Gemi nedir, liman neresi, kaptan kim?

04:0022/06/2023, Perşembe
G: 21/06/2023, Çarşamba
Yeni Şafak
Kemal Kılıçdaroğlu.
Kemal Kılıçdaroğlu.

Prof. Dr. İsmail Güleç / İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi

Seçimler oldu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, oyların yüzde 52,16’sını alarak bir kez daha cumhurbaşkanı seçildi. Bu sonuç Millet İttifakı cephesinde büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Kazanacaklarına inandırılmış kitleler bir nevi paralize olmuş gibi kaldılar ve ne yapacaklarını bilemediler.

Millet İttifakı’nın en çok oy alan partisi CHP’yi destekleyen kimi gazeteciler ve meşhur sanatçılar birkaç gün öncesinde, seçilmesine engel olduğunu düşündüğü kimseleri doğduklarına pişman edecek kadar ateşli taraftarı oldukları ve hararetle savundukları cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu başarısız bulup istifasını istemeye başladılar. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın değişim talebi işi hakarete kadar vardırmalarına vesile oldu.

Seçimlerden önce “Bu benim son grup toplantım” dediği toplantının üzerinden birkaç ay geçmeden sanki öyle bir cümle kurmamış gibi yeniden CHP Meclis Grubu Toplantısı’na katılan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, istifasını isteyenlere karşı “Değişimin önünü sonuna kadar açacağım. Gemiyi limana sağlam götürmek yine kaptanın görevidir. Kaptan olarak gemiyi limana sağlam götüreceğimi herkes bilsin.” diye cevap verdiği yazıldı.

Siyaseti yakından takip eden gazeteciler ve TV yorumcuları bu konuşmayı önümüzdeki mahalli seçimlerde adayları belirleme yetkisini kullanmak isteyen Kılıçdaroğlu’nun istifa etmeyeceği şeklinde yorumladılar. Kamuoyunda oluşan genel kanaat istifa etmedikçe değişimin olamayacağı yönünde.

TEŞBİHİN İŞARET ETTİKLERİ

Kılıçdaroğlu’nun, gemiyi limana sağlam götürmenin kaptanın görevi olduğunu söylerken kastının partisinin başında kalmak ve genel başkanlığı kimseye bırakmamak olduğu söylendi, çizildi. Oysa bu sözlerden anlaşılması gereken başka bir şey olmalı idi. Bana göre bu sözlerden bırakacağı anlaşılmakta. Nedenini izah etmeye çalışayım:

Kaptanın gemisini limana sağlam götürmesi, eskilerin deyimi ile bir temsili teşbihtir. Teşbihin bu türünün özelliği benzetme yönünün hemen anlaşılmaması, dolayısıyla yoruma açık olması, hatta yorum yapılmadığı takdirde anlaşılmasının güç olmasıdır.

Konu partinin genel başkanlığı olduğuna göre gemi ile kastedilen CHP olmalıdır. Bu durumda kaptan da partinin genel başkanıdır. Limana döndüğüne göre gemi bir sefere çıkmış olmalı. Kaptanın gemiyi sağlam getirmesi gerektiğine göre demek ki geminin hasar alma ihtimali var. Bu durumda cevap vermemiz gereken soru sefer ve liman ile nelerin kastedildiğidir. Seçimlerden sonra, kurultaydan önce yapılan bir konuşma olduğuna göre geminin çıktığı sefer mayıs ayında yapılan genel seçimler, liman da seçimlerden sonra yapılması zaruri olan kurultay olmalı. Bir gemi ancak limana çekildikten sonra eksiğini gediğini tamamlayabildiği gibi bir parti de kurultayda eksiğini ve kusurunu görüp gidermenin yollarını arayabilir. Bu durumda genel başkana yani kaptana düşen görev gemiyi olabildiğince sağlam, yani partiyi dağıtmadan ve kavga gürültü çıkmasına izin vermeden kurultayı sağlıklı bir şekilde yapması ve yeni genel başkanın seçilmesini sağlamasıdır.

BÜYÜK HASAR ALDI

Biz benzetmeyi konuşmaya devam edelim. Acaba gemi gerçekten sağlam mı? Seçimleri kaybetmiş bir genel başkan ne kadar sağlam olursa gemi de o kadar sağlam olur. Dolayısıyla gemi limana sağlam bir şekilde gelmedi, çünkü seçimlerde büyük hasar aldı. Doğrusu sağlam bir şekilde değil, batmadan getirmesidir. Seferde gemi ile birlikte gemidekiler de büyük zarara uğramıştır ve liman bu zararın telafi edileceği yerdir. Kaptandan başka zarar eden gemiciler partinin yöneticileri ve milletvekili seçilemeyen partililerdir. Gemi batmamış olabilir ancak hasar almıştır ve kaptanı da büyük bir darbe yemiştir, çıktığı seferden zararla dönmüştür. Dolayısıyla hasarlı gemiyi limana çekmeyi başaran kaptanı bekleyen iki şey vardır. Ya gemiyi tamir ettirip yeni sefere çıkaracak daha becerikli ve mahir kaptan bulmak veya aldığı yaraları sardırıp zararını karşılayıp on beş kez çıkıp başaramadığı sefere yeniden çıkmaktır.

Burada sorumluluk limandakilere düşmektedir. Limandakiler kararı verecek delegelerdir. Ancak burada sorun delegelerin trajedisi, kendilerine işaret edilen kaptanı seçmek dışında bir tercihlerinin olmamasıdır.

Hâsılı gemi sağlam değil, hasarlıdır. Çıkılan seferde arzu edilen kâr elde edilmemiştir. Kaptan daha önce defalarca olduğu gibi yine başarısız olmuştur. Böyle bir benzetmeden anlaşılması gereken sayın Kılıçdaroğlu’nun partisinin geleceğini düşünerek kurultaya götürüp orada içlerinden en iyisini seçtirmektir. Ancak ne benzetmeyi yapan kişi ne de gazeteciler ve yorumcular benzetmeyi bu şekilde anladılar. Ya da ben yanlış anladım. Doğrusunu Allah bilir.



#seçim
#Siyaset
#politika
#Recep Tayyip Erdoğan