Adana'da annesini tek kurşunla öldüren R.A., cinayet gerekçesi olan Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) polis korumasında girdi. Okulunda sürekli takdirname alan 11 yaşındaki kız çocuğunun, SBS'de 400'ün üzerinde puan beklediği öğrenildi.
Adana'da Seviye Belirleme Sınavı'na (SBS) girmesini istemeyen annesini uyurken tabancayla öldüren 11 yaşındaki kız çocuğu cinayetin işlendiği gün, polis tarafından SBS sınavına götürüldü. Başarılı bir öğrenci olan ve soruların büyük kısmını yanıtlayan R.A.'nın sınavdan 400'ün üzerinde puan beklediği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre önceki sabah annesi Songül A'yı tek kurşunla öldüren R.A., cinayetten sonra Çocuk Şube Müdürlüğü'nde korumaya alındı.
R.A.'nın, suç aleti tabancanın da içinde bulunduğu çantasına, temiz giysi, kalem, silgi, nüfus cüzdanı ve SBS giriş kağıdını koyduğu tespit edildi. R.A'nın kendisini gözlem altına alan polislere, "Babaanneme gidip üstümü değiştirecektim. Daha sonra da sınavıma girecektim" dediği öğrenildi. R.A'nın sınava girme isteği ise polis korumasında yerine getirildi.
Türk Ceza Kanunu'na göre suçu işlediğinde 12 yaşını doldurmayan R.A'ya cezai işlem yapmadan, yalnızca çocuklara özgü güvenlik önlemleri almakla yükümlü Emniyet Müdürlüğü ekipleri, küçük kızın kırtasiye ihtiyaçlarını alarak 23 Nisan İlköğretim Okulu'na götürdü. R.A. diğer öğrencilerle aynı sınıfta sınava girerken, sınıf ve okul girişinde sivil giysili polis memuru sürekli bekledi. Sınav sonuna kadar içerde kalan ve soruların büyük bölümünü çözen R.A. daha sonra SHÇEK'e ait Şükrü Tülay Yetiştirme Yurdu'na yerleştirildi.
Dün sabah girdiği sınavın sonuçlarını gazeteden kontrol eden R.A.'nın 400'ün üzerinde puan beklediği öğrenildi. Bu puanın alınabilmesi için yaklaşık 80 sorunun doğru yanıtlanması gerektiğini belirten eğitimciler, "Geçtiğimiz yıl 398 puan alan bir öğrenci Anadolu Lisesi'ne girebiliyordu" dedi.
Seyhan Belediyesi İlköğretim Okulu yetkililerince, derslerinde başarılı olan, her dönem takdir ve teşekkür alan R.A'nın bazı sorunları olduğunun gözlemlenmesi üzerine TCDD'de kontrol memuru olarak çalışan baba Ali A'ya 3 kez çocuğunu psikologa götürmesinin tavsiye edildiği, ancak bunun yerine getirilmediğinin öğrenildiği kaydedildi.
Okulda çok başarılı bir öğrenci olan A.'nın, teyzesinin yanında 5 yıl evlatlık olarak kaldığı ileri sürüldü. Öğretmenleri ve arkadaşlarının verdiği bilgilere göre R.A. okula başladığı yıllarda teyzesinin yanında 5 yıl evlatlık olarak kaldı. Aynı zamanda öz dedesinin eşi olan teyze Nazmiye A.'nın 5 yıl boyunca R.A.'ya baktığı ileri sürüldü. Çukurova Belediyesi'nde hemzemin geçit görevlisi olarak çalışan Ali A., kendi babasının baldızı Nazmiye ile evli olduğunu, babası ölünce çocukları olmadığı ve yalnız kalmaması için R.'yi baldızının yanına verdiklerini, ancak kızının evlatlık olmadığını savundu.
Ali A., "5 sene teyzesinin yanında kaldı. Daha sonra yanımıza gelip okuluna devam etti" dedi. Öğretmenleri ise R.A.'nın uzun yıllarını geçirdiği teyzesinin evi ile ailesinin oturduğu Ova Mahallesi'ndeki sosyal yaşam arasında bocaladığını söyledi. Uzmanlar, cinayetin evlatlık verilmesinin kızgınlığı ile anneye duyulan öfkenin sonucu da olabileceğine dikkat çekti.
Cinayetin ardından suçunu itiraf eden R.A'nın annesinin sürekli kendisine kötü davrandığını ve eğitimini sürdürmesine engel olduğunu söylediği öğrenildi. R.A'nın olay günü de annesinin kendisine küfrettiğini öne sürerek, "Sabah namazının ardından odaya geldi. Ben de SBS için erken uyandım. Biraz daha derse baktım. Beni uyanık görünce çok ağır küfretti, 'seni okutmayacağım, boşuna uğraşıyorsun' dedi. Dayanamadım, babamın silahını dolapta görüp aldım" şeklinde olayı anlattığı belirtildi.
SBS cinayetinin küçük zanlısı R.A.'nın, televizyondaki yayından küçük çocukların cinayet işlediğinde ceza almadığını duyduğunu ve bunu ablasına söylediği öğrenildi. Olayın ardından ifadesine başvurulan abla Alime A. (19), kardeşi R.A'nın sürekli annesiyle tartıştığını doğruladı. Geçen hafta yanına gelen R.A'nın "annesini öldüreceğini" söylediğini öne süren Alime A, şunları kaydetti: "Sürekli kavga çıkarttığı, son olarak da sevgilisi için kolunu jiletle kestiği için okuldan alındıktan sonra gün boyu televizyon izliyordu. Geçen hafta yanıma gelip, 'TV'de gördüm, annesini öldüren çocuğa ceza vermemişler. Ben de annemi öldüreceğim' dedi. Zaman zaman anneme de 'seni öldürürüm' diye çıkışlar yapardı."
Olay günü annesinin namaza kalkıp odasına döndüğünü anlatan Alime A, kendisi namaz kılarken silah sesi duyduğunu ifade etti. Alime A, namazını bitirdikten sonra odanın önüne geldiğinde R.A. ile karşılaştığını belirterek, şunları söyledi: "Ne olduğunu sorduğumda, önce 'cam kırıldı' dedi. Sonra içeri girmek için ısrar edince 'içeri girme, çok kötü bir şey yaptım. Annemi vurdum' dedi."
Adana'da, SBS'ye girmesini engellediği ve bir süredir okula göndermediği iddiasıyla annesini öldüren kız çocuğu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na ait yurtta özel ekiplerce bakım altına alındı. Olaydan sonraki ilk geceyi yurtta geçiren küçük kızın sessiz ve çekingen kaldığı, görevlilerle fazla diyalog kurmadığı belirtildi. Kendisiyle beraber aynı yuvada kalan çoğu öksüz çocukların, olayı öğrendikten sonra R.A'yı dışlayarak konuşmaması üzerine, küçük kızın, yurt görevlilerine cinayeti ağabeyinin işlediğini söylediği belirtildi. R.A'nın iddiaları karşısında, aile üyeleriyle Emniyet Müdürlüğü'nde yeniden görüşüldü. Bu sırada, polis ekiplerinin olay sonrası R.A. ile kardeşleri ve babasından alınan avuç içi örneklerinin Kriminal Laboratuvarı'nda incelenmesi tamamlandı. Yapılan araştırmaya göre, avuç içi, baş parmak kenarı, bilek kısmında ateşleme sırasında ortaya çıkan metal ve barut kalıntıları bulunan R.A'nın tabancayı kullandığı kesinleşti.






