
2026'nın, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde birinci ünite için 'devreye alma yılı' olması bekleniyor. Türkiye, küresel ölçekte büyüklüğü 2,2 trilyon dolara ulaşacak nükleer yatırım dalgasına sahada dâhil oluyor. Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, küresel piyasalardaki hareketliliğe dikkat çekerek, “Akkuyu; 30 bin istihdam, 2 bin firma ve oluşturduğu vizyonla müthiş bir ekosistem oluşturdu. Sadece bir santral kurmadık, adeta yeni bir sanayi dalı gelişiyor” dedi.
Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali Akkuyu NGS, henüz tam kapasiteyle devreye girmeden Türkiye ekonomisinde milyarlarca dolarlık dev bir ekosistem oluşturdu. Küresel nükleer enerji üretimi 2024 yılında tüm zamanların rekorunu kırırken, Türkiye de Akkuyu ile bu dev lige güçlü bir giriş yaptı. Tesisin birinci ünitesinin bu sene devreye alınması bekleniyor. Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Başkanı Alikaan Çiftçi, "Dünyada 2,2 trilyon dolarlık bir nükleer yatırım dalgası geliyor. Akkuyu; 30 bin istihdam, 2 bin firma ve oluşturduğu vizyonla müthiş bir ekosistem oluşturdu. Sadece bir santral kurmadık, adeta yeni bir sanayi dalı gelişiyor. Akkuyu ile kurduğumuz bu güçlü sanayi altyapısı, Türkiye'nin küresel pazarda ana oyunculardan biri olmasının önünü açacak" dedi.
DOĞRU HAMLE YAPTIK
Küreseldeki nükleer reaktörlerin 2024'te 2 bin 667 teravatsaat (TWh) üretimle tüm zamanların rekorunu kırdığını hatırlatan Çiftçi, "Morgan Stanley verilerine göre, küresel nükleer değer zincirine yapılacak yatırımların 2050 yılına kadar 2,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye, Akkuyu yatırımıyla tam da bu dalganın yükseldiği anda en doğru konumlanmayı yaptı. Türkiye, sahip olduğu bu altyapı ile nükleer ligdeki önemli oyunculardan biri olmaya adaydır" ifadelerini kullandı.
YERLİ FİRMALAR KÜRESELE AÇILIYOR
Tesisin artan yerlileşme oranlarıyla Türk sanayisine doğrudan nakit akışı sağladığını vurgulayan Çiftçi, projede tedarikçi ve yüklenici olarak 2 bini aşkın Türk firmasının aktif rol aldığını söyledi. Nükleer sanayi alanında oluşan yerelleştirme hacminin 10 milyar doların üzerine çıktığını kaydeden Çiftçi, bu başarının ihracata dönüşmeye başladığını dile getirdi. Çiftçi, pazardaki bazı firmaların ihracat potansiyeline dikkat çekti.
Artık nükleer alt sektörümüz var
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, “Bu projede yerelleştirme oranındaki artış sanayici için büyük fırsatlar doğurdu. Akkuyu ile bu tablo tamamen değişti” dedi. Akyener, Türkiye’de birçok alt üreticinin artık nükleer standartlara uygun parçalar için sertifikasyon süreçlerine başladığını, bunun fiilen yeni bir “nükleer alt sektör” oluşturduğunun altını çizdi.
Pazarda artan rekabet gücü
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, “Akkuyu’da ulaşılan yüksek yerli üretim oranı, Türk sanayisinin nükleer kalite seviyesine çıkabildiğini kanıtladı. Yüzlerce Türk firması küresel standartlarda üretim yapmayı öğrendi” dedi. Projede yer alan şirketlerin ve mühendislerin uluslararası rekabet gücü kazandığını söyleyen Karataş, “Bu durum; Türk şirketlerinin nükleer ihalelere girebilmesi ve veri merkezlerine entegre nükleer çözümler geliştirme potansiyeli yaratacaktır” bilgisini verdi.









