
Osmanlı padişahlarından İkinci Abdülhamid'in torunu Orhan Osmanoğlu, Esed rejiminin devrilmesiyle doğup büyüdüğü Şam’a 14 yıl sonra yeniden gitti. Emevi Camii’nde namaz kılan, ailesinin evinin bulunduğu Muhacirin Mahallesi’ni ziyaret eden Osmanoğlu, “Şam’da özgürce dolaşmak hayal gibi” dedi.
8 Aralık 2024’te Beşşar Esed rejiminin yıkılmasının ardından yüzbinlerce insan yıllar sonra sevdikleriyle kavuştu. Onlardan biri de Osmanlı padişahlarından İkinci Abdulhamit’in torunu Orhan Osmanoğlu’ydu. Suriye’nin Şam’da doğup büyüyen Osmanoğlu, 14 yıl sonra yeniden başkente geldi. İlk olarak Emevi Camii’nde namaz kılan Osmanoğlu, ardından çocukluğunun geçtiği sokakları ziyaret etti. Kasiyun Dağı eteklerinde bulunan Muhacirin Mahallesi’ndeki baba ocağına giden Osmanoğlu, Şam’da özgürce dolaşabilmenin hayal gibi olduğunu söyledi.
ARTIK İKİNCİ DİL TÜRKÇE
Çocukken okullarda Baas rejimi müfredatı ile Türkiye ve Osmanlı’ya karşı büyük bir nefret pompalandığını, bu nedenle hem öğretmenler hem de öğrencilerle büyük sorunlar yaşadığını anlatan Osmanoğlu, “Okulda notlarım iyiydi ancak pek istekli değildim. Babaannem hep Türk olduğumu söylerdi. Ben de bunun bilincindeydim ancak okullarda Osmanlı ve Türk halkına yönelik nefret içerikli dersler vardı. Tabi ben de bunlara karşı geliyordum. Bu nedenle öğrencilerle ve öğretmenlerle hep tartışma yaşıyordum. Suç rejimindi, Türk düşmanlığı yapıyorlardı ve Türkiye’yi çok kötü gösteriyorlardı” dedi. İlkokul çağından bu yana süren Türk düşmanlığının zihinlerde yer ettiğini ancak bunun rejimin suçu olduğunu söyleyen Osmanoğlu, “Bu algı zaman içinde yıkıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın samimiyetiyle ve yardımlarıyla yeni bir zihin inşa ettik. Şimdi bakıyorum da gençler sokaklarda Türkçe konuşuyor. Türkiye’nin adını duyduklarında gözlerinin içi parlıyor. Önceden Suriye’de ikinci dil Fransızca’ydı şimdi Türkçe olmuş. Bu gelişme çok büyük ve anlamlı. Bunu başaran da Türk halkı ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır” diye konuştu.
BAAS, TÜRKLERİ DÜŞMAN GÖSTERDİ
Yeni Suriye yönetiminin başa gelir gelmez okul müfredatını değiştirdiğine ve “Osmanlı işgali” yerine “Osmanlı dönemi” ifadesinin kullanılacağını duyduklarında çok mutlu olduklarını dile getiren Orhan Osmanoğlu, “Bazı tabuların yıkıldığını görüyoruz. Gerçek Osmanlı tarihini öğrenecekler. Fransızların değil de hakiki tarihçilerin hazırladığı kitapları okuyarak geçmişi anlayacaklar. Bu çok önemli. Ben çocukken Baas rejimi nedeniyle Osmanlı torunu olduğumuzu bile gizlemek zorunda bırakılmıştık. Babam evde Türkçe konuşturmazdı. Duvarların bile kulağı var denirdi. Çünkü düşman görülüyorduk. Ama bu çok şükür ki değişti” şeklinde konuştu.

REJİMİN PROPAGANDASIYLA HAKKA GİRDİLER
Türkiye’nin Suriye konusunda büyük bir sınav verdiğini ve bu sınavı başarıyla geçtiğini kaydeden Osmanoğlu, “Erdoğan, seçim arefesinde oylarının düşebileceği ihtimalini bilerek Suriyelileri zorla göndermeyeceklerini açıklamıştı. Bir gün dahi geri adım atmadı. Onları korudu kolladı. Şimdi Suriye’ye geri dönenlerin açıklamalarına bakın hepsi sonsuz bir minnetle ayrılıyor Türkiye’den ve hem Cumhurbaşkanımıza hem de Türk halkına çok teşekkür ediyorlar. Ne dualar aldı Türkiye bu mesele üzerinden. Ancak ülkemizde bir kesim onlara ne yazık ki çok zulmetti. Birileri Şam’a gelip, rejim desteğiyle burada propaganda yaptılar. Hayat çok güzel, savaş yok, Esed af çıkardı yalanlarını ortaya attılar. Bu yalanlar yüzünden Suriye’ye gelen ve tutuklanan arkadaşlarım dahi oldu. Şimdi aldıkları paralarla bir diktatörü, zalimi koruyan bu insanların da yeniden Suriye’ye gelmeye hazırlandıklarını duyuyoruz. Ne yapacaklar? Şam’ın tatlısını yemeye mi gelecekler? Yüzlerce insanın hayatına mal oldu yaptıkları. Bunların yüzü de bu şekilde ortaya çıktı” diye konuştu.
SURİYE İKİNCİ VATANIM
Suriye’nin muhalifler tarafından kurtarıldığını duyduğunda doğduğu topraklara yeniden kavuşmak için yola çıktığını anlatan Osmanoğlu, “Yıllarca sınırlardan geçerken rejimin askerlerine, görevlilerine rüşvet vermek zorunda kalırdık. Saatlerce bizi sorgular, üstüne paramızı alırlardı. Bu kez Ürdün’den Suriye’ye girdiğimde güler yüz ve samimiyetle karşılandık. Suriye’ye girmemiz için gerçekleştirilen işlem yalnızca 3 dakika sürdü ve bize ‘Ülkenize hoş geldiniz’ dediler. Daha sınır kapısından itibaren karşılaştığımız bu hoş muamele bizi çok mutlu etti. Çünkü burası benim ikinci vatanım” diye anlattı.
TÜRKİYE-ŞAM ARASINDA KÜLTÜR KÖPRÜSÜ
Başta Türkiye, Gazze ve Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere yardımlaşma faaliyetleri yürüttükleri Osmanlı Yardımlaşma Derneği’nin Şam şubesini de açmaya hazırlandıklarını aktaran Osmanoğlu, “Burada açacağımız şubemizle Türkçe ve Osmanlı Türkçesi eğitimi vermeyi düşünüyoruz. Eskiden Suriyeliler, İngilizce ve Fransızca öğrenmek isterdi. Şimdi Türkçe’ye karşı yoğun bir ilgi var. Kültür tarihçilerini buraya getirmek istiyoruz. Kültür-sanat faaliyetleri gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Hat ve tezhip sanatları sergilerimiz olacak. Bazı değerli Osmanlı eserlerini de getirip, sergileyeceğiz. Suriye ve Türkiye arasında bir kültür köprüsü kurmak niyetindeyiz. Tabii bununla beraber bir yetimhane kurmak ve hapishaneden çıkarılan esirler için de projeler üretmek gibi planlarımız da mevcut” dedi.








