“Nankör Ankara” ve sopalı seçim tarihimiz

00:0012/06/2011, الأحد
G: 4/09/2019, الأربعاء
Yaşar Süngü

Bugün seçime giren bu kadar partinin seçim hazırlıkları boyunca kullandıkları afişlere bakarsanız, Türkiye''nin en önemli iki sorunlu alanın özgürlüklerde ve ekonomide olduğunu hemen anlarsınız.Hemen hemen bütün partilerin seçim bildirgelerinde, parti afişlerinde hakim olan iki konu var; demokratik haklar, özgürlükler, işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlik.Parti liderlerinin de meydanlarda halka en çok vaat ettikleri, işledikleri ve alkış aldığı konular bunlar.* * *Türkiye''nin demokrasi

Bugün seçime giren bu kadar partinin seçim hazırlıkları boyunca kullandıkları afişlere bakarsanız, Türkiye''nin en önemli iki sorunlu alanın özgürlüklerde ve ekonomide olduğunu hemen anlarsınız.

Hemen hemen bütün partilerin seçim bildirgelerinde, parti afişlerinde hakim olan iki konu var; demokratik haklar, özgürlükler, işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlik.

Parti liderlerinin de meydanlarda halka en çok vaat ettikleri, işledikleri ve alkış aldığı konular bunlar.

* * *

Türkiye''nin demokrasi ve ekonomik serüvenini siyasi partilerin seçimlerde kullandıkları sloganlardan da izleyebilirsiniz.

Afişler çok şey anlatıyor.

Özel girişimciliğe önem veren Demokrat Parti''nin kısa sürede elde ettiği ekonomik başarılarının seçim afişlerine yansıdığını da görüyoruz.

Avrupa''yı Anadolu ile birleştiren Boğaz Köprüsü de Adalet Partisi''nin seçim afişleri arasında yer alıyor.

"Daha çok yol, daha çok fabrika, daha çok refah" sloganını kullanan Demokrat Parti 1958 yılında hazırladığı afişte de "1950 Geri kalmış bir devlettik. 1957 İleri bir dünya milleti olduk" ifadeleri yer alıyordu.

"Az laf çok iş" diyerek sanayileşmeye ağırlık veren ve Türkiye''nin önemli bir sıçrama yaşamasına neden olan Demokrat Parti, vatandaşların teveccühüyle 3 dönem tek başına iktidara geldi.

Demokrat Parti''nin seçim afişlerinde kullandığı üslup bugün bütün partiler tarafından kullanılıyor.

İş-aş-eş konusu Türkiye''nin kronikleşmiş en sorunlu alanları.

* * *

Bugün sandığa giderken Türkiye''nin 1950''de başlayan demokrasi tarihindeki birbirinden acı ve trajik anıları olduğunu da unutmamak gerekir.

Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesi olarak görülen 21 Temmuz 1946 yılı seçimleri halk arasında "Sopalı seçim" olarak bilinir.

Yirmi iki yıllık tek partili CHP, iktidarı kaybetmemek için genel seçimden bir ay seçim kanununu değiştirdi.

Yeni kanuna göre, sandık başına giden vatandaşlar oylarını açık kullanacak, yani hangi partiye oy verdiğini açıkça belli edecek; ancak, oyların sayım ve dökümü gizli ve seçmene kapalı şekilde yapılacak. Sistem, aynen öyle işletildi.

Üstelik, devletin sivil-resmî (emniyet, jandarma...) bütün imkânları Halk Partisi lehinde kullanıldı.

* * *

DP''ye oy verdiği "Tutanakla aşikar" olan memurlar sürgüne yollandı.

Demokrat Partili olmasından şüphe duyulanlara karşı izlenen baskılar 1950 yılına kadar kesintisiz sürdü.

Ankara Milletvekili Adayı olan İsmet İnönü, kendisine oy çıkmayan yüzlerce sandığı kırdırdı.

İnönü''ye oy çıkmayan sandıklarda görevli kamu çalışanları Trakya ve Doğu Anadolu bölgelerine apar topar tayin edildi.

* * *

1950''de yapılan seçimlerde ise siyasi tablo tersine döndü.

Bu defa DP, halkın yüzde 52.7''sinin oylarını alarak iktidara geldi.

Kastamonu''da oy sandıkları CHP il başkanlığında çıktı.

Konya, Adana, Ankara, Kırıkkale gibi il merkezlerinde DP''ye verilen oylar çuvallar içinde kaçırılmak istenirken seçim müşahitleri tarafından el konuldu. Kırşehir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş,Gaziantep, Amasya, Manisa gibi il merkezlerinde ise yüzlerce sandık için DP seçim müşahitleri kayıp ihbarında bulundu.

Burdur''da ise üç etekli ve başörtülü diye yaşlı kadınlara para cezası yazıldı, oy kullandırılmadı.

Isparta''da şapkasız oy kullanılmasına izin verilmedi.

CHP 1950 seçimlerinin sonucunu yıllarca hazmedemedi.

Seçim sonuçlarının netleştiği gece İsmet İnönü''nün köşk balkonuna çıkarak yumruklarını sıkıp "Nankör Ankara" diyerek haykırması kulaktan kulağa fısıldandı.

Merhum Menderes, bu tarihi olayı 18 ekim 1957 tarihli Amasya mitinginde belgeleriyle açıkladı.

* * *

Sözün kısası: Bugün sandığa giden 50 milyon insan, hangi partinin iş-aş-eş ve özgürlük konusundaki sözüne inandıysa, o partiye oyunu atsın, inanmıyorsa hiçbirine atmasın. Oyunuz hayırlı olsun.

Ya bir yol, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil. Konfüçyus