
Siyonistler arasında son dönemde bir “Sekizinci Cephe” tartışması aldı başını gidiyor. İsrailliler yedi cepheyi, Gazze Şeridi, Batı Şeria, İran, Hizbullah, Husiler, Suriye ve içerideki Araplar olarak sayıyorlar. The Jerusalem Post gazetesine göre sekizinci bir tehditkâr cepheyi Türkiye oluşturuyor. Küresel kamuoyunun zihnini ve kalbini kazanma mücadelesi olarak isimlendirdikleri, ama hakikatinde “Küresel İntifada”ya karşı “Soykırımın küreselleştirilmesini” ya da kendi tabirleri ile “Sekizinci Cephe”yi devreye sokacaklar.
Siyonizm, iki yıldan fazlaca, hatta ateşkes sonrasında da yavaşlatılmış bir şekilde sürdürdüğü Filistinlilere karşı uyguladığı soykırım ile her kötülüğün anası olduğunu tüm dünyaya, adeta canlı yayında ispat etti. Bebekleri, çocukları, kadınları katlederek Siyonizm’in, anti-semitizmin ve hatta Holokost’un dünya çapında sorgulanır bir hale gelmesine kendi kanlı elleri ile sebep oldu.
Güya, dünyanın en ahlaklı ordusu olduğunu iddia ettikleri İsrail ordusunun, dünyanın en ahlaksız ordusu olduğu, hem de kendi yetkilileri tarafından ortaya çıkarıldı.
İSRAİL KÜRESEL ANLATIYI KAYBETTİ
İsrail’in Gazze’deki soykırımının Siyonizm açısından çok daha tehlikeli bir sonucu daha var ki, paçaları tutuşmuş durumda: Siyonizm II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın çoğunu hakimiyetine aldığı “anlatısı”nı kaybetti. Bu, dünyada ve ABD gibi en büyük kalelerinde bile, Siyonizm ve İsrail’in büyük bir itibar kaybına neden oldu. İsrail’in neredeyse tüm argümanları sorgulanır hale geldi.
“SEKİZİNCİ CEPHE” TARTIŞMALARI
Siyonistler arasında son dönemde bir “Sekizinci Cephe” tartışması aldı başını gidiyor. “Sekizinci Cephe”nin iki farklı versiyonu tartışılıyor... Birisi Türkiye ile ilgili, diğeri ve aynı zamanda küresel ölçekli olanı var ki asıl “Sekizinci Cephe” ile o kastediliyor.
TEHDİTKÂR CEPHE OLARAK TÜRKİYE
İsrailliler yedi cepheyi, Gazze Şeridi, Batı Şeria, İran, Hizbullah, Husiler, Suriye ve içerideki Araplar olarak sayıyorlar. The Jerusalem Post gazetesine göre sekizinci bir tehditkâr cepheyi Türkiye oluşturuyor.
Gazeteye göre Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı cesaretlendiren üç gelişme var: İsrail’in uluslararası izolasyonu, Türkiye’nin Suriye’de Esed’i devirme başarısı ve Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki kişisel bağ ve iyi ilişkiler.
Gazeteye göre, İran’a karşı hareket özgürlüğü için İsrail, Suriye’nin güneyinin tamamı üzerindeki hava kontrolünden vazgeçemez, bu da Suriye semalarında Türkiye ile sınırlı bir askeri çatışmaya yol açabilir.
SOYKIRIMI KÜRESELLEŞTİRME
“Sekizinci Cephe” kavramı İsrail’in soykırımcı başbakanı tarafından ABD’li Newsmax medya ağına verdiği demeçte dile getirildi. Netanyahu’nun “İran ve onun vekillerine karşı yedi cephe var, sekizincisi ise hakikat savaşı” sözleriyle gündemde yer almaya başladı. Soykırımcı başbakanın “Hakikat” dediğine bakmayın aslında bu cephe soykırım savaşı boyunca örtemedikleri hakikati, büyük ihtimalle kinetik eylemlerin de yer alacağı, küresel çapta mümkün olan her enstrümanla örtme çabası, hakikati haykıran ağızları kapatma savaşı olacak.
YOĞUN OLARAK TARTIŞILIYOR
İsrail basını ve düşünürleri, olan bitenin farkında gözüküyor. Bunu çeşitli İsrail medyasından derlediğimiz şu alıntılar çok güzel bir şekilde özetliyor:
* “İsrail kara savaşında önde gidiyor olabilir ancak sekizinci cephede, yani küresel kamuoyu ve diplomasi alanında kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız.”
* “7 Ekim sonrası dünyada, ‘Siyonizm’ kelimesi, sömürgecilik, apartheid ve soykırım suçlamalarını tetikleyen, hassas siyasi bir yük olarak algılanmaktadır.”
* “Son iki yılda yapılan anketler, genç nesiller arasında İsrail’e ve hatta var olma temel hakkına yönelik Batı desteğinde keskin bir düşüşe işaret ediyor.”
* “İsrail, ABD kamuoyunun gözünde itibarını kaybetti. Bunun oluşturduğu tehlikenin farkında olan Netanyahu, gönülleri ve zihinleri yeniden kazanmak için ‘Sekizinci Cephe’, ‘Hakikat Savaşı’nın açıldığını duyurdu.”
SORUMLU KİM?
Yukarıda bazılarını zikrettiğimiz tespitlerden başbakanından köşe yazarına kadar Siyonistlerin kendileri bağlamında “tehlikeli” küresel gelişmelerin çok iyi farkında oldukları, “Sekizinci Cephe’de, yani küresel kamuoyu ve diplomasi alanında kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya” olduklarını güzel anladıkları anlaşılıyor.
Ancak, buna kimin sebep olduğu noktasına gelince yine algı yönetimine, dezenformasyona başvurduklarını görüyoruz. Hiçbir yazıda, konuşmada aynaya bakma zarureti hissetmiyorlar. On binlerce Filistinli bebek, çocuk ve kadını soykırıma tabi tuttuklarını görmezden geliyorlar.
Onlara göre bunun müsebbibi İslamcılar: “İslamcılar sistematik çalıştılar, fonlandılar. İslamcılar, özgür dünyayı, özellikle ABD’yi, fethetmenin yolunun güç yoluyla değil, stratejik etki için sistematik, uzun vadeli ve yoğun bir şekilde finanse edilen bir algı savaşı yoluyla elde edileceğini anladılar... Yavaşça ve yüzeyin altında başlayan şey, özellikle son iki yılda kendini gösterdi ve çarpık iddiasıyla birçok kişiyi şaşkına çevirdi: Bu algı ve etki savaşında, ezberledikleri gibi, Siyonizm Batı’nın asıl günahı olarak gösteriliyor.”
Bu çabaların planlama ve finansmanında Türkiye, Katar, İran ve Rusya’nın isimleri anılıyor.
Yapılan bireysel ve toplu çabaların hakkını yemeden belirtmek gerekirse, Siyonist soykırım dünyanın vicdanını uyandırdı ve iki yıl boyunca bir çığ gibi büyüyüp halk, NGO ve hükümetler bazında uyanışa sebep oldu. Süreç hâlâ da devam ediyor.
SİYONİZM ŞİMDİ NE YAPACAK?
Soykırımcı Siyonistler, şimdi karşılarına çıkan bu durumu “stratejik bir savaş alanı” olarak görüyorlar. “Bu savaş alanını anlatıların, fikirlerin ve nüfuzun savaş alanıdır. Sosyal medyada, haber odalarında, sınıflarda, kişisel ilişkilerde ve siyasi iktidarın koridorlarında yaşanan bir savaştır” diyorlar.
Küresel kamuoyunun zihnini ve kalbini kazanma mücadelesi olarak isimlendirdikleri, ama hakikatinde Siyonizm’in Filistinlilere karşı uyguladığı iki yıllık soykırım sürecinde dünyanın uyanan vicdanı olarak ifade edebileceğimiz “Küresel İntifada”ya karşı “Soykırımın küreselleştirilmesini” ya da kendi tabirleri ile “Sekizinci Cephe”yi devreye sokacaklar.
KOL KOLA HİBRİT SAVAŞ
Küresel Siyonist ittifaka ihtiyaç duyulmakta olduğundan bahseden Siyonistler, bu savaşa tek başına girmekten öte, yaptıkları dezenformasyon ile Batı’yı, özellikle Hristiyan Siyonistleri açacakları bu cepheye dahil etmek istiyorlar.
İsrail’in ilan etmek üzere olduğu “Sekizinci Cephe”, Siyonistlerin bugüne kadar dünyayı uyutageldikleri anlatılarını geri alma savaşı olsa da bunu sağlamak için ellerindeki her tür enstrüman ve silahı devreye sokacaklardır. MOSSAD başta, İsrail istihbarat teşkilatının da kinetik – terörist eylemlerde rol alacağı bir cephe olacaktır bu cephe ve Gazze’de 260’dan fazla gazeteciyi susturdukları gibi, küresel çapta büyük susturma operasyonlarına da imza atacaklardır.
Savaştığı yedi cephe!
İsrail yedi cephede savaştığını iddia ediyor. Bunu “Yedi cepheye terör ve saldırganlık uyguluyor” diye okuyabiliriz. Peki bu yedi cephe kısa bilgileri ile hangileridir?
Soykırım cephesi: Gazze
İsrail’in 2006 yılından beri abluka altında tuttuğu ve adeta bir açık hava hapishanesine çevirdiği Gazze Şeridi’ndeki silahlı direniş gruplarının 7 Ekim 2023’de başlattıkları Aksa Tufanı saldırılarına karşı İsrail Gazze’nin iki milyondan fazla Filistinli halkına karşı soykırım suçunu 25 aydan fazla bir süredir sürdürüyor. Bununla birlikte, İsrail aç bırakma ve zorla göç ettirme politikaları da uyguluyor. Soykırımla ilgili bazı verilere bakalım:









