havalanan anayasa kitapçığı ve Ecevit''in açıklaması gibi görünse de asıl sebep içi boşaltılmış kamu bankalarıydı. Krizi tırmandıran ve derinleştiren de.Ve bu bankaları boşaltan ne Sezer''di ne de Ecevit. Türk ekonomisi 2. Dünya savaşından bu yana en büyük küçülmeyi yaşadı. İşsizlik,intiharlar.Sesini duyurmak isteyen başbakanlık önüne koştu. Taksi şoförü taksisini yaktı, esnaf yazar kasasını fırlattı.
''Umudumuz Karaoğlan'' bir kez daha ''artık git Karaoğlan''a döndü. 1979 yılında olduğu gibi.
İstifa etmemek ve erken seçim kararı almamak için direnirken her gün ''öldürüldü.'' Sağlık durumunun günlük faaliyetleri yürütmesine ve kişisel ihtiyaçlarını karşılamasına elvermeyecek kadar bozulduğu iddia edilerek vesayet altına alınması talep edildi. Bülent Ecevit gitsin davası açıldı.''Kurtarıcı'' olarak ithal ettiği Kemal Derviş kendisi için tam bir hayal kırıklığı oldu.
Kişisel olarak son derece dürüst ama herkesi kendisi gibi görmesinden olsa gerek ''Yüce Divan tescilli'' yolsuzluklar onun başbakan olduğu kabinelere nasip oldu.
Siyasi yaşama nasıl başladıysa öyle sürdürdü.Tatillerde Ankara dışına çıkmadı, yerli makam arabasına binmekte ısrar etti. VIP çıkışını kullanmadı, birinci sınıf uçmadı, gözalıcı markalardan uzak durdu.
Üç defa başladığı üniversite öğrenimini yarıda bırakarak Çankaya yolunu kendi elleriyle kapattı.
Onu hiç şarkı söylerken, fıkra anlatırken, halay çekerden gören olmadı.
Yaşarken hakkında en çok öldü haberi yapılan kişi olarak 172 gün ölüme direndi.
Pazar gecesini magazin ve dedikoduya ayıran TV''ler ölümüne aldırmadı, şov devam etti.
Devam eden şova Rahşan Ecevit cenazeyi bekleterek ''katkı'' sağladı.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.