Yazarlar Evini mültecilere bırakıp kiraya çıkan ünlü şair

Evini mültecilere bırakıp kiraya çıkan ünlü şair

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü Gazete Yazarı
1492 yılında on binlerce Yahudi, İspanya'dan gemilerle kurtarılarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına getirildi.

1709 yılında İsveç Kralı Şarl'ın beraberindeki yaklaşık 2 bin kişilik grupla birlikte Osmanlı İmparatorluğu'na sığındı.

Macar Özgürlük Savaşı'nı kaybeden Prens LajosKossuth ve beraberindeki 3 bin Macar 1849'da Osmanlı İmparatorluğu'nda yer buldu.

1917 Bolşevik İhtilali'nin ardından Vrangel yaklaşık 135 bin kişiyle birlikte Osmanlı İmparatorluğu'ndan koruma talep etti.

Cumhuriyet döneminde 1922-1945 yılları arasında Yunanistan, Balkanlar ve Almanya'dan yaklaşık 1 milyon 185 bin kişi Türkiye'ye geldi.

1988-2000 yılları arasında Irak, Bulgaristan, Bosna ve Kosova'dan yaklaşık 900 bin kişi geldi.

Son üç yılda Suriye ve Irak'ta gelenlerin sayısı da 3 milyona yaklaştı.

*

Biz “Gelene git, gidene kal” demeyen bir milletiz. Bu topraklar yüzlerce yıl milyonlarca muhtaç insana ev sahipliği yaptı.

Türkiye, bulunduğu coğrafyası itibariyle göçmenlere kapılarını açan, ihtiyaç duyanları koruma altına alan ve dünya kamuoyu tarafından da saygı duyulan bin yıllık köklü bir göç geleneğine sahip.

20'nci yüzyılın ikinci yarısı toplu nüfus hareketlerine şahit oldu. Göçmen nüfusu son yarım yüzyılda hızlı bir artış gösterdi.

Birleşmiş Milletler verilerine göre göç son 20 yıldaki hızıyla artmaya devam ederse, dünyadaki uluslararası göçmenlerin sayısı 2050'de 405 milyona ulaşacak.

*

Üsküdar Üniversitesi, Hacı Habibullah Geredevi Vakfı ve CEIPES(İtalya)'in ortaklığıyla yürütülen 'Suriyeli Mülteci Çocuklarla El Ele' adlı proje kapsamında düzenlenen sempozyumda iki gün boyunca yerli ve yabancı çok sayıda bilim insanı göçün çocuklar üzerindeki etkilerini masaya yatırdı

Psikiyatriyle ilgili acil birimlerde afet ikiye ayrılır. Biri doğal afetler, diğeri insan eliyle oluşturulan afetler.

Suriye insan eliyle oluşturulan bir afet.

Son rakamlara göre 600 bin kişinin öldüğü söyleniyor.

Bu sayıdan daha fazla da mülteci var.

Büyük çoğunluğu Türkiye'de olmak üzere savrulmuş bir toplum, bu sosyal tsunami.

Kurbanları ise en zayıflar çocukları, hastalar ve yaşlılar.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan'a göre yaşanan büyük bir sosyal travma, bir afet.

Toplumda başta gençler olmak üzere bir kesim sığınmacılara “Ekmeğimizi bu insanlarla niye paylaşalım? Bu insanlara bakmak zorunda mıyız? Bu bize ne getirecek?” gibi kapitalist kafasıyla bakıyorlar.

*

Prof.Dr. Tarhan şöyle uyarıyor; “İnsan zaman zaman sınavdan geçer. Bu da bir insanlık sınavıdır. Bu sınavda insanlar ikiye ayrılır, avantajlılar ve dezavantajlılar şeklinde.

Dezavantajlılar yaşanan krizde dezavantajı fırsata çevirmeye çalışır, tahammül eder, sabreder, o krizden kazanımla çıkmaya çalışır.

Avantajlılar ise insanlık sınavını daha çok yaşıyorlar ve yardım edip etmemekle sınanıyorlar.

Dezavantajlı kimseler kendini güvende hissederlerse avantajlı kesimin geleceği güvende olur.

Bir toplumda bir hasta ben tedavi edilmeyeceğim diye düşünüyorsa o toplumda huzur olmaz, o toplum dağılır.

Dezavantajlı insanlara bakmak, her şeyleri yolunda giden insanların görevidir, sosyal sorumluluğudur.

Batı dünyası, bu sınavı ciddi şekilde kaybetti.

Üçüncü dünya savaşı çıkarsa bu sebeple çıkacaktır.

İnsanlığı yok sayan bir durum, hiçbir sosyal dinamik bu durumu tolore edemez.

*

Ne demiş şair;

Sular yükselince, balıklar karıncaları yer.

Sular çekilince de karıncalar balıkları yer.

Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir.

Çünkü kimin kimi yiyeceğine.

“Suyun akışı” karar verir.

Gidene kal demeyeceksin.

Gidene kal demek zavallılara,

Kalana git demek terbiyesizlere,

Dönmeyene dön demek acizlere,

Hak edene git demek asillere yakışır.

*

Balkanlardan İstanbul'a göç edenlere evini verip kiraya çıkan İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un hayal ettiği Asım'ın nesli isek ülkesini kaybetmiş bu insanlara el uzatacağız, en azından hor görmeyeceğiz.

Sadece Diriliş Ertuğrul dizisini izleyerek Asım'ın nesli olunmaz.





Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.