
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İstanbul Zirvesi'nin ardından 2 saatlik bir telefon görüşmesi yaptı. Trump görüşmenin ardından "Çok iyi geçti. Derhal ateşkes ve savaşa son vermek için müzakerelere başlanacak" dedi.
Rusya-Ukrayna savaşı üç yılını aşmışken iki ülke arasında barışı sağlamayı amaçlayan girişimler de hızlandı. Geçen hafta, üç yılın ardından Rusya ve Ukrayna arasında ilk yüzyüze görüşmenin İstanbul’da yapılmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump Ukrayna’da bir ateşkes sağlamak için telefonla mekik diplomasisi yürüttü. ABD Başkanı önce Avrupa'nın önde gelen ülkelerinin liderleriyle daha sonra da çatışmanın iki tarafı Rusya ve Ukrayna liderleriyle telefonla görüştü.
ÖNCE AVRUPA LİDERLERİYLE GÖRÜŞTÜ
Görüşmeye ilişkin İtalya Başbakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Başbakan Giorgia Meloni, ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz de yer aldı. Bu görüşme, Başkan Trump'ın Rusya Devlet Başkanı (Vladimir) Putin ile telefon görüşmesi öncesinde istişare amacıyla yapıldı" denildi. Açıklamanın devamında "Başbakan Meloni, öncelikle İtalya'nın, Avrupa ve Batılı ortaklarıyla birlikte Ukrayna'da adil ve kalıcı bir barış için Başkan Trump'ın çabalarına verdiği desteği yineledi ve derhal ve koşulsuz bir ateşkesin önemini vurguladı” değerlendirmesine yer verildi.
TRUMP: ÇOK İYİ GEÇTİ
Trump dün Rusya lideri ile iki ay sonra bir kez daha telefonla konuştu. ABD Başkanı, Putin ile yaptığı iki saatlik telefon görüşmesinin "çok iyi geçtiğini" belirterek, Rusya ve Ukrayna arasında müzakerelerin hemen başlayacağını duyurdu. Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "Çok iyi geçtiğine inanıyorum. Rusya ve Ukrayna derhal ateşkes ve daha da önemlisi savaşa son vermek için müzakerelere başlayacak" ifadelerini kullandı.
"Konuşmanın tonu ve ruhu mükemmeldi" diye yazan Trump, Rusya’nın, bu felaket "kan gölü" sona erdiğinde ABD ile büyük ölçekli ticaret yapmak istediğini ve kendisinin de buna katıldığını belirtti. Trump, söz konusu ticaretin Rusya için büyük miktarda iş ve zenginlik yaratacak "potansiyeli sınırsız" bir fırsat olduğunu, aynı zamanda Ukrayna’nın da ülkeyi tekrar inşa etmesi için bundan büyük fayda sağlayabileceğini savundu. Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski başta olmak üzere Avrupalı liderleri bilgilendirdiğini kaydeden Trump, Papa 14. Leo tarafından temsil edilen Vatikan'ın da müzakerelere ev sahipliği yapmaya çok istekli olduğunu aktardı ve "Süreç başlasın" ifadesini kullandı.
PUTİN: EN ÖNEMLİ ŞEY KRİZİN NEDENİNİ BİTİRMEK
Rus lider Putin de Soçi'de yaptığı açıklamada Trump'la yaptıkları görüşmeyi 'yapıcı' ifadesiyle tanımlayarak "İstanbul'da temasların yeniden başlaması, tarafların genel olarak doğru yolda olduğunu gösteriyor" dedi. "ABD Başkanı Trump, çatışmaların sona ermesi ve ateşkes konusundaki tutumunu ortaya koydu. Ben de Rusya'nın Ukrayna krizinin barışçıl bir şekilde çözülmesinden yana olduğumuzu aktardım" diyen Putin, Rusya'nın Ukrayna tarafıyla olası bir barış anlaşmasına ilişkin memorandum önermesi konusunda Trump ile anlaşmaya vardıklarını aktardı. Putin, şunları kaydetti:
"(Trump ile) Görüşme yapıcıydı ve görüşmeyi çok kıymetli buluyorum. Rusya ve Ukrayna'nın barış için azami istek göstermesi ve her iki taraf için uygun olacak uzlaşıya varması gerekiyor. Aynı zamanda Rusya'nın tutumunun genel olarak açık olduğunu belirtmek isterim. Bizim için en önemli şey, bu krizin temel nedenlerini ortadan kaldırmaktır."
ZELENSKİ: MÜZAKEREYE HAZIRIZ
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de ilerleryen saatlerde gün içinde Trump ile iki kez telefon görüşmesi yaptığını bildirdi. Zelenski mesajında, "Ukrayna'nın Rusya ile sonuç getirecek herhangi bir formatta doğrudan müzakerelere hazır olduğunu yineledim. Türkiye, Vatikan, İsviçre, tüm olası yerleri (görüşmeler için) değerlendiriyoruz" dedi. Zelenski, Rusya'nın savaşı sürdürmesi, esir değişimini reddetmesi ve "gerçekçi olmayan taleplerde bulunması" durumunda ABD ve Avrupa'dan yaptırımlarla baskı yapılması gerekeceğini ifade etti.









