ABD-Suudi Arabistan ilişkileri çıkmaza girdi

Yeni Şafak
11:4430/09/2016, Cuma
G: 30/09/2016, Cuma
Yeni Şafak

ABD Kongresi, Obama'nın vetosuna rağmen, '11 Eylül saldırılarını gerekçe göstererek Suudi Arabistan'ın yargılanmasının önünü açan yasa tasarısı'nı onayladı. Yıllardır aralarından su sızmayan ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinin bu tasarı sonrası nasıl bir yol izleyeceğini birkaç başlıkta derledik.

Geçtiğimiz aylarda ABD Kongresi'nde Suudi Arabistan'ın 11 Eylül olaylarında rolü olduğunu vurgulayan ve Suudi rejiminin ABD'de yargılanmasının önünü açacak olan yasa tasarısı konuşulur hale gelmişti. ABD Başkanı Barack Obama'nın vetosuna rağmen Kongre Suudi Arabistan'a 11 Eylül saldırılarından dolayı dava açılmasına imkan tanıyan yasa tasarısını (JASTA-Justice against Sponsors of Terrorism Act-Terörizme Destek Verenlere Karşı Adalet yasa tasarısı) onayladı. Bu gelişme iki ülke arasında mevcut güveni de bitirme noktasına getirdi. Suudi Arabistan, ABD Başkanı Obama'nın tasarının onaylanmasına engel olmak için yeteri kadar mücadele etmediğini düşünürken, Obama, Kongre'ye öfkelenerek, vetonun reddini "Tarihi bir hata" olarak değerlendirdi.



11 Eylül 2001'de terör örgütü El-Kaide'ye bağlı kişiler tarafından kaçırılan uçakların ABD'nin New York eyaletinde iki farklı hedefe intihar saldırısı düzenlemesiyle gerçekleşen saldırının sonuçları uluslararası krizi beraberinde getirdi.



11 Eylül sadece ABD-Suudi Arabistan ilişkilerinde değil, küresel anlamda büyük bir kırılma noktası oldu. Saldırının baş sorumlusu olarak bilinen Üsame bin Ladin'in Suudi Arabistanlı olması, iki ülkenin ilişkilerini de büyük ölçüde etkiledi. Saldırıyı gerçekleştiren militanların düşünce yapısı ve radikallik düzeyleri, ABD'nin Sünnilere karşı tutumunu değiştirdi. Hatta ABD'de bazı çevreler, Suudi Arabistan'ı "küresel terörün" destekçisi ve finansörü olarak görmeye başladı.



ABD-Suudi Arabistan ilişkileri, eski Başbakan George W. Bush döneminde iyi seyretti. Başkanlığının son yılında Suudi Arabistan'a 'veda' gibi bir ziyaret gerçekleştiren Bush, sıcak mesajlar vermişti.



Obama döneminde de, son günleri dahil etmezsek çok büyük krizler yaşamayan iki ülke ilişkilerini iyi bir zeminde ilerletiyordu. Ancak İran'la yapılan nükleer anlaşma, Suudi Arabistan'ın tepkisine yol açtı.



ABD İran'la yakınlaştı, ilişkiler çıkmaza girdi


ABD'nin Suudi Arabistan'ın baş düşmanı İran'la yakınlaşması, iki ülkenin ilişkilerini bir çıkmaza daha sürükledi. Suudi Arabistan da sadece ABD'ye bel bağlamak yerine kendisine yeni alanlar açarak, geçtiğimiz yıl 34 İslam ülkesini tek bir çatı altında toplayıp 'İslam Ordusu'nu kurdu.



Karşılıklı tehditler


Suudi Arabistan ve ABD tüm bu olumsuz dönemeçlere rağmen hala birbirine muhtaç iki gücü simgeliyor. Sadece Obama döneminde ABD, Suudi Arabistan'a 100 milyar dolar civarında silah sattı. Bu rakamlar iki ülkenin yakın zamanda ilişkilerinin tamamen sıfırlanacağı anlayışını pek doğrulamıyor.



ABD'de Suudilerin elinde 750 milyar dolar değerinde FED tahvili ve bonosu var. Riyad, yasa tasarısının Kongre'de onaylanması halinde, bu tahvilleri ve bonoları satarak "ABD'yi yakacağı" tehdidinde bulunmuştu. Buna mukabil, ABD de ülkesindeki Suudi varlıkları dondurma ihtimalini bir karşı kart olarak kullanması bekleniyor.



Ortadoğu üzerine önemli araştırmalar yapan ABD'li akademisyen Mark Levine, iki ülkenin ilişkilerine ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:



  • "ABD-Suudi ilişkileri hiçbir zaman sadece petrolden ibaret olmadı. İşin aslı, petrolden elde edilen inanılmaz gelirin, rakiplerini ya da müttefiklerini değil de ABD'nin kendi kilit sektörlerini güçlendirmesidir. Eğer Suudiler bu ilişkiyi gerçekten bitirmeyi düşünüyorlarsa, uzun vadeli sonuçlar Amerikan ekonomisi ve politikasını yeniden şekillendirebilir. Nasıl şekillendireceğini ise pek çok yorumcu ve karar alıcı bile henüz kestirebilmiş değil"


ABD'den Suudi Arabistan ve İran'a çağrı




























#11 Eylül
#ABD
#Suudi Arabistan
#Obama