Sosyalist formüllere ihtiyacımız yok

00:004/05/2014, Pazar
G: 12/09/2019, Perşembe
Yaşar Süngü

Bizim kalkınmak, ekonomik ve sosyal olarak gelişmek veya emekten gelen haklarımızı korumak için komünist, sosyalist ya da kapitalist formüllere ve mücadele yöntemlerine ihtiyacımız yok.Milli kültüre dönüştürecek kadar içselleştirdiğimiz inancımıza göre, devlet ve sermaye sahipleri yani kendilerine ''mülk verilenler'', iş bulmak veya halkın geçimini sağlayacak imkanları oluşturmakla mükelleftir.Bu dinin sahibi: Rızık konusunda kiminize kiminizden fazla veren Allah''tır. Hal böyleyken kendilerine

Bizim kalkınmak, ekonomik ve sosyal olarak gelişmek veya emekten gelen haklarımızı korumak için komünist, sosyalist ya da kapitalist formüllere ve mücadele yöntemlerine ihtiyacımız yok.

Milli kültüre dönüştürecek kadar içselleştirdiğimiz inancımıza göre, devlet ve sermaye sahipleri yani kendilerine ''mülk verilenler'', iş bulmak veya halkın geçimini sağlayacak imkanları oluşturmakla mükelleftir.

Bu dinin sahibi: Rızık konusunda kiminize kiminizden fazla veren Allah''tır. Hal böyleyken kendilerine fazla verilmiş olanlar, rızıklarını eşit hale gelsinler diye ellerinin altında bulunan kimselerle paylaşmıyorlar. Peki, (böyle yapmakla) bile bile Allah''ın nimetini mi inkâr ediyorlar?'' (16 Nahl 71) der.

Bu dinde kişinin iş talep etme hakkı olduğu gibi mesken, evlilik, yiyecek, giyecek, eğitim, ısınma ve tedavi gibi zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücret talep etme hakkı da vardır.

Bu görev devletin ve devlet yerine getirmediği takdirde sermaye sahiplerinin üstündedir.

Toplumda işsizlik ve geçim yollarının tıkanması ahlâkı bozuyorsa, devlet ve işveren işsize iş bulmak zorundadır.

*

Emeğe saygı onu israf etmemekle, emekçiye saygı da onun hakkını tam olarak vermekle olur. Emek ehlinin namazını koruduğu takdirde emeği ibadet yerine geçer.

Sahabelerden Hz. Enes (ra) anlatıyor:

Biz bir seferde Rasulullah (asv) ile beraberdik. Aramızda bir kısmı oruç tutuyor, bir kısmı tutmuyordu. Sıcak bir günde bir yerde konakladık. Derken oruçlu olanlar yığılıp kaldılar, oruçsuzlar kalkıp çadırları kurdular, hayvanları suladılar. Bunun üzerine Rasul-i Ekrem (asv) : Bugün sevabı oruçsuzlar kazandı'' dedi.

*

Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Rasulullah (asv): ''Sizden birinizin eline ipini alıp sırtında odun taşıması, birisine varıp dilenmesinden çok çok iyidir.

Bu dinin sahibi: Bir de sizden olan dulları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salihleri evlendirin, eğer fukara iseler Allah, onlara fazlından gına verir, Allah Vasî''dir, Alîm''dir'' (24 Nur 32) der.

Bu din, toplumsal ahlaksızlığı önlemek için evlenmeyi teşvik eden, evlenemeyenleri evlendirmek ve geçimlerini sağlayacak bir iş bulmak için devlete ve zenginlere görev veren bir dindir.

*

Halife Ömer b. Abdülaziz o dönemde emeği ile geçimini sağlayan devlet memurlarının geçim standardını şu sözlerle açıklıyor: Kim bizim bir işimize tayin olunursa, evi yoksa ev edinsin, bekarsa evlensin, hizmetçisi yoksa hizmetçi ve biniti (araç) yoksa binit edinsin. Kim bunlardan fazlasını isterse o hilekardır yahut hırsız.

Yani ''İşçi çalıştıran, işçinin maaşını onun mesken alabilmesi, evlenebilmesi, araç satın alabilmesi esasına göre belirlemeli'' deniyor.

*

Bu dinin peygamberi: ''O, Allah''ın elinizin altında kıldığı kardeşinizdir. Onlara yediğinizden yediriniz, giydiğinizden giydirin'' diyor.

Şunu da söyleyerek uyarıyor: Üç kimse kıyamet gününde beni karşılarında bulacaktır. Benim adımı verip haksızlık eden; hür bir insanı satıp parasını yiyen; bir kimseyi çalıştırıp da ona ücretini vermeyen.

*

Ne zaman topyekün kalkınırız?

Devlet adamları, idareciler ve işveren, sahabelerden Ebu Zer gibi kölesi ile (yanında çalışanlarla) aynı çeşit elbiseyi giydiğinde.

Bir de Halife Hz. Ömer''in (ra) kıtlık döneminde guruldayan karnına dediği gibi, "İstediğin kadar gurulda. Allah''a yemin olsun ki, insanlar yağ yemedikçe sen de yemeyeceksin'' diyebildiğinde.

Makam mevki sahipleri ve sermaye sahipleri ile çalışanlar, cemaatle namaz esnasında olduğu gibi omuz omuza olduğu gün en dipten topyekün kalkınacağız.

Tek formül bu inancı tekrar diriltmek. Diğer bütün formülleri çöpe atın, işe yaramaz.


Günün sözü
Bir kişi Allah''tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına gönülden inanırsa, Allah da onu asla başkasına muhtaç etmez.
Şems-i Tebrizi