Minicik bir böcek, milyonlarca yıldır yeryüzünde bilinen en sağlam ipliğini üretir. Bu böceğin yumurtaları bir yıl uyuyarak canlanmayı bekler, yeni doğanlar ise kısa sürede ilk ağırlığının 10.000 katına çıkarak mucizevi bir gelişim gösterir. Binlerce yıldır insanların "en güzel ve en narin" olarak değerlendirdikleri, nadide kumaşların dokunduğu bu ipliği üretmek için kendini ördüğü bir kozanın içine hapseder.
Binlerce yıldır insanların en güzel ve en narin olarak değerlendirdikleri, nadide kumaşların dokunduğu bu ipliği üretmek için kendini ördüğü bir kozanın içine hapseder.
Yumuşaklığı ve parlaklığıyla yüzyıllardır en çok tercih edilen kumaş olan ipek, ipek böceği tırtıllarının ördüğü kozalardan yapılır.
Bu mucizevi canlılar, ilginç bir şekilde yalnızca dut yaprağı yerler. Dut ağacı yapraklarından başka hiçbir şeyle beslenmezler.
Kelebek yumurtalarını dut yaprakları üzerine bırakır, yumurtladıktan üç dört gün sonra ölür.
Baharda taze dut yaprakları üzerindeki yumurtalardan larva halinde çıkan tırtıllar sık tüylü ve siyah beyazdır.
Büyük bir iştahla devamlı dut yaprağı yerler ve dört beş defa gömlek değiştirerek bir bir buçuk ayda 7 veya 8 santime ulaşırlar
Büyüdükçe renkleri açılır ve tüyleri kaybolur. İyice büyüyüp de hücrelerine yerleşince üst dudağındaki delikten iplik halinde zamk gibi bir sıvı çıkararak kozasını yapmaya başlar ve görünmez olur.
Eğer kendi haline bırakılırsa iki üç hafta içinde kelebek haline gelerek ördüğü kozayı parçalar ve dışarı çıkar.
Bu yüzden kozayı parçalamadan kozalar sıcak suya atılır veya sıcak su buharına tutularak tırtıl öldürülür.
Eğer kendi haline bırakılırsa iki üç hafta içinde kelebek haline gelerek ördüğü kozayı parçalar ve dışarı çıkar.
Böylece ipek kozaları elde edilir. Bu kozalardan da tel şeklindeki ipek lifleri çıkarılıp ham ipek üretilir.