
Adım adım göç serüveni
Yeni Şafak, İstanbul'da bir balık malzemeleri dükkanından satın alınan can yelekleriyle başlayıp kimi zaman Egenin karanlık sularında ölümle, kimi zaman Midilli sahillerinde hayata ayak basarak sonuçlanan mültecilerin umuda yolculuğunu adım adım fotoğrafladı.
1/10

Türkiye’ye gelmiş binlerce Afgan, Çeçen, Uygur ve Özbek’in İstanbul’da ilk durak kabul ettiği ve halen en az 50 bin yabancının ikamet ettiği Zeytinburnu’nda, şu an en az 30 bin Suriyeli yaşıyor. Ölüm yolculuğunun ilk durağı buradaki bir balıkçı dükkanı. Çünkü kime sorsak aynı dükkanı işaret ediyor: Onar Av Malzemeleri. Dükkan sahibi can yeleklerini 30 TL’den sattıklarını söylüyor. “İstediğiniz büyüklükte yelek mevcut” dedikten sonra minik Alyan’ın cansız bedeni zihnimizin bir kenarında, dükkanda çocuklar için can yeleği olup olmadığına bakıyoruz. Dükkan sahibi merakımızı gideriyor: “Çocuklar için can yeleği yok...”
2/10

Malzeme dükkanından can yeleği satın alarak ellerinde büyük poşetlerle çıkan mültecilerin peşine takılıyoruz. Adres hep aynı: Zeytinburnu sahili. Muhtelif zamanlarda bu bölgede toplanan grupların minibüs ve otobüslerle bölgeden ayrıldığını dile getiren seyyar satıcıların yanına konuşlanıp mültecileri almaya gelecek otobüsleri beklemeye koyuluyoruz. Bu arada can yeleği satın aldıktan sonra kendilerini takip ettiğimizi anlayan mültecilerin istiflerini bozmaması ilginç. Yanına yaklaştığımız iki genç konuşmaktan kaçınıyor.
3/10

Sahilde büyük bölümü erkek olan ve bir kısmı Suriyeli bir kısmı Afganlılardan oluşan
yaklaşık 100 kişilik grubu izlemeye devam ediyoruz. 16.00 civarında mülteci grubu
hareketleniyor. Sahil yolundaki üst geçidin hemen altına park etmiş 3 ayrı minibüs,
grubu bekliyor. İlginç olan, insan tacirlerinden olduğunu düşünebileceğimiz
hiç kimsenin ortada olmaması. Mülteciler, irtibatta oldukları kişilerden
telefonla talimat alıyor. Kapasitesi 18 kişi olan, okul ve personel servisi
amaçlı kullanılan minibüslerin istikametinin neresi olacağı o an itibariyle
meçhul. Tahminimiz Çanakkale ya da Edirne. Toplamda
54 kişi kapasitesi olan 3 araca 100 kişilik grup tıka basa biniyor.
4/10

Aracımızla minibüslerin peşinden hareket ediyoruz. Mültecileri taşıyan minibüsler, Mahmutbey gişelerini geçerek mola vermeden ilerliyor. Bizi farkeden minübüsler zaman zaman hızlarını 30-40’a kadar indirerek yol alıyor ve takip edip etmediğimizi anlamaya çalışıyor. Zaman zaman önlerine geçerek, çoğunlukla da uzaktan peşlerinde kalmaya devam ediyoruz. Ve minibüsleri Eceabat-Çanakkale arasında çalışan feribotlarda yakalıyoruz. Bir kafeye girip onları izliyoruz. Tıka basa dolu minibüslerde mültecilerin dikkat çekmemeleri için 45 dakikalık feribot yolculuğu sırasında tuvalet gibi insani ihtiyaçları için bile inmelerine müsaade edilmiyor.
5/10

Adım adım göç serüveni
6/10

Minibüsler, Çanakkale’ye geçtikten sonra Balıkesir istikametine yöneliyor. Polis kontrollerine yakalanmamak için dağ yolunu kullanmayı tercih ediyorlar. Gülpınar köyünden Kocaköy’e geçen minibüsler, burada denize yakın ve yerleşim yerlerinin az olduğu noktalardan birine yaklaşırken farlarını söndürüyor. Gece 12.30 civarı buraya ulaşan minibüsleri bu noktalardan birinde yine farları yanmayan bir otomobilin beklediğini öğreniyoruz. Bu andan itibaren gece karanlığında taşlı yollarda ilerlemeye başlayan minibüsleri gözden kaybediyoruz.
7/10

Ölüm yolculuğunun bundan sonrasını gün ağarınca öğreniyoruz. Mültecileri sahile yakın bir noktaya kadar ulaştıran minibüsler, yolcularını indirip geriye boş dönüyor. Mülteciler ise gece saklandıkları çalılıktan gün ağarınca çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için ayrıldıklarında farkediliyor. Sivrice Burnu’ndan Küçükkuyu’ya kadar yaklaşık 50 km alandaki her tenha noktadan geçiş yapmaya çalışan mülteciler insan tacirlerinin yönlendirmesiyle akşam saatlerine kadar Sahil Güvenlik botlarıyla köşe kapmaca oynuyorlar. Sürekli devriye gezen sahil güvenlik botlarını atlatarak geçmeye çalışan mültecilerin sahil şerindeki dramı ise yürek yakıyor.
8/10

Mültecileri çalılıkların arasından izleyişimiz akşam saatlerinde son buluyor. Bölgede konuştuğumuz vatandaşlar mültecilerin çevresinde silahlı kişilerin dolaştığını iletince tedbirli olmak için sahili göreceğimiz bir noktaya çıkıyoruz. Bu esnada İzmir Sahil Güvenlik Komutanlığı yetkililerine ulaşıp bilgi veriyoruz. Yaşanacak bir kazada ölümlere engel olmaları için vicdanen görevimizi yapmış olmak amacımız. Sahil Güvenlik tekneleriyle adeta köşe kapmaca oynayan mülteciler, teknelerin gözden kaybolmasıyla bir anda botlara doluşuyor. Yeşil Liman ya da Kadırga sahilinde bekleşen mülteciler aynı anda 4 ayrı botla hareket ediyor. Mülteciler eğer denizin üzerinde 14 km gitmeyi başarabilirlerse Midilli’ye boğulmadan ulaşıyor.
9/10

Adım adım göç serüveni
10/10

Adım adım göç serüveni
#göçmen
#mülteci
#kriz






