
"En ağır cezayı alsın"Yağız Balcı’nın babası Ali Balcı, şikayetçi olduklarının altını çizerek, "Sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyoruz. Çocuklarımız geri gelmeyecek, onların acısıyla yaşamayı öğreneceğiz. Sanığın başsağlığı dileğini kabul etmiyorum" ifadelerine yer verdi.Anne Ela Balcı, "Acı içindeyiz. Birilerini hızlı araba kullanacak diye bizim çocuklarımız toprak altında. Hızlı araba kullanmak cana kastetmektir. 50 kilometre yolda 140’la gidemezsin. İki güzel çocuğum toprağın altında. En ağır ceza neyse onuna cezalandırılmasını istiyoruz. Ada ve Yağız gelmeyecek. Kurallar boşa değil. Başsağlığı dileklerini kabul etmiyorum. Sanık eğitim hayatına devam edemediği için bunalıma girdiğini söylüyor. Bizim çocuklarımız üniversiteye gidemeyecek, evlenemeyecek, çocukları olmayacak. Bizim hayatımız bitti" ifadelerini kullandı.
Antalya'da, elektrikli scooter kullanan iki lise öğrencisine otomobille çarparak ölümlerine neden olan ve hakkında 15 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açılan sürücünün ilk duruşması görüldü. Mahkeme, sürücünün tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
1/10

Balcı idaresindeki scootera, süratli olduğu iddia edilen Muhammed Can Gülmez yönetimindeki 07 BBS 63 plakalı otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan Balcı ve Kayahan, kaldırıldıkları özel hastanede hayatlarını kaybetti.
2/10

Gözaltına alınan Gülmez ise sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı. 5. Ağır Ceza Mahkemesinde kabul edilen iddianamede Gülmez’in, ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
3/10

Antalya Adliyesi 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya, sanık Muhammed Can Gülmez tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemiyle katıldı. Maktullerin aileleri ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu.
4/10

Murat Can Dönmez (23) ise savunmasında, hemşirelik bölümü mezunu olduğunu ve üniversite öğrenimine devam ettiğini söyledi.
Olay gününü anlatan Dönmez, "Mehmet Özdemir arkadaşımla Kırcami’den Sampi kavşağına ilerlerken saat 23.40 sıralarında hızım 78 kilometre civarındaydı. Bulunduğum yolda sol şeritte seyir halindeydim ama palmiye ağaçları nedeniyle refüjdeki kişileri göremiyordum.
Olay gününü anlatan Dönmez, "Mehmet Özdemir arkadaşımla Kırcami’den Sampi kavşağına ilerlerken saat 23.40 sıralarında hızım 78 kilometre civarındaydı. Bulunduğum yolda sol şeritte seyir halindeydim ama palmiye ağaçları nedeniyle refüjdeki kişileri göremiyordum.
5/10

Yanımda araç ya da engelleyici durum yoktu. Yol açıktı, yağış yoktu, aydınlatma vardı. Belirttiğim hızla seyrederken birden refüjden maktulün kullandığı aracı gördüm ancak olay ani geliştiği için fren basmam ve sağa manevra yapmama rağmen kurtaramadım. Ve kaza meydana geldi. Kendim sağlıkçıyım. Bir dakika içinde 112’yi aradım. Yaralıya müdahale etmeye çalıştım ancak sonuç olmadı. Bu olay sebebiyle ölenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyorum, ölenlere Allah’tan rahmet eylesin" dedi. Dönmez, uyuşturucu madde, sigara ya da alkol kullanan biri olmadığını belirtti.
6/10

"Sağa kırdım"
Dönmez, değişik trafik cezaları aldığını ve raporların doğru olduğunu söyleyerek, "Cezaevi ortamında psikolojim bozuldu. Eğitim hayatım yarım kaldı, bu nedenle tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Olay esnasında frenle birlikte sağa manevra yaptım. Kırcami yolunda keskin bir viraj var, o viraja hızla girmem imkansız. Çok pişmanım, keşke bu olay olmasaydı" diye konuştu.
Dönmez, değişik trafik cezaları aldığını ve raporların doğru olduğunu söyleyerek, "Cezaevi ortamında psikolojim bozuldu. Eğitim hayatım yarım kaldı, bu nedenle tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Olay esnasında frenle birlikte sağa manevra yaptım. Kırcami yolunda keskin bir viraj var, o viraja hızla girmem imkansız. Çok pişmanım, keşke bu olay olmasaydı" diye konuştu.
7/10

Müşteki avukatının, "Telefondan canlı yayın yaptı mı? Telefonla görüştü mü? Aracın çarpma anında kendi fren sistemi var mı?" şeklindeki soruları karşısında sanık Dönmez, "Benim kullandığım araç arkadaşımdan satın alındı. Ben de o gün geçici olarak kullanıyordum. Araç yeni bir modeldi. Benim telefonum wifiye bağlıydı ve müzik dinliyordum. Kaza öncesinde kız arkadaşımla görüşmüştüm. Sonrasında ilk önce 112’yi, sonra aracın sahibini, sonra babamı aradım. İnternetim açık, sosyal medya gruplarım var. Aracın kendi airbaglarının açılması ve kendini kilitlemesi ve fren yapması gibi bir durum yaşanmadı. Ben görür görmez fren yaptım, direksiyonu da sağa kırdım. Zorunlu sigortanın yapılmadığından haberim yoktu. Sosyal medya hesaplarımda hız ya da drift gibi paylaşımlar yapmadım. Şehir dışında biraz, her zaman değil. Her zaman hızlı araç kullanan biri değilim" şeklinde konuştu.
8/10

"Başka aileler yanmasın"
Ada Kayahan’ın babası Murat Kayahan ise, "Şikayetçiyiz. Sanığın sosyal medya hesaplarında hızlı ve drift görüntüleri olduğunu, arkadaşlarını etiketlediği tespit ettik. Buradan çıkacak her karar bizim acımızı dindirmeyecek, çocuklarımız geri getirmeyecek. Bu ülkenin yarınları, geleceği için çocuklarımızı pamuklara sararak büyüttük. Kızım o gün dershaneden geliyordu. Herkesi vicdanına havale ediyorum. Sosyal medya görüntülerine mahkeme ulaşabilir. Başka aileler yanmaması için mücadelemizi devam ettireceğiz. Kötülük kazanmasın. Sanığın baş sağlığı dileğini kabul etmiyorum" ifadelerine yer verdi.
Anne Sevim Kayahan, konuşmak istemediğini ve sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu bildirdi.
Kız kardeş Sevim Kayahan, tek kardeşini kaybetmenin derin bir acısı içinde olduğunu ifade ederek, şikayetçi olduklarını bildirdi.
Ada Kayahan’ın babası Murat Kayahan ise, "Şikayetçiyiz. Sanığın sosyal medya hesaplarında hızlı ve drift görüntüleri olduğunu, arkadaşlarını etiketlediği tespit ettik. Buradan çıkacak her karar bizim acımızı dindirmeyecek, çocuklarımız geri getirmeyecek. Bu ülkenin yarınları, geleceği için çocuklarımızı pamuklara sararak büyüttük. Kızım o gün dershaneden geliyordu. Herkesi vicdanına havale ediyorum. Sosyal medya görüntülerine mahkeme ulaşabilir. Başka aileler yanmaması için mücadelemizi devam ettireceğiz. Kötülük kazanmasın. Sanığın baş sağlığı dileğini kabul etmiyorum" ifadelerine yer verdi.
Anne Sevim Kayahan, konuşmak istemediğini ve sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu bildirdi.
Kız kardeş Sevim Kayahan, tek kardeşini kaybetmenin derin bir acısı içinde olduğunu ifade ederek, şikayetçi olduklarını bildirdi.
9/10

"En ağır cezayı alsın"
Yağız Balcı’nın babası Ali Balcı, şikayetçi olduklarının altını çizerek, "Sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyoruz. Çocuklarımız geri gelmeyecek, onların acısıyla yaşamayı öğreneceğiz. Sanığın başsağlığı dileğini kabul etmiyorum" ifadelerine yer verdi.
Anne Ela Balcı, "Acı içindeyiz. Birilerini hızlı araba kullanacak diye bizim çocuklarımız toprak altında. Hızlı araba kullanmak cana kastetmektir. 50 kilometre yolda 140’la gidemezsin. İki güzel çocuğum toprağın altında. En ağır ceza neyse onuna cezalandırılmasını istiyoruz. Ada ve Yağız gelmeyecek. Kurallar boşa değil. Başsağlığı dileklerini kabul etmiyorum. Sanık eğitim hayatına devam edemediği için bunalıma girdiğini söylüyor. Bizim çocuklarımız üniversiteye gidemeyecek, evlenemeyecek, çocukları olmayacak. Bizim hayatımız bitti" ifadelerini kullandı.
Yağız Balcı’nın babası Ali Balcı, şikayetçi olduklarının altını çizerek, "Sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını istiyoruz. Çocuklarımız geri gelmeyecek, onların acısıyla yaşamayı öğreneceğiz. Sanığın başsağlığı dileğini kabul etmiyorum" ifadelerine yer verdi.
Anne Ela Balcı, "Acı içindeyiz. Birilerini hızlı araba kullanacak diye bizim çocuklarımız toprak altında. Hızlı araba kullanmak cana kastetmektir. 50 kilometre yolda 140’la gidemezsin. İki güzel çocuğum toprağın altında. En ağır ceza neyse onuna cezalandırılmasını istiyoruz. Ada ve Yağız gelmeyecek. Kurallar boşa değil. Başsağlığı dileklerini kabul etmiyorum. Sanık eğitim hayatına devam edemediği için bunalıma girdiğini söylüyor. Bizim çocuklarımız üniversiteye gidemeyecek, evlenemeyecek, çocukları olmayacak. Bizim hayatımız bitti" ifadelerini kullandı.
10/10

"Çelişkili ifadeler"
Olay anında sanığın yanında bulunan tanık Mehmet Özdemir (26), "Sanığı 6 aydır tanıyorum. Olay günü havalimanından arkadaşı aldık, başka bir yere bıraktık. O esnada sanık telefon görüşmesi yaptı. Ancak görüşmenin araç multimedya ile yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Radyo açık değildi. Müzik dinlemiyorduk, radyo açık değildi. Araç hareket halindeyken telefon görüşmesi olmadı. Navigasyon sistemi açıktı. Yaya geçidine yaklaştığımızda fark ettim, sanığın fark etmesiyle direksiyonu sağa kırıp fren yaptığını hissettim. Çarpmayla birlikte cam kırıkları koluma isabet etti, kazanın şokunu yaşadım. Sanığın maktullerin yanına gittiğini gördüm. Sanığın hızının yaklaşık 80 kilometre civarında olduğunu tahmin ediyorum. Sosyal medyadan takip ediyorum, arabasıyla çekilen fotoğrafları var ama drift artığı ya da hız yaptığına dair görüntülere rastlamadım" açıklamasını yaptı.
Olay anında sanığın yanında bulunan tanık Mehmet Özdemir (26), "Sanığı 6 aydır tanıyorum. Olay günü havalimanından arkadaşı aldık, başka bir yere bıraktık. O esnada sanık telefon görüşmesi yaptı. Ancak görüşmenin araç multimedya ile yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Radyo açık değildi. Müzik dinlemiyorduk, radyo açık değildi. Araç hareket halindeyken telefon görüşmesi olmadı. Navigasyon sistemi açıktı. Yaya geçidine yaklaştığımızda fark ettim, sanığın fark etmesiyle direksiyonu sağa kırıp fren yaptığını hissettim. Çarpmayla birlikte cam kırıkları koluma isabet etti, kazanın şokunu yaşadım. Sanığın maktullerin yanına gittiğini gördüm. Sanığın hızının yaklaşık 80 kilometre civarında olduğunu tahmin ediyorum. Sosyal medyadan takip ediyorum, arabasıyla çekilen fotoğrafları var ama drift artığı ya da hız yaptığına dair görüntülere rastlamadım" açıklamasını yaptı.
#skooter kazası
#antalya
#scooter






