
Yeni Şafak ekonomiyi faizciden kurtaracak 6 maddelik programını geçtiğimiz Pazar tekrar manşete taşıdı.
Son ekonomik reform girişimi iyi hazırlanmayıp başarısız olduğundan reform çağrısına toplum bir perdeyi incecik kıyalayıp çekinerek baksa da ben gazeteyi alınca öyle yapmadım.
Hele rafa kaldırılan kitaplardaki eski yanlışlar bugüne reform diye satılırken daha dikkatli baktım.
Varsın ekonomik reform ihtiyacı üzerine düşünmek bile suçken atılan manşete bakmak örgütlü suç olsun…
Şimdi tam bu köşeden ben de biraz düşünce suçu işleyeceğim.
Çünkü bugün artık ekonominin konusu büyüme ve kalkınmadan ibaret değil. Jeoekonomi çağındayız. Ekonomi refahla beraber bir güç ve güvenlik alanı olarak yeniden inşa ediliyor.
Biz de buna uygun olarak Türkiye’de reform tartışmasını ekonominin tüm değer önerileriyle beraber ekonomik güvenlik mimarisi üzerinden yapmak zorundayız.
Güç ve güvenlik derken boğucu bir ekonomi değil kastım. Ölçümüz ekonomiyi “genişleterek” savunmasız bırakmamak olmalı. Çin, Avrupa, Amerika bile bırakmıyor. Hatta silaha çeviriyor. Yani ekonomik gücün yanlış veya bilinçsiz ellerde silaha dönüştüğü bir zamandayız.
Ve fakat dünyanın en savunma kaygısı duyulmayan ekonomilerinden birisiyiz. Ekonomik birimlerin güçlü küresel etkilere rağmen kendi kapasiteleriyle kendi varlıklarını koruması bekleniyor.
6 adım üzerine düşününce ekonominin güvenlik açığının kapatılmaya çalışıldığı bir çerçeve görüyorum.
Ben de zaten adalet kaygısıyla yeni ağlar, yeni bağlar, güçlenmesi gereken işbirlikleri ve yeni bir ekonomik coğrafya kurma üzerine düşünsel biraz da uygulamalı olarak çalışıyorum. Aklın yolu bir.
Bizim bu 6 maddeyi çerçevelememiz gerekiyor. Uygulama her nasıl olacaksa. Hatta başka maddeleri de eklememiz gerekiyor. Sadece teknik bir paket olarak değil, ekonomik reformu ele alırken bir ekonomik güvenlik mimarisi de ortaya çıkarmak için.
Dolarizasyonun bir güvenlik sorunu olduğunu ortaya koymamız gerekiyor. ABD karşısında en aciz ülkeler en dolarize ülkelerdir. Hem herkesin TL aleyhine oynadığı bir kumar kaçınılmaz şekilde TL’ye bir sıfır ekler. Ki yaşadığımız budur. ABD kazanır, kumarı kazandığını sananlarsa kaybeder.
Çin ile ticarette ürün ürün strateji geliştirmek yerine bir paket ortaya çıkaramayan muteber tek ekonomi olduğumuzu fark etmemiz gerekiyor. Hindistan gibi ekonomilerin karşılıklılık üzerine nasıl ele alınacağını en azından Avrupa kadar çalışmamız gerekiyor. Büyük ölçekli üretim yapan ekonomilerle ticarette; sektör, norm, finansman, lojistik ve yatırım karşılıklılığını birlikte ele alan paket stratejilerle hareket etmeliyiz.
Gıda güvenliğini anonim şirket zincirlerin tahakkümünden çıkarmanın yolunu bulmamız gerekiyor. Yeni Şafak’ın önerdiği Cumhur Reyonu içinde: tarımın finansmanı, fiyat erişilebilirliği, dağıtım zinciri, piyasa yoğunlaşması, perakende zinciri rantı, kamu-toplum-piyasa dengesi, kooperatif/yerel üretim ağları ilişkisi gibi birçok meseleyi çözebiliriz.
Rant ekonomisi olmanın ötesine geçmenin yol haritasını çizmemiz gerekiyor. Rant kovalayıcılığın faizci anlayışı beslediğini görebilmemiz gerekiyor. Ya kur rantı yahut yüksek faiz arasında gidip geliyoruz.
Vergi düzeninin acilen sadeleştirilmesi gerekiyor. Vesaire vesaire…
Ezcümle 6 adım özelinde söylenecek bellidir. Türkiye, finans kapitalin kısa vadeli getiri baskısına, Çin’in ölçek avantajına, Hindistan’ın yükselen rekabetine ve içerideki faiz-rant alışkanlıklarına karşı bütünlüklü bir ekonomik güvenlik mimarisi kurmak zorundadır. En azından retorikten sıkılanlar için…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.