Sönmez, "Bulaşıcılık potansiyelinde çok ciddi bir artış var bu dönemde. Bir de şunu gözlemliyoruz, insanlar belirtiler belli bir noktaya gelmeden artık doktora başvurmuyor. Çevremden de duyuyorum, buradaki hastalarda da gözlemliyoruz, insanlar artık belirtileri dahi hafife alıyorlar. Burun akıntısını, baş ağrısını hafife alıyorlar ve doktora erken başvurmadıkları, test vermedikleri için de hastalık daha da ağırlaşıyor. Asıl tehlike bu bence. Tedavinin gecikmesine neden oluyor. Hasta, orta ve ileri aşamada başvurduğunda da tedavisi evde sürdürebilecekken maalesef hastaneye yatış oranları daha büyük boyutlara geliyor" diye konuştu.
14:45, 09/04/2021, CumaG: Güncelleme: 14:50, 09/04/2021, Cuma

Yoğun bakımda son durum görüntülendi: Artık virüsü değil, belirtileri bile ciddiye almıyoruz

İstanbul'da koronavirüs vakaları hızla artarken yoğun bakımlarda son durum kamarelara yansıdı. Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Mesut Sönmez, 20 gündür vaka sayılarında artış olduğunu kaydederken belirtilerin bile eskisi kadar ciddiye almadığını vurguladı. Sönmez, "Doktora başvurular çoğu zaman hastalık ilerlediği dönemde oluyor. Bu da evde tedavi edilebilecek hastaların, hastaneye yatırılmasını gerektiriyor" dedi.

Koronavirüs salgınında hastaneler ve yoğun bakımlar alarm veriyor. Salgının 14'üncü ayında günlük vaka sayılarının 55 binleri geçtiği Türkiye'nin pek çok merkezinde, neredeyse tüm bölümler yine Kovid servisine dönüştürülmeye başlanırken, yoğun bakımlar da özellikle 60 yaş altı genç hastalarla doluyor.
Koronavirüs salgınında hastaneler ve yoğun bakımlar alarm veriyor. Salgının 14'üncü ayında günlük vaka sayılarının 55 binleri geçtiği Türkiye'nin pek çok merkezinde, neredeyse tüm bölümler yine Kovid servisine dönüştürülmeye başlanırken, yoğun bakımlar da özellikle 60 yaş altı genç hastalarla doluyor.
"ARTIK BÜYÜKLERİMİZİ DEĞİL KENDİMİZİ KORUMAMIZ GEREKİYOR"

Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Mesut Sönmez, geçtiğimiz yıldan beri devam eden Kovid mücadelesinin en ön saflarında yer alan hastanelerden biri olarak ilk vakaların da kendi merkezlerinde tedavi edildiğine işaret etti.
"ARTIK BÜYÜKLERİMİZİ DEĞİL KENDİMİZİ KORUMAMIZ GEREKİYOR"


Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Mesut Sönmez, geçtiğimiz yıldan beri devam eden Kovid mücadelesinin en ön saflarında yer alan hastanelerden biri olarak ilk vakaların da kendi merkezlerinde tedavi edildiğine işaret etti.
Sönmez, yaklaşık 20 gündür yine salgının ilk günlerindeki gibi tüm kliniklerin teyakkuza geçtiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
Sönmez, yaklaşık 20 gündür yine salgının ilk günlerindeki gibi tüm kliniklerin teyakkuza geçtiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İlk önce büyüklerimizden korkuyorduk, gidip annemizin babamızın dedemizin elini öpmekten korkuyorduk. Büyüklerimizi korumaya çalışıyorduk. Ama şimdi yaş ortalamasında belirgin bir değişiklik görüyoruz. Bu bizi çok üzüyor. Daha önce büyüklerimizi koruyalım diyorduk ama artık kendimizi korumamız gerekiyor."
"İlk önce büyüklerimizden korkuyorduk, gidip annemizin babamızın dedemizin elini öpmekten korkuyorduk. Büyüklerimizi korumaya çalışıyorduk. Ama şimdi yaş ortalamasında belirgin bir değişiklik görüyoruz. Bu bizi çok üzüyor. Daha önce büyüklerimizi koruyalım diyorduk ama artık kendimizi korumamız gerekiyor."
"BELİRTİSİ AĞIRLAŞMADAN HASTANEYE BAŞVURMUYORLAR"

Hastalığın hızla yayılmasındaki en önemli etkenin henüz aşılanmayan genç nüfusun hareketliliği olduğunu belirten Doç. Dr. Sönmez, başvurularda da geç kalındığına işaret etti.
"BELİRTİSİ AĞIRLAŞMADAN HASTANEYE BAŞVURMUYORLAR"


Hastalığın hızla yayılmasındaki en önemli etkenin henüz aşılanmayan genç nüfusun hareketliliği olduğunu belirten Doç. Dr. Sönmez, başvurularda da geç kalındığına işaret etti.
"DİĞER HASTALARA VERİLECEK HİZMETLER DE AKSIYOR"

Artık pek çok servisin vaka artışları nedeniyle yine Kovid servislerine dönüştürülmesinin, diğer sağlık hizmetlerini de aksattığına işaret eden Doç. Dr. Sönmez, "Biz potansiyelimizin büyük kısmını özellikle Kovid hastalarına ayırdığımız zaman, toplum içinde diğer sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan, özellikle kanser, diyabet hastaları, kronik hastalıkları olan insanların sağlık hizmeti aksıyor. Kovid'de sorumluluk sadece kendimizi korumamızla ilgili değil. Gençlerimiz, özellikle bu konuda dikkat etmeyen vatandaşlarımız sadece kendi sağlıklarını riske atmıyor. Diğer vatandaşların sağlık hizmeti alımına da engel oluyorlar" şeklinde konuştu.
"DİĞER HASTALARA VERİLECEK HİZMETLER DE AKSIYOR"


Artık pek çok servisin vaka artışları nedeniyle yine Kovid servislerine dönüştürülmesinin, diğer sağlık hizmetlerini de aksattığına işaret eden Doç. Dr. Sönmez, "Biz potansiyelimizin büyük kısmını özellikle Kovid hastalarına ayırdığımız zaman, toplum içinde diğer sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyan, özellikle kanser, diyabet hastaları, kronik hastalıkları olan insanların sağlık hizmeti aksıyor. Kovid'de sorumluluk sadece kendimizi korumamızla ilgili değil. Gençlerimiz, özellikle bu konuda dikkat etmeyen vatandaşlarımız sadece kendi sağlıklarını riske atmıyor. Diğer vatandaşların sağlık hizmeti alımına da engel oluyorlar" şeklinde konuştu.
"CİDDİ ÖLÜM RİSKİ OLAN HASTALARLA UĞRAŞIYORUZ"

Türkiye ve Avrupa bölgesinde en çok Kovid hastası tedavi eden merkezlerden biri olan Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güniz Köksal ise, "Bu hafta başından itibaren hastalara artık yetişemiyor konumuna geldik diyebilirim. Daha genç hastalar artık yoğun bakıma geliyor. Çoğu aşılanmamış 50-60 yaş grubu, oldukça da ağır geliyorlar. Geçen sene Mart ayında o ilk karşılaştığımız antikor geliştirmemiş toplumdaki ağır seyreden hastalık, şu anda da mutasyonlar nedeniyle bu ağırlığa yol açıyor gibi. Ciddi ölüm riski olan hastalarla uğraşıyoruz. Aşı olmamız demek, maskeden kurtulacağımız anlamına gelmiyor. Aşılı olanlar bağışıklık sistemleri yüksek dahi olsa, taşıyıcı konumda olabilirler" dedi.
"CİDDİ ÖLÜM RİSKİ OLAN HASTALARLA UĞRAŞIYORUZ"


Türkiye ve Avrupa bölgesinde en çok Kovid hastası tedavi eden merkezlerden biri olan Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güniz Köksal ise, "Bu hafta başından itibaren hastalara artık yetişemiyor konumuna geldik diyebilirim. Daha genç hastalar artık yoğun bakıma geliyor. Çoğu aşılanmamış 50-60 yaş grubu, oldukça da ağır geliyorlar. Geçen sene Mart ayında o ilk karşılaştığımız antikor geliştirmemiş toplumdaki ağır seyreden hastalık, şu anda da mutasyonlar nedeniyle bu ağırlığa yol açıyor gibi. Ciddi ölüm riski olan hastalarla uğraşıyoruz. Aşı olmamız demek, maskeden kurtulacağımız anlamına gelmiyor. Aşılı olanlar bağışıklık sistemleri yüksek dahi olsa, taşıyıcı konumda olabilirler" dedi.
"ALTTA YATAN GİZLİ HASTALIKLAR TABLOYU AĞIRLAŞTIRIYOR"

Salgının ilk ortaya çıktığı Mart ayında, insanların hastalığın nasıl bulaştığına dair şimdiki kadar bilgi sahibi olmadığı için daha kolay yayıldığına işaret eden Prof. Dr. Köksal, şunları söyledi:
"ALTTA YATAN GİZLİ HASTALIKLAR TABLOYU AĞIRLAŞTIRIYOR"


Salgının ilk ortaya çıktığı Mart ayında, insanların hastalığın nasıl bulaştığına dair şimdiki kadar bilgi sahibi olmadığı için daha kolay yayıldığına işaret eden Prof. Dr. Köksal, şunları söyledi:
"Bir şekilde mesafe ve korunmamak nedeniyle bulaşlar oldu o zaman. Hadi cahildik bilmiyorduk diyelim. Ama şimdi, bulaşma yöntemini biliyoruz, buna rağmen hala toplu yaşamaya, sarılmaya, mesafeye dikkat etmemeye devam ediyoruz. Sıkıntımız bu. Yoğun bakıma gelen genç hastalarda altta yatan bir hastalığı yok diye düşünülüyor. Ama komorbiditesi genelde oluyor aslında. Ya tekstilde işçi, ya demir atölyesinde işçi, ya taksici, ya sigara içiciliği var. Bu grup genç hastalarda çok daha dikkatli olunması gerekiyor, çünkü bilinmeyen komorbiditesi var. Tanısı konmamış diyabet, morbit obezite, altta bilinmeyen veya hep gözardı edilen bir kalp hastalığı var. İnsanlar diyor ki 'Şimdiye kadar hiçbir şikayeti yoktu, doktora bile gitmemişti, nasıl bu kadar ağır olur?' Ama hasta buraya geldiği zaman görüyoruz ki, kronik kalp hastalığı var, daha önce hiç doktora gitmemişö diye konuştu. Sultangazi bölgesinden gelen hastaların çoğunun tekstil işçisi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Köksal, "Tekstil işçisi, iplikte çalışıyor; sürekli ip liflerini soluyorlar. İnterstisyel akciğer hastalığı oluşuyor farkında değil mesela. Üstüne Kovid de yüklenince daha ağır geçiriyorlar."
"Bir şekilde mesafe ve korunmamak nedeniyle bulaşlar oldu o zaman. Hadi cahildik bilmiyorduk diyelim. Ama şimdi, bulaşma yöntemini biliyoruz, buna rağmen hala toplu yaşamaya, sarılmaya, mesafeye dikkat etmemeye devam ediyoruz. Sıkıntımız bu. Yoğun bakıma gelen genç hastalarda altta yatan bir hastalığı yok diye düşünülüyor. Ama komorbiditesi genelde oluyor aslında. Ya tekstilde işçi, ya demir atölyesinde işçi, ya taksici, ya sigara içiciliği var. Bu grup genç hastalarda çok daha dikkatli olunması gerekiyor, çünkü bilinmeyen komorbiditesi var. Tanısı konmamış diyabet, morbit obezite, altta bilinmeyen veya hep gözardı edilen bir kalp hastalığı var. İnsanlar diyor ki 'Şimdiye kadar hiçbir şikayeti yoktu, doktora bile gitmemişti, nasıl bu kadar ağır olur?'  Ama hasta buraya geldiği zaman görüyoruz ki, kronik kalp hastalığı var, daha önce hiç doktora gitmemişö diye konuştu. Sultangazi bölgesinden gelen hastaların çoğunun tekstil işçisi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Köksal, "Tekstil işçisi, iplikte çalışıyor; sürekli ip liflerini  soluyorlar. İnterstisyel akciğer hastalığı oluşuyor farkında değil mesela. Üstüne Kovid de yüklenince daha ağır geçiriyorlar."
"İMZA VERİP SERVİSTE ÖLMEYİ GÖZE ALIYORLAR"

Yoğun bakıma gelen hastanın öleceğini düşünerek tedaviye uyumu ve yanıtının da zorlaştığına işaret eden Prof. Dr. Köksal, önemli bir uyarıda bulundu ve şunları söyledi:
"İMZA VERİP SERVİSTE ÖLMEYİ GÖZE ALIYORLAR"


Yoğun bakıma gelen hastanın öleceğini düşünerek tedaviye uyumu ve yanıtının da zorlaştığına işaret eden Prof. Dr. Köksal, önemli bir uyarıda bulundu ve şunları söyledi:
"Hasta, yoğun bakıma indiği zaman öleceğini düşünüyor. Yoğun bakımlar ölüm yeri değil, tedavi yeri. Buraya geldikleri zaman korkmaları gerekmiyor, tam tersine şükretmeleri gerekiyor ki hala tedavi yolunda ilerleyebiliyorlar. Hala şansları var demek. Hastalanmayalım, kurallara uyalım ama yoğun bakıma alınmamız gerekiyorsa da öleceğim duygusundan çıkalım. İnsanlar ölmesin diye burada. Öyle hastalar var ki, imza veriyor, yoğun bakıma alınmak istemiyor. Serviste ölmeyi göze alıyorlar. Bunlar doğru yaklaşımlar değil. toplum içinde de yoğun bakıma giren hastaya ölecek gözüyle bakılması doğru değil."
"Hasta, yoğun bakıma indiği zaman öleceğini düşünüyor. Yoğun bakımlar ölüm yeri değil, tedavi yeri. Buraya geldikleri zaman korkmaları gerekmiyor, tam tersine şükretmeleri gerekiyor ki hala tedavi yolunda ilerleyebiliyorlar. Hala şansları var demek. Hastalanmayalım, kurallara uyalım ama yoğun bakıma alınmamız gerekiyorsa da öleceğim duygusundan çıkalım. İnsanlar ölmesin diye burada. Öyle hastalar var ki, imza veriyor, yoğun bakıma alınmak istemiyor. Serviste ölmeyi göze alıyorlar. Bunlar doğru yaklaşımlar değil. toplum içinde de yoğun bakıma giren hastaya ölecek gözüyle bakılması doğru değil."
"SAĞLIKLI GÖRÜNENLER BİRER TAŞIYICI OLABİLİR"

Vatandaşlardaki en büyük yanılgının, sağlıklı görünen insanların 'taşıyıcı' olma riskinin göz ardı edilmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Korkmaz, şunları belirtti:
"SAĞLIKLI GÖRÜNENLER BİRER TAŞIYICI OLABİLİR"


Vatandaşlardaki en büyük yanılgının, sağlıklı görünen insanların 'taşıyıcı' olma riskinin göz ardı edilmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Korkmaz, şunları belirtti:
"Markette ya da evin içinde, apartmanda gördüğü sağlıklı insanların taşıyıcı olduğunu düşünmüyor kimse. Herkes taşıyıcı olabilir. Ev içindekiler de dışarıdan geliyorlar. Herkes birileri ile iletişim halinde. O yüzden evin içinde de insanlar mümkünse birbirinden uzak durmalı. Eve gelen kişi yabancı biriyse maskesiz oturmamalı. Kapalı alanlar hava çok soğuk olsa bile sık sık havalandırılmalı.
"Markette ya da evin içinde, apartmanda gördüğü sağlıklı insanların taşıyıcı olduğunu düşünmüyor kimse. Herkes taşıyıcı olabilir. Ev içindekiler de dışarıdan geliyorlar. Herkes birileri ile iletişim halinde. O yüzden evin içinde de insanlar mümkünse birbirinden uzak durmalı. Eve gelen kişi yabancı biriyse maskesiz oturmamalı. Kapalı alanlar hava çok soğuk olsa bile sık sık havalandırılmalı.
Asansörlerde havalandırma yok, maskesiz asansöre binilmemeli. Hele bir apartmanda 5-6 dairede akrabalar oturuyorsa. Bunlar her akşam aynı yerde yemek yiyor, beraber oturuyorsa. Bunlardaki ölüm oranları çok daha yüksek oluyor. Çünkü sürekli aynı etkenle tekrar tekrar bulaş oluyorlar. 'Evet biliyorum hasta olabilirim ama eltimin kızının düğünü vardı, gitmesem ayıp olurdu' ya da ya 'Komşunun babası hastalandı, gitmezsek beni ayıplarlar, o yüzden gittim.' Biz hala buradayız. Şu anda gelenlerin çoğundaki hikaye bu şekilde. Köyüme gittim, annem hastaydı, yan komşu da geçmiş olsuna geldi. 10 kişi birden aynı ortamda."
Asansörlerde havalandırma yok, maskesiz asansöre binilmemeli. Hele bir apartmanda 5-6 dairede akrabalar oturuyorsa. Bunlar her akşam aynı yerde yemek yiyor, beraber oturuyorsa. Bunlardaki ölüm oranları çok daha yüksek oluyor. Çünkü sürekli aynı etkenle tekrar tekrar bulaş oluyorlar. 'Evet biliyorum hasta olabilirim ama eltimin kızının düğünü vardı, gitmesem ayıp olurdu' ya da ya 'Komşunun babası hastalandı, gitmezsek beni ayıplarlar, o yüzden gittim.' Biz hala buradayız. Şu anda gelenlerin çoğundaki hikaye bu şekilde. Köyüme gittim, annem hastaydı, yan komşu da geçmiş olsuna geldi. 10 kişi birden aynı ortamda."
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026