
kumpir: Kumpir, Anadolu'nun bazı kesimlerinde "patates" kelimesinin karşılığı olarak kullanılmakla beraber, aslında fırınlanmış patatesin ezilmesi ile yapılan bir yemektir. Kumpirin hikâyesi ise çok yenidir. Yugoslavya'da alüminyum folyoda pişirilen, içine salata konulan patatese "krumpir" denilmektedir. İngilizlerin içine sos koyarak yediği patates, 1991 yılında ülkemize getirildiğinde bize has zengin mezelerle doldurularak yepyeni bir ürün olmuştur. Öncelikle ülkemizde hızla yayılmış, sonra diğer ülkeleri fethetmiştir.
beyti
Canımızın çektiği, sofralarımızda görmek istediğimiz, uğruna saatlerce hazırlık yaptığımız yemeklerin farklı farklı birçok hikayesi var. İşte yiyeceklerin 'doyurucu' hikayeleri.
1/9

Boyoz: Boyoz 1492'de Türkiye'ye yerleşen Sefaradlar tarafından Anadolu ve özellikle İzmir mutfağına katılmış, İzmir damak tadı ile özdeşleşmiş, mayasız bir hamur işidir.Boyoz, İspanyolca yazılışıyla bollos, "küçük somun" anlamına gelen bollo sözcüğünün çoğuludur. İspanyolca iki L harfi Y sesiyle okunur. Birçok mutfakta çörek, börek benzeri unlu mamüllerin Sefarad kültürüne özgü bir uygulamasıdır.
2/9

kumpir: Kumpir, Anadolu'nun bazı kesimlerinde "patates" kelimesinin karşılığı olarak kullanılmakla beraber, aslında fırınlanmış patatesin ezilmesi ile yapılan bir yemektir. Kumpirin hikâyesi ise çok yenidir. Yugoslavya'da alüminyum folyoda pişirilen, içine salata konulan patatese "krumpir" denilmektedir. İngilizlerin içine sos koyarak yediği patates, 1991 yılında ülkemize getirildiğinde bize has zengin mezelerle doldurularak yepyeni bir ürün olmuştur. Öncelikle ülkemizde hızla yayılmış, sonra diğer ülkeleri fethetmiştir.
beyti
3/9

analı kızlı: Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde düğün geleneklerine bağlı olarak yapılan
yemek genç kızların güç, kuvvet ve dayanıklılığını ölçmek için de
yapılmaktadır. Bu yemeğin yapılışında kullanılan bulgurun yoğrularak
yumuşatılması esnasında çok emek verilmesi gerekmektedir. Yemeği yapan
genç kızın yemeği yiyen görücüler için bu yemeğin “tadına bakma ve
onaylama” olayı göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir.
Yörede yemekle ilgili değişik sözler vardır. Örneğin; evlatlarını evlendirecek
anne babalara hayırlı olsun sözü anlamında “sizin de analı kızlınızı
yiyecekmişiz” sözü kullanılır. Ya da evlenme yaşı genelde on beş on
altı olan Birecik ilçesinde bu yaşı geçmiş olan kızlara şaka mahiyetinde;
“sizin de analı kızlınızı yiyemedik” denilir.
4/9

Büryan: Çoban günün birinde meraya çıkmış ve sonra acıktığını hissetmiş.
Bir kuzuyu kestiği sırada karşıdan çobanlık yaptığı kuzuların sahibi
geliyor. Kuzuyu hemen yanındaki kuyuya atmış. Daha sonra kuyuyu
yanan küller ile kapatmış. Koyunların sahibi yanından ayrılınca çoban
kuzuyu çıkarmış. Piştiğini ve çok lezzetli olduğunu görünce yapılışını arkadaşlarına
anlatmış. Yemek günden güne yayılmış ve meşhurlaşmış.
Büryan kebabı düğünlerde kadınlar arasında atışma şeklinde söylenen
manilerde de geçer. Yine Büryan bazı türkülere de konu olmuştur.
5/9

Höşmerim: Höşmerime Osmanlı döneminden gelen bir isim konulmuş. Osmanlı dönemindeki Türk aile yapısında bugünde geçerliliğini kısmen koruyan evli olan kadınlar eşlerine 'Er' veya 'Erim' diye hitap ederdi. Askerden dönen eşine yoksulluk nedeni ile evindeki mutfakta pek bir şey bulamayıp evde bulunan kendi ürettikleri peynir, irmik ve şekerden ilk kez yaptığı bir tatlıyı eşine ikram eder ve eşinin tepkisini bekler. Bu tatlıyı ilk kez hazırlayıp eşine sunan genç gelinin çekingen ve korkmuş bir şekilde eşine "Hoş mu erim?" diye sorar ve bu tatlının isminin buradan geldiğine inanılıyor. Günümüze ise bu tatlının adı 'Hoş mu Erim'den değişikliklere uğrayarak 'Höşmerim' veya 'Höşmelim' adını alır.
6/9

hünkar beğendi: Bir rivayete göre 4. Murat'ın baş aşçısı yeni yemek denemeyi seviyormuş. Bunu da yapıp, sunmuş ve hünkar beğenmiş.
7/9

sütlü nuriye: Türk mutfağı'ndan bir tatlı. İhtilal tatlısı veya ihtilal baklavası da denir.Süt, fındık, şeker ve un ile yapılır. Geçmişi, 12 Eylül'den sonra baklava fiyatlarında görülen ani artışların getirdiği, daha kolay erişilebilir malzemelerden bir tatlı üretme ihtiyacına uzanır.
8/9

Trileçe: Sanılanın aksine Arnavutluk yerine aslında Güney Amerika kökenli bir tatlıdır. 'Tres leches', üç süt anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Üç süt manda sütü, keçi sütü, inek sütünden üretilen bir tatlıdır.
9/9

Tulumba tatlısı: Bu tatlı adını yapılış yönteminden alıyor, çünkü ince bir hortumun (yani tulumba) içinden sıkılıp kızgın yağa atılan hamurla yapılıyor. Tulumba İtalyanca’da da hortum anlamına gelen Tromba kelimesinden geliyor. Trombom enstrümanı da aynı kökten geliyor mesela.
#yemek
#kumpir
#hikaye






