Yapay zekâ tıraş eder ama derdini berber gibi dinleyemez

04:008/02/2026, Pazar
G: 8/02/2026, Pazar
Yaşar Süngü

Yaşadığımız dijital çağda “yapay zeka neleri yapar neleri yapamazı” anlatan güzel bir hikayedir bu; İstanbul Kadıköyde bir berber var, adı Hüseyin Usta. 73 yaşında. 50 yıldır aynı dükkânda saç kesiyor. Geçen hafta dükkâna bir genç girdi. Saçını kestirirken Hüseyin Ustaya dert yandı; “Abi ben yazılımcıyım ama iş bulamıyorum. Yapay zeka hepsini alacak. Geleceğim yok.” Dedi. Hüseyin Usta hiç konuşmadı. Sadece tıraşı bitirdi. Sonra duvardaki çerçeveyi gösterdi. Çerçevede 1974 tarihli bir gazete kupürü

Yaşadığımız dijital çağda “yapay zeka neleri yapar neleri yapamazı” anlatan güzel bir hikayedir bu; İstanbul Kadıköyde bir berber var, adı Hüseyin Usta. 73 yaşında. 50 yıldır aynı dükkânda saç kesiyor. Geçen hafta dükkâna bir genç girdi. Saçını kestirirken Hüseyin Ustaya dert yandı; “Abi ben yazılımcıyım ama iş bulamıyorum. Yapay zeka hepsini alacak. Geleceğim yok.” Dedi.

Hüseyin Usta hiç konuşmadı. Sadece tıraşı bitirdi. Sonra duvardaki çerçeveyi gösterdi. Çerçevede 1974 tarihli bir gazete kupürü vardı.

Manşet: Elektrikli makineler berberleri bitirecek. 10 yıl içinde tıraş evde yapılacak.

Sonra bir altındaki çerçeveye baktı. 1989 tarihli. Manşet: Japon robotlar saç kesmeye başladı. Berberlik mesleği tarihe karışıyor.

Bir altındakine baktı; 2001 tarihli haber; “İnternet çağında berbere kim gider? Evde saç kesim videoları patladı.

Bir altındakine baktı. 2015 tarihli başka bir haber; “Saç kesim uygulamaları berber dükkânlarını kapatacak.

Duvarda tam 7 tane çerçeve vardı. Her biri farklı on yıldan. Her biri berberliğin biteceğini ilan ediyordu.

Hüseyin Usta ilk kez konuştu: 50 yıldır beni bitiriyorlar evlat. Ben hâlâ buradayım. Biliyor musun neden?

Genç merakla baktı.

Hüseyin Usta anlattı; “İnsanlar saç kestirmeye gelmiyor. Dertlerini anlatmaya geliyor. Sen de şu an saç kestirmeye gelmedin. Derdini anlattın. Bunu yapay zeka yapamaz.”

Genç düşündü. Haklıydı. 45 dakikadır berber koltuğunda oturuyordu ama saç kesimi 10 dakika sürmüştü. Geri kalan 35 dakika saf terapi seansıydı.

Parasını ödedi. Kapıya yürüdü. Döndü; “Hüseyin Usta, siz hiç korkmadınız mı bu manşetlerden? Dedi.

Hüseyin Usta güldü; “Korktum tabii. Her seferinde korktum. Sonra anladım ki korkutan şey teknoloji değil. Korkutan şey insanların birbirine ihtiyaç duymayı bırakacağı düşüncesi. Ama 50 yıldır izliyorum. İnsanlar hâlâ birbirine muhtaç, bu değişmiyor.”

Şimdi o genç her hafta geliyor. Artık yazılım işi bulmuş. Ama hâlâ geliyor.

Geçen hafta Hüseyin Ustaya sordum: “Bu hikâyeyi neden herkese anlatıyorsun?

Dedi ki: “Çünkü herkes kendi mesleğinin biteceğini sanıyor. Oysa biten meslekler değil. Biten, insanların birbirine dokunmaktan vazgeçtiği anlar. O anlar geri geldiğinde her şey geri geliyor.”

Duvara yeni bir çerçeve asmış 2024 tarihli.

Manşet: Yapay zeka berberleri bitirecek.

Hüseyin Usta gülüyor.

Alıntı /Gülümse (facebook sayfası)



Adaletsiz küresel ekonomik sistemi bu kafaya sahip gençler değiştirecekse bu gençlerin sayısını artırmak da hepimizin görevidir;

“Bir bankada yönetici alımı yapılacaktı.

Cam duvarlı bir mülakat odası.

Koltuklar sertti, bakışlar daha sert.

Sorular teknikti ama asıl sertlik satır aralarındaydı.

Son soru geldi: “Ülke ekonomisine en çok zarar veren şey nedir?”

Adaylar kusursuzdu.

Diplomalar parlak, CV’ler ağırdı.

İlki konuştu: “İşsizlik.”

Kalemler oynadı, başlar sallandı.

İkincisi: “Enflasyon.”

Bir gülümseme dolaştı masada.

Üçüncüsü: “Yolsuzluk.”

Kaşlar kalktı. “Bu çocuk işi biliyor” dediler.

Sonra sıra arka köşedeki gence geldi. Diğerlerine benzemiyordu. Kravatı düzgündü ama bakışı serbestti.

İçinden geçirdi: “Ezber konuşsam alırlar. Ama ben bu masaya ait değilim.”

Ve yüksek sesle söyledi: “Bisiklet.”

Oda durdu. Bir anlık sessizlik. Ardından hafif bir gülüş, biraz da tahammülsüzlük.

Başkan öne eğildi: “Açıklar mısın?”

Genç sakince devam etti: “Bisiklet süren biri, araba almak zorunda kalmaz.

Kredi çekmez. Sigortaya boğulmaz. Benzin yakmaz. Hareketsizlikten hasta olmaz. Reklamla değil, rüzgârla motive olur. Toprağa basar, nefes alır. Tüketici olmaktan önce insan kalır. Ekonominin çarklarını değil, hayatın dengesini döndürür.”

O genci işe almak istediler. O kabul etmedi. Kibarca reddetti.

Neden işi kabul etmedi?

Çünkü onlar sistemi büyütmek istiyordu, o insanı.

Onlar betona yatırım yapıyordu, o yarına.

Onlar kaderi direksiyona bağlamıştı, o pedala.

Ve biz biliriz: Pedal çeviren çocuk toprağın sesini duyar, geleceğin nefesini taşır.

Sağlam kafa, sağlam bedende olur. Ve dünyayı bu gençlere verirsen, belki ekonomi küçülür ama hayat büyür. Ekonomi küçülebilir ama insan ve hayat büyüyorsa, asıl kazanç odur.” (Alıntıdır)

#Yapay zeka
#toplum
#Yaşar Süngü