
Yunus Emre Enstitüsü, Türkçeyi ve Türk kültürünü dünyanın dört bir yanında görünür kılan güçlü bir kültürel diplomasi ağı kuruyor. 69 ülkede faaliyet gösteren Enstitü, dil öğretiminden sanata uzanan çok yönlü çalışmalarıyla Türkiye’nin kültürel hafızasını küresel ölçekte taşıyor.
Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki en etkin kurumlarından biri olan Yunus Emre Enstitüsü (YEE), kurulduğu günden bu yana Türk kültürünü ve sanatını dünyanın dört bir yanında tanıtmayı sürdürüyor. Dil öğretiminden sanat projelerine, akademik iş birliklerinden uluslararası etkinliklere uzanan geniş yelpazedeki faaliyetleriyle Enstitü, farklı toplumlar arasında köprü kuran çok yönlü bir kültür aktörü olarak öne çıkıyor. Bugün 69 ülkede, 93 kültür merkeziyle faaliyet gösteren YEE, Türkçeyi küresel bir iletişim dili haline getirmeyi hedeflerken aynı zamanda Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini evrensel bir perspektifle sunuyor. Enstitünün etkinlikleri, hem Türkiye’nin kültürel mirasının dünyada daha görünür olmasını sağlıyor hem de ülkeler arasında kalıcı bir dostluk ortamı oluşturuyor.
HER YIL BİNDEN FAZLA ETKİNLİK
Yunus Emre Enstitüsü, yalnızca dil ve eğitim alanında değil, kültür-sanatın tüm alanlarında etkin bir kurum olarak öne çıkıyor. Her yıl binin üzerinde etkinlik düzenleyen Enstitü; fuarlarda, festivallerde, sergilerde ve çalıştaylarda Türkiye’yi uluslararası alanda temsil ediyor.Bu etkinlikler yalnızca Türk kültürünü tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye ile diğer ülkeler arasında insani ve kültürel bağların güçlenmesine katkı sağlıyor.
TÜRK SANATINA KÜRESEL VİTRİN
Yunus Emre Enstitüsünün sanat alanındaki yeni çalışması olan Türk Sanatı Platformu, Türk sanatçılarının uluslararası ölçekte görünürlüğünü artırmak amacıyla hayata geçirildi. Platformun ilk lansmanı, 14 Kasım 2025’te Paris Yunus Emre Türk Kültür Merkezi (YETKM) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Bu girişimin temel hedefi, Türk sanatçılarını Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada daha görünür kılmak, Türk sanatına ilgi duyan araştırmacı ve sanatseverlerle yeni buluşma alanları yaratmak ve kültürler arası etkileşimi güçlendirmek. Platform, Türk sanatına katkı sunmayı ve sanatın diplomatik bir araç olarak kullanılmasını önceliyor. Paris’teki tanıtımın ardından Türk Sanatı Platformu’nun ikinci durağı, Aralık 2025’te Amsterdam oldu. Enstitü, 2026 yılının ilk çeyreğinde platformu Rusya, Tokyo ve Londra’da hayata geçirerek Türk sanatının uluslararası dolaşımını daha da genişletmeyi hedefliyor.
Kültür elçilerimiz sahada
Yunus Emre Enstitüsünün en büyük organizasyonlarından biri olan Türkçe Yaz Okulları, her yıl yüzlerce öğrenciyi Türkiye’de misafir ediyor. Program; Türkçe Yaz Okulu, Türkoloji Yaz Okulu ve Tematik Yaz Okulları olmak üzere üç ana başlıkta yürütülüyor. Katılımcılar, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yoğunlaştırılmış Türkçe eğitimi alırken aynı zamanda ülkenin tarihi ve kültürel mekânlarını keşfediyor. Her yıl programı tamamlayan yüzlerce öğrenci ülkelerine “kültür elçisi” olarak dönüyor; bu da Enstitünün dünya genelindeki görünürlüğünü ve etkisini artırıyor.
Uluslararası geçerliliğe sahip Türkçe sınavı
Türkçenin küresel ölçekte yaygınlaşmasını amaçlayan Enstitü, binlerce kişiye Türkçe öğretmiş, onlarca üniversiteyle iş birliği yapmış ve dünya çapında Türkoloji çalışmalarının geliştirilmesine katkı sağlamıştır. Enstitünün geliştirdiği Türkçe Yeterlik Sınavı (TYS), Avrupa Dil Sınavları Derneği (ALTE) tarafından akredite edilerek Türkçenin uluslararası geçerliliğe sahip ilk resmî sınavı olmuştur. Bu başarı, Türkçenin akademik ve profesyonel alanda tanınırlığını önemli ölçüde artırmıştır. Ayrıca Tercihim Türkçe projesi, birçok ülkede Türkçenin yabancı dil müfredatına girmesini sağlamış, başka ülkeleri ve eğitim sistemlerini de harekete geçirerek dil öğretiminde çarpan etkisi yaratmıştır. Öte yandan Türk Sanatı Platformu, yalnızca resim ve heykel gibi klasik sanat dallarına değil; fotoğraf, sinema, müzik ve dijital sanatlar gibi çağdaş üretim alanlarına da açık bir yapıya sahip. Farklı disiplinlerde çalışan sanatçıların görünürlük kazanmasını destekleyen bu model, Türkiye’nin kültürel üretim kapasitesini uluslararası alanda güçlendirecek.






